ABD’nin Nevada–Oregon sınırındaki McDermitt Kalderası’nda, kiltaşlarının içinde hapsolmuş 20–40 milyon ton arası lityum olabileceği konuşuluyor. Bu tahmin doğru çıkarsa, bölge dünyanın en büyük lityum yatağına ev sahipliği yapacak. Jeologların 2023’te yayımladığı çalışma, kalderanın güneyinde yer alan Thacker Pass çevresinde lityumun sıradan smektit killerden daha zengin illit kiline dönüşerek olağanüstü yoğunlaştığını gösteriyor. Bu da yüzeye yakın, açık ocakla işletilebilecek yüksek tenörlü bir kil katmanı anlamına geliyor.
Neden önemli?
Burası, ABD’nin elektrikli araç ve batarya tedarik zincirinde kritik bir halka olabilir. Thacker Pass’ı geliştiren Lithium Americas, projeyi hızlandırmak için 2024’te ABD Enerji Bakanlığı’ndan (DOE) 2,26 milyar dolarlık koşullu kredi taahhüdü aldı; General Motors da projeye nakit ve teminat mektuplarıyla ortak oldu. Şirket, birinci fazda yılda 40 bin ton batarya sınıfı lityum karbonat üretmeyi, ilerleyen fazlarla kapasiteyi kademeli artırmayı planlıyor. Sahada asit liçi tabanlı bir proses akışı ve daha düşük kapasiteli bir kükürt asidi tesisiyle güncellenen bir mühendislik planı uygulanacak. Şantiyede kazı ve detay mühendislik işleri 2025 boyunca ilerledi; hedef tamamlanma takvimi şirket güncellemelerinde 2027 sonu olarak paylaşıldı.
Fiyatlar ve tartışmalar
Bazı haberler, “ABD’deki ortalama sözleşme fiyatı ton başına 37 bin dolar” varsayımıyla bu kaynağın teorik değerini 1,5 trilyon dolar düzeyinde hesaplıyor. Ancak 2025’te spot lityum karbonat fiyatları çoğunlukla 10–14 bin dolar/ton bandında dalgalanıyor; bu yüzden kaba değer hesapları çok geniş bir aralık verebilir ve yer altındaki toplam miktar ile ekonomik olarak çıkarılabilir rezervin farklı şeyler olduğunu unutmamak gerekir.
Sahanın çevresel ve yerel boyutu da tartışmalı: Proje, federal çevresel etki incelemelerinden geçti ve onaylar aldı; öte yandan bölgede yaşayan topluluklar ve çevre grupları, açık ocak madenciliği, su kullanımı ve sahaya kurulacak asit tesisi gibi unsurlar nedeniyle itirazlarını sürdürüyor. Bu itirazlar mahkeme süreçlerine de yansıdı ve kamu otoriteleri ile şirket, emisyon kontrolü ve süreç ısısının geri kazanımı gibi tekniklerle etkileri azaltmayı hedeflediklerini belirtiyor.
Özetle: McDermitt Kalderası’ndaki kil kökenli lityum, jeolojik açıdan sıra dışı bir zenginleşme örneği ve ABD’nin yerli tedarik hamlesinde kilit bir aday. Ama üretime giden yol; jeoloji, teknoloji, finansman, piyasa fiyatları ve yerel endişelerin birlikte yönetilmesini gerektiriyor.
Kaynak: www.techspot.com