ABD’de AI veri merkezlerine karşı büyüyen tepki artık sadece dev tesislerle sınırlı değil. Tartışmanın odağında, bu merkezlere elektrik taşımak için gereken yeni iletim hatları da var. Özellikle özel arazilerden geçmesi planlanan yüksek gerilim hatları, birçok bölgede ev sahipleri ve çiftçilerle enerji şirketlerini karşı karşıya getiriyor.
Son dönemde yayımlanan haberler ve saha örnekleri, ABD’de veri merkezlerinin yerleşim alanlarına yakın kurulmasına yönelik itirazların ciddi biçimde arttığını gösteriyor. Kamuoyu araştırmalarına göre Amerikalıların büyük bölümü bu tür tesislerin yaşadıkları bölgeye gelmesini istemiyor. Tepkinin başlıca nedenleri arasında gürültü, çevresel etkiler, artan elektrik talebi ve yeşil alan kaybı öne çıkıyor.
Ancak asıl gerilim çoğu zaman veri merkezinin kendisinden değil, onu besleyecek altyapıdan kaynaklanıyor. Yeni iletim hatları için enerji şirketlerinin yüzlerce arazi parçasına ihtiyaç duyabildiği belirtiliyor. Arazi sahipleri satışa yanaşmazsa, bazı eyaletlerde şirketler “kamulaştırma” benzeri yasal yetkilerden yararlanarak araziye zorunlu erişim ya da zorunlu satış süreci başlatabiliyor.
Bu durum özellikle Georgia, Virginia, Wisconsin ve çevresindeki bazı bölgelerde dikkat çekiyor. Yerel haberlerde, veri merkezlerine enerji sağlamak için planlanan yüksek gerilim projelerinin evlerin arka bahçelerinden, tarım arazilerinden ya da özel mülklerden geçirilmek istendiği örnekler yer alıyor. Bazı aileler, teklifleri kabul etmemeleri halinde yasal baskıyla karşı karşıya kalabileceklerini söylüyor.
Hukuki açıdan en büyük tartışma, bu tür projelerin gerçekten “kamu yararı” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği. Çünkü iletim hatları teknik olarak şebekenin parçası olsa da, eleştiriler bu yatırımların önemli bölümünün özel şirketlere ait AI veri merkezlerini beslemek için yapıldığı yönünde yoğunlaşıyor. Bu da kamulaştırma yetkisinin sınırları konusunda yeni bir tartışma başlatmış durumda.
Öte yandan teknoloji şirketleri ve enerji sektörü, AI yatırımlarındaki hızlı büyümenin çok daha güçlü elektrik altyapısı gerektirdiğini savunuyor. Veri merkezlerinin artan işlem gücü ihtiyacı, yalnızca yeni tesisleri değil; trafo merkezleri, iletim hatları ve daha büyük şebeke yatırımlarını da zorunlu hale getiriyor. Kısacası AI yarışı büyüdükçe, bunun fiziksel ve hukuki maliyeti de daha görünür hale geliyor.
ABD’deki tablo, önümüzdeki dönemde veri merkezi yatırımlarında yalnızca arsa ve elektrik bulmanın değil, yerel halkın rızasını almanın da en az onlar kadar kritik olacağını gösteriyor.
Kaynak: www.techspot.com