AMD’nin CEO’su, Intel’le olası bir ortaklık iddialarına yorum yaptı ama net bir tablo çizmedi. Açıklamalar, daha çok temkinli ve iki anlamlı sinyaller içeriyor.
AMD–Intel iş birliği sorusuna net yanıt yok; ortak olunabilecek alanlar da sınırlı
Geçen hafta çıkan bir haberde, AMD’nin Intel’e yatırım seçeneklerini araştırdığı ve görüşmelerin henüz çok başında olduğu konuşulmuştu. Anlaşmanın kapsamı belirsizdi. Ancak NVIDIA, SoftBank ve Trump yönetimi gibi aktörlerin Intel’e yatırım yaptığı bir dönemde bu senaryo AMD için de “olabilir” görünüyordu. Bloomberg’e konuşan AMD CEO’suna “çip üretiminde Intel’den hizmet almayı düşünür müsünüz?” sorusu yöneltildi. Yanıt ise ölçülüydü.
Tedarik zincirimizi çok titiz şekilde yönetiyoruz ve bu alanda güçlüyüz. Tüm zincirde TSMC ile derin bir ortaklığımız var.
ABD’de üretimi kesinlikle önceliklendiriyoruz. Bu, ABD’nin yapay zekâ ekosistemi için kritik. Mümkün olan en büyük kısmı ülke içinde tutmak istiyoruz.
Siyasi nedenlerin dışında da AMD–Intel iş birliği için birkaç olası motivasyon var. AMD’nin yarı iletken tarafında zincirinin neredeyse tamamı TSMC’ye bağlı. Ürünlerde ise iki şirket hem tüketici pazarında hem veri merkezinde doğrudan rakip. Bu yüzden ürün geliştirme tarafında birlikte hareket etmek zaten zor ve rakipler için işleri karıştırabilir. Bu alanda bir ortaklığın ihtimali düşük görünüyor.
AMD’nin Intel’e yatırım yapması, Intel’in 18A gibi üretim düğümlerinde kaydettiği ilerleme konusunda iyimserlik oluşursa gündeme gelebilir. Böyle bir durumda AMD, “çift tedarik” stratejisine geçmeyi düşünebilir. Yine de şu an için bunlar söylenti düzeyinde. NVIDIA’nın Intel’e yatırımında kısmen siyasi bir motivasyon olduğu da konuşuluyor. Trump yönetiminin şirkette pay sahibi olması, büyük teknoloji firmalarını Intel’le yakınlaşmaya teşvik edebilir. Elbette işin teknik tarafı da önemli.
Özetle, AMD cephesinden net bir “evet” ya da “hayır” çıkmadı. Şirket ABD’de üretimi büyütmeyi ve mevcut TSMC ortaklığını sürdürmeyi vurguluyor. Intel’le üretim veya yatırım ekseninde bir adım atılırsa, bunun daha çok tedarik çeşitlendirme ve jeopolitik dengelerle ilgili olacağı anlaşılıyor.
Kaynak: wccftech.com
