Box’un kurucu ortağı ve CEO’su Aaron Levie, son günlerde şirketlerin üst yönetimini etkisi altına alan bir duruma isim taktı: “AI psikozu”. Levie’ye göre bazı CEO’lar, yapay zekâyla birkaç “mutlu patika” denemesi yaptıktan sonra, ajanların gerçek işin çoğunu halledebileceğine kolayca inanıyor. Bu da hızlı ve ölçüsüz kararları tetikliyor.
Neden “AI psikozu”?
Levie, CEO’ların “son kilometre” işten uzak oldukları için bu yanılgıya daha açık olduğunu söylüyor. Prototip üretmekle iş bitmiyor; kodu gözden geçirmek, hataları ayıklamak, şirketin sözleşme kurallarını modele öğretmek ve sistemi diğer yazılımlara bağlamak gerekiyor. Levie’nin önerisi net: CEO’lar AI’yi “bol bol” kullanıp hem potansiyeli hem de işi gerçekten yürüten görünmez süreçleri bizzat görmeli.
Rakamlar ne diyor?
2026’nın ilk beş ayında 152 teknoloji şirketinde 115.430 kişi işten çıkarıldı. Birçok yönetici bu kararları AI verimliliğiyle gerekçeliyor, ancak eldeki veriler iddiaları desteklemiyor.
Örneğin ClickUp, içeride yaklaşık 3.000 AI ajanı devreye aldıktan sonra çalışanlarının yüzde 22’sini işten çıkardı. Şirket, hedefinin “ajanların iş ürettiği, insanların denetlediği” bir düzen kurmak olduğunu savunuyor.
Akademik tarafta da tablo temkinli. UC Berkeley’nin California Management Review’da yayımlanan meta-analizi, AI benimsemesi ile toplam verimlilik artışı arasında “sağlam” bir ilişki bulamıyor. NBER’in Mart 2026 tarihli geniş ölçekli anketi ise dört ülkede yaklaşık 6.000 üst düzey yöneticiyle konuştu; firmaların yüzde 69’u AI kullanıyor, ama yüzde 89’u son üç yılda ölçülebilir verimlilik etkisi görmediğini söylüyor. Buna karşılık MIT FutureTech’in projeksiyonu, mevcut ilerleme hızı sürerse modellerin 2029’a kadar metin tabanlı işlerin çoğunu asgari kaliteyle yüzde 80–95 başarı bandında yapabileceğini öngörüyor. Yani kısa vadede abartı, uzun vadede ise kademeli kazanımlar söz konusu.
Sonuç: Levie’nin “AI psikozu” uyarısı, sahadaki verilerle de örtüşüyor. Üst yönetim için asıl mesele, AI’yi “her şeyi otomatikleştiren sihir” olarak görmek değil; nerede gerçek değer yarattığını, nerede hâlâ ciddi insan emeği gerektiğini ayırt edebilmek.
Kaynak: www.techspot.com