Bilim insanları, LHS 1903 adlı bir kızıl cücenin etrafında “içten dışa” kurulmuş sıra dışı bir gezegen sistemi tespit etti. Dört gezegenli bu mimaride en içte kayalık bir dünya, onun ardından iki gaz zengini gezegen ve en dışta yeniden kayalık bir süper Dünya yer alıyor. Bulgular 12 Şubat 2026’da Science’ta yayımlandı.
Alışıldık senaryoda kayalık gezegenler yıldıza yakın, gaz devleri ise daha uzakta olur. LHS 1903’ün sistemi ise bu kuralı tersine çeviriyor: dizilim kayalık–gaz–gaz–kayalık şeklinde. Ekip, en dıştaki küçük ve yoğun dünyanın LHS 1903 e olduğunu ve yapısının büyük olasılıkla kayalıktan oluştuğunu belirtiyor.
Araştırmacılar, gezegenlerin aynı anda değil, sırayla oluştuğu “içten dışa oluşum” modelinin bu tabloyu açıklayabileceğini söylüyor. Senaryoya göre içteki gezegenler erken dönemde diskteki gaz ve tozu süpürüp tüketiyor; sıra dış bölgelere geldiğinde gaz kalmadığı için son gezegen kalın bir atmosfer oluşturamayıp kayalık kalıyor. Ekip, bunun “gazı tükenmiş ortamda oluşmuş” bir gezegene dair ilk güçlü kanıt olabileceğini vurguluyor.
Alternatif açıklamalar da test edildi. Gezegenlerin yer değiştirmesi (göç) ya da dev bir çarpışmayla atmosfer kaybı ihtimalleri, yörünge dinamikleri ve simülasyonlarla zayıf bulundu. Bu nedenle en tutarlı açıklama, gezegenlerin art arda ve değişen koşullarda oluşması oldu.
Sistemin izini ilk olarak NASA’nın TESS teleskobu sürdü; üç iç gezegen TESS verilerinde belirdi. ESA’nın CHEOPS uydusuyla yapılan takip gözlemleri ise dıştaki dördüncü, kayalık dünyayı ortaya çıkardı.
Neden önemli?
Bu keşif, gezegen sistemlerinin tek tip bir kalıba uymadığını ve özellikle kızıl cücelerin çevresinde çok daha çeşitli mimarilerin mümkün olduğunu gösteriyor. Gezegen oluşum modelleri, LHS 1903’ün verileriyle yeniden gözden geçirilecek.
Kaynak: www.techspot.com