Güney Kore Çevre Bakanlığı, ülkenin 2035 yılı ulusal sera gazı azaltım hedeflerini (NDC) tutturabilmek amacıyla içten yanmalı motorlu (ICE) araçların satışına kısıtlama getirme olasılığını masaya yatırdı. Bu plan, Güney Kore’nin ulaşım sektöründeki yavaş ilerlemeyi telafi etmeyi ve küresel iklim taahhütlerine yetişmeyi amaçlayan, en radikal adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Hükümet, bu kısıtlamaların çevresel zorunluluk olmasının yanı sıra, ülkenin otomotiv sektöründe teknolojik dönüşümü hızlandıracak stratejik bir kaldıraç görevi göreceğine inanıyor.
Paris İklim Anlaşması Baskısı ve Ulaşım Sektöründeki Durum
Bu acil eylem arayışının temelinde, her katılımcı ülkenin kendi belirlediği emisyon azaltım hedefleri olan Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkıların (NDC) şartlarını koyan Paris İklim Anlaşması bulunuyor. Bir sonraki NDC turu, Kasım 2025’teki BM İklim Değişikliği Konferansı’nda açıklanacak ve Güney Kore’den daha iddialı hedefler bekleniyor.
Güney Kore, bu hedeflere ulaşma konusunda önemli bir yavaşlık sergiledi. Küresel eğilime paralel olarak, ülkenin ulaşım sektöründeki emisyon kesintileri çok zayıf kaldı; 2018 ile 2024 yılları arasında sadece yüzde 1,2 gibi sembolik bir düşüş kaydedildi. Bu yavaş ilerlemenin ana nedeni, Sıfır Emisyonlu Araçların (ZEV) yaygınlaşma hızının yetersizliği. Şu anda Güney Kore yollarında yalnızca 850.000 adet ZEV bulunuyor. Bu düşük rakam, teşvikler ve altyapı yatırımlarının tek başına yeterli olmadığını gösteriyor ve hükümeti daha sert, doğrudan müdahaleye dayalı önlemler almaya zorluyor.

ICE Yasağı Senaryosu ve Dört Farklı Azaltım Modeli
Hükümet, vergi avantajları ve diğer teşvik mekanizmalarına ek olarak yeni ICE araçlarının satışına tam bir yasak getirilmesi seçeneğini ciddiyetle inceliyor. Bu radikal fikir, ulaşım kaynaklı sera gazı emisyonlarına odaklanan bir kamu forumunda Çevre Bakanlığı tarafından açıkça tartışmaya açıldı.
Korea JoongAng Daily gazetesinin yayınladığı analizlere göre Çevre Bakanlığı, ulaşım sektöründeki emisyonları 2035’e kadar sırasıyla yüzde 48, 53, 61 veya 65 oranında azaltacak dört farklı senaryoyu modelledi. Bu senaryolar, gereken emisyon kesintilerinin büyüklüğünü ortaya koyuyor:
- Yüzde 48 Azaltım Senaryosu: Emisyonların 2018’deki 98,8 milyon tondan 44,3 milyon tona indirilmesini şart koşuyor.
- Yüzde 65 Azaltım Senaryosu: Bu en iddialı hedef, emisyonların 32,6 milyon tona kadar indirilmesini zorunlu kılıyor.
ZEV Oranları Kritik Eşikte: Otomotiv Sektörünü Bekleyen Köklü Dönüşüm
Bu emisyon hedeflerine ulaşmanın yolu, yollardaki ZEV sayısının (elektrikli ve hidrojenli araçlar) hızla artırılmasından geçiyor. Senaryolar, ZEV’lerin toplam araç filosundaki oranının kritik eşiklere ulaşması gerektiğini gösteriyor:
- Yüzde 48 Senaryosu için: ZEV’lerin, yoldaki tüm araçların yüzde 30’unu oluşturması gerekiyor.
- Yüzde 65 Senaryosu için: Tüm araçların yüzde 35’inden fazlasının ZEV olması gerekiyor.
Sera Gazı Envanteri ve Araştırma Merkezi Başkanı Choi Min-ji, bu verileri yorumlarken “Yüzde 61 ve yüzde 65’lik azaltım senaryoları altında, satılan yeni otomobillerin büyük çoğunluğunun sıfır emisyonlu araçlar olmasını sağlamamız gerekiyor. Bu büyüklükte bir dönüşüm için Avrupa Birliği’nin yaptığı gibi yeni araç satış düzenlemelerini masaya yatırmak zorunlu olabilir.” dedi. Bu açıklama, yasağın bir ihtimal değil; yüksek hedeflere ulaşmanın bir ön koşulu olarak görüldüğünü belirtiyor.
Çevre Bakanı Kim Sung-hwan da hükümetin kararlılığını şu sözlerle pekiştirdi: “İçten yanmalı araç sayısını azaltma hızımızı mevcut tempomuzun iki katına çıkarmalıyız.” Bu güçlü ifadeler, hükümetin ICE satışlarına yönelik kısıtlamaları veya potansiyel yasakları ertelemeden oldukça agresif bir zaman çizelgesiyle uygulamaya koymaya hazır olduğunun sinyallerini veriyor. Bu hamle, ülkenin iklim krizine karşı kayıtsız kalmayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Avrupa’daki Tereddütlere Karşı Kore’nin Radikal Yaklaşımı
Güney Kore’nin bu kısıtlama planları, Avrupa Birliği’nin 2035 ICE yasağının bizzat Avrupalı üreticiler tarafından tartışmaya açıldığı bir döneme denk gelmesi açısından oldukça manidar. Geçtiğimiz aylarda Alman otomobil devlerinin, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşerek yasağın yeniden gözden geçirilmesini ve 2035’e kadar uymaları gereken yıllık elektrikli araç satış kotalarının hafifletilmesini talep ettikleri basına yansımıştı.
Bu yaklaşım, Avrupa’daki bu tür tereddütlere karşı küresel iklim hedeflerine ulaşma konusunda daha radikal, tavizsiz ve acil bir eylem planı benimsendiğini gösteriyor. Bu kararın potansiyel uygulaması, sadece ülkenin karbon ayak izini değil; aynı zamanda Hyundai ve Kia gibi Kore’nin dev yerel üreticilerinin küresel stratejilerini, üretim hatlarını ve batarya tedarik zincirlerini etkilemesi de bekleniyor . Güney Kore, iklim kriziyle mücadele etmenin köklü ekonomik yapıları bile hızla dönüştürmeyi gerektirdiğinin farkında görünüyor. Bu adım, aynı zamanda ülkenin elektrikli araç teknolojilerinde liderlik iddiasını pekiştirmeye yönelik bir iç pazar baskısı yaratma amacı da taşıyor.
Kaynak: electrive.com