Zoom’un adını duymadan çok önce, IBM uzaktan çalışmanın öncülerinden biriydi. 2009’da şirketin 173 ülkedeki 386 bin çalışanın yaklaşık %40’ı evden çalışıyordu; bu yaklaşım, ofis varlıklarını azaltıp yaklaşık 2 milyar dolar gelir elde etmelerine kadar uzandı.
Ancak 2017’de rüzgâr terse döndü. IBM’in “birlikte çalışma” vurgusuyla başlattığı ofise dönüş politikası, uzaktan çalışan binlerce kişiye “belirlenen merkez ofislerden birine gel ya da ayrıl” seçeneğini sundu. Bu değişim, pazarlama ve yazılım gibi bölümlerde yaygın biçimde uygulandı ve şirket içinde ciddi tartışma yarattı.
Uzaktan çalışmadan geri dönüşe uzanan yol
- 1979: IBM beş çalışanla evden çalışma deneyi başlattı; şirket ilerleyen yıllarda bu modeli yaygınlaştırdı.
- 2009: IBM’in iş gücünün yaklaşık %40’ı uzaktan; gayrimenkul azaltımıyla ciddi tasarruf ve gelir sağlandı.
- 2017: Verimlilik ve iş birliğini artırma gerekçesiyle ofise dönüş talimatı geldi; karar, “gizli işten çıkarma” eleştirilerine yol açtı.
- 2023–2024: Salgın sonrası dönemde IBM, kuralları daha da sıkılaştırdı. Yazılım biriminde 50 mil/80 km içinde yaşayanlara haftada en az üç gün ofis şartı getirildi; 16 Ocak 2024 tarihli notla ABD’li yöneticilere “ofise ya da müşteri sahasına haftada üç gün” zorunluluğu ve ofise yakın ikamet uyarısı iletildi.
Özetle IBM’in hikâyesi, uzaktan çalışmayı erkenden benimseyen bir devin, belli dönemlerde yüz yüze çalışmayı stratejik öncelik görmesiyle nasıl rota değiştirebildiğini gösteriyor. 2017’deki dönüş, ekipleri yeniden tek çatı altında toplama hedefi taşıyordu; 2023–2024’teki adımlar ise hibrit düzeni daha katı kurallarla sınırlandırdı. Bugün teknoloji dünyasında birçok şirket benzer şekilde ofise dönüşü teşvik ediyor; IBM’in attığı adımlar bu dalganın en görünür örneklerinden biri oldu.
Kaynak: www.techspot.com