Ocak 2026’da San Francisco’nun Marina bölgesindeki Hot 8 Yoga’ya giren bir hırsız, birkaç dakika içinde spor giyim ürünlerini toplayıp kapıda bekleyen bir Waymo robotaksiye atlayarak uzaklaştı. Olay anı işletmenin güvenlik kameralarına yansıdı. Yetkililer, bunun kentte bir suçta otonom taksinin kaçış aracı olarak kullanıldığı ilk örnek olabileceğini söylüyor. Aradan altı ay geçmesine rağmen şüpheli hâlâ tespit edilemedi.
Görüntüler vardı ama iz sürmek zorlaştı
San Francisco polisinin Nisan 2026’da çıkardığı arama kararıyla Waymo’dan, seferi başlatan hesap bilgileri ve olay anına ait iç/dış kamera kayıtları istendi. Ancak şirket, talep ulaştığında aracın iç kamera görüntülerinin artık sistemde tutulmadığını; dış kamera karelerinde ise mahremiyet nedeniyle yüzlerin bulanık olduğunu bildirdi. Bu nedenle kolluk birimleri şüpheliyi teşhis edemedi.
Waymo’nun gizlilik politikasında, verilerin “geçerli bir yasal süreç” kapsamında talep edildiğinde emniyet birimleriyle paylaşılabileceği belirtiliyor; şirket verileri “amaç için gerekli olduğu sürece” sakladığını ifade ediyor. Buna karşın kamuya açık belgelerde iç/dış kamera görüntülerinin ne kadar süre tutulduğuna dair net bir zaman çizelgesi yer almıyor.
Vakanın ayrıntıları, otonom taksilerin suçlarda nasıl araçsallaştırılabileceği ve bu araçlardan elde edilen verilerin hem gizlilik hem de soruşturma açısından nasıl yönetileceği sorularını yeniden gündeme taşıdı. Benzer bir örnekte, geçen yıl Los Angeles’ta bir şüpheli Waymo ile kaçmaya çalışmış, araç polis ışıklarını görünce kenara çekmişti.
Kaynak: www.techspot.com