İran’ın askeri kanadı IRGC, Orta Doğu’daki ABD merkezli teknoloji şirketlerine yönelik tehdidini Telegram üzerinden güncelledi. Kurum, bu firmaların “istihbarat ve askeri operasyonlara destek verdiğini” öne sürerek bölgedeki ofis ve altyapıların hedef alınabileceğini duyurdu; çalışanlara ise “can güvenliği için derhal iş yerlerini terk etme” çağrısı yaptı. Açıklamada 18 şirketlik bir liste yer aldı. Bu tehdit, Mart ortasında yapılan benzer uyarıların ardından geldi.
Hangi şirketler listede?
IRGC’nin hedef gösterdiği isimler arasında Apple, Google, Meta, Nvidia, Microsoft, Oracle, Tesla, HP, Intel, Palantir, Boeing, Dell, Cisco, IBM ve Amazon gibi devler bulunuyor. Liste farklı haber kuruluşlarının derlemelerinde küçük farklılıklar gösterse de teknoloji, yarı iletken, bulut ve büyük veri alanlarındaki ABD şirketlerinin öne çıktığı görülüyor.
IRGC, yeni bir tırmanma olursa —özellikle üst düzey isimlere yönelik suikastlar sürerse— şirketlerin hedef alınabileceğini ve eylemlerin 1 Nisan Çarşamba akşam saatlerinde başlayabileceğini belirtti.
Bağlam: Siber ve fiziksel riskler birlikte artıyor
Son haftalarda İran’la bağlantılı grupların ABD ve bölgedeki hedeflere yönelik siber faaliyetleri arttı. Örneğin ABD’li tıbbi cihaz şirketi Stryker’a yönelik ciddi bir siber saldırının sorumluluğunu İran yanlısı bir grup üstlendi.
Fiziksel tarafta ise İran’a yakın kaynaklar, Orta Doğu’daki bazı veri merkezi ve teknoloji altyapılarına yönelik saldırı iddiaları paylaştı. IRGC’ye yakın Fars ajansının aktardığı üzere, Amazon Web Services’in bölgedeki tesislerinin hedef alındığı öne sürüldü; Amazon bu olayları doğrulamazken, bir veri merkezinde “cisimlerin isabet etmesi sonucu kıvılcım ve yangın” çıktığını bildirdi.
Bu atmosfer, ABD’li teknoloji şirketlerini siber savunmalarını ve iş sürekliliği planlarını yeniden gözden geçirmeye itti. Yerel haberler, şirketlerin Orta Doğu ofislerinde güvenlik ve acil durum prosedürlerini sıkılaştırdığını aktarıyor.
IRGC’nin hedef listelerini ilk olarak Telegram ve yarı resmi medya kanallarında yayımladığı; daha sonra bunların uluslararası basına yansıdığı anlaşılıyor. Bazı savunma ve denizcilik istihbaratı raporları, Telegram’daki “hedef listelerinin” zaman zaman resmi nitelik taşımadığını ve destekçi/hacktivist gruplarca da çoğaltıldığını not ediyor. Bu nedenle sahadaki risk değerlendirmeleri yapılırken kaynakların niteliğine dikkat çekiliyor.
Özetle; IRGC’nin dili sertleşirken tehditler hem siber hem de fiziksel boyutta seyrediyor. 1 Nisan akşamına işaret eden zamanlamayla birlikte, bölgedeki veri merkezleri, ofisler ve bağlantılı tedarik zincirlerinin temkin düzeyini yükselttiği görülüyor.
Kaynak: www.techspot.com