Los Angeles’taki K.G.M. davasında jüri geçen hafta başlayan müzakerelerine devam ediyor; henüz bir karar çıkmadı ve sürecin uzaması, kurulun bazı başlıklarda uzlaşma aradığına işaret ediyor. Bu ilk duruşma, genç kullanıcılar üzerindeki etkiler nedeniyle sosyal medya devlerini sorumlulukla yüzleştiren seri davaların seyrini etkileyebilecek nitelikte.
Dosyanın merkezinde, çocuk yaşta sosyal medyaya kapılıp ruh sağlığının bozulduğunu söyleyen, mahkeme kayıtlarında K.G.M. olarak geçen 20 yaşındaki bir kadın var. Avukatları, platformların özellikle “sonsuz kaydırma” ve otomatik oynatma gibi özelliklerle bağımlılık yarattığını savunuyor.
Yargılama başlamadan hemen önce TikTok ve Snap anlaşma yolunu seçmişti; salonda kalan iki şirket Meta ve YouTube. Bu nedenle karar, davanın iki sanığı açısından ayrı ayrı verilecek.
Meta ve YouTube cephesi, K.G.M.’nin yaşadığı sorunlarda başka etkenlerin ağır bastığını, ayrıca şirketlerin üçüncü taraf içerikten hukuken sorumlu tutulamayacağını vurguluyor. Hakim Carolyn Kuhl de jüriye, şirketlerin içerik önerilerinden değil, kendi tasarım ve işletim tercihleri üzerinden değerlendirileceğini hatırlatmıştı.
Tanık kürsüsünde dikkat çeken iki isim de vardı: Instagram’ın başındaki Adam Mosseri, “klinik anlamda sosyal medya bağımlılığı” kavramına katılmadığını söyleyerek savunmayı güçlendirmeye çalıştı; Meta CEO’su Mark Zuckerberg ise 18 Şubat’ta mahkemede ifade verdi.
Neden önemli?
Bu dosya, ABD’de binlerce benzer iddiayı test edecek “örnek dava”lardan ilki. Olası tazminat kararları bir yana, şirketlerin gençler için ürün tasarımında ne tür değişikliklere gitmek zorunda kalabileceğine dair bir çerçeve de oluşabilir.
Jüri, Meta ve YouTube için aynı ya da farklı sonuçlara varabilir. Müzakereler sonunda yeterli çoğunluk sağlanamazsa, usulen o başlık(lar)ta “askıda jüri” durumu doğar; bu da ilgili kısmın yeni bir jüriyle yeniden görülmesine kapı açabilir.
Kaynak: www.techspot.com