Kentucky Üniversitesi’nde araştırma yöneticisi olarak çalışan 45 yaşındaki David Durman, işinde yapay zekâ araçlarını bizzat kullanmamak için yaptığı başvurudan olumlu yanıt aldı. Hümanist inançlarını gerekçe gösteren Durman, düşünme ve karar verme süreçlerini yapay zekâya devretmenin kişisel sorumluluk anlayışıyla bağdaşmadığını söylüyor.
Durman, Amerikan Hümanist Derneği’nin desteğiyle Ağustos 2026’da üniversiteye başvurdu. Talebinde, toplantı notlarını otomatik hazırlayan sistemler ve büyük dil modelleri de dahil olmak üzere yapay zekâ araçlarını kendi iş akışında kullanmaktan muaf tutulmak istedi. Araştırmacıların hibe başvurularına destek verdiği görevini bu araçlar olmadan sürdürebildiğini belirtti. Üniversite, talebini 25 Eylül 2026’da kabul etti.
Bu karar, Durman’ın yapay zekâ kullanılan her ortamdan uzak duracağı anlamına gelmiyor. Yapay zekâ kullanılan toplantılara katılması veya bu teknolojiyi içeren sistemlere belge göndermesi gerekebilir; muafiyet, görevlerini yerine getirirken yapay zekâyı bizzat kullanmasını kapsıyor. Üstelik Durman’ın işinde yapay zekâ kullanımı henüz zorunlu değildi. Başvurusunu, ileride zorunlu hâle gelmesi ihtimaline karşı yaptı.
ABD’deki Title VII düzenlemesi, geleneksel dinlerle sınırlı olmayan samimi inançlar için de iş yerinde makul uyarlama talep edilmesine imkân tanıyor. Ancak Durman’a verilen onay, yapay zekâ kullanmak istemeyen herkese otomatik muafiyet sağlamıyor. Kentucky Üniversitesi, bu tür talepleri çalışanın görevlerine ve koşullarına göre ayrı ayrı değerlendirdiğini söylüyor.
Kaynak: www.techspot.com