Koenigsegg Gemera üretimi resmen başladı ve otomotiv dünyasındaki uzun bekleyiş nihayet sona eriyor. İsveç merkezli hiper otomobil üreticisi Koenigsegg, ilk olarak 2020 yılında tanıttığı dört kişilik sıra dışı modeli Gemera’yı banttan indirmeye hazırlanıyor. Aradan geçen dört yılın ardından, projenin rafa kalktığını düşünenler bile markanın attığı bu son adımla yeniden hareketleniyor.
Fabrika Genişletildi: Koenigsegg Gemera Üretimi Hız Kazanıyor
Şirketin ürettiği araçlar saatte 400 kilometre hıza kolayca ulaşsa da geliştirme ve montaj süreçleri doğası gereği oldukça yavaş ilerliyor. Yine de İsveçli üretici, üretim hattını kısa süre önce genişlettiğini ve bu sayede Koenigsegg Gemera üretimi için kapasiteyi artırdığını duyurdu. Markanın resmi sosyal medya hesapları üzerinden yapılan açıklamada, Gemera montaj hattının, markanın bir diğer özel modeli olan CC850 ile birlikte tam zamanlı olarak faaliyete geçtiği belirtildi. Yakın zamanda bu hatta markanın Jesko gibi diğer amiral gemisi modellerinin de katılması planlanıyor. Sipariş veren müşteriler, altı yıla yaklaşan bekleme süresinin ardından araçlarına kavuşacak olmanın haklı heyecanını yaşıyor.
Mekanik Bir Mühendislik: Dev Güç Ünitesi
Bekleyiş uzun sürmüş olsa da aracın ortaya koyacağı sürüş dinamikleri ve teknik veriler, bu süreye değdiğini kanıtlıyor. Markanın “Mega-GT” olarak adlandırdığı bu araç, kaputunun altında adeta bir mühendislik harikası barındırıyor. Güç ünitesi, çift turboşarjlı 5.0 litrelik bir V8 motor ile yüksek teknoloji ürünü elektrik motorlarının birleşiminden oluşuyor.
Aracın toplam gücü 2.300 beygir ve yaklaşık 2.750 Nm tork olarak açıklandı. Arkada yer alan elektrik motorlarının her biri 500 beygir güç üretiyor. Ön tarafta ise markanın “Dark Matter” (Karanlık Madde) adını verdiği özel bir elektrik motoru görev yapıyor ve tek başına 800 beygir güç sağlayabiliyor. Bu sadece ilgi çekici bir isim değil, aynı zamanda ciddi bir Ar-Ge başarısını temsil ediyor.
Şirket, Dark Matter motorunun bileşenlerinde ağırlığı minimumda tutmak için yoğun bir şekilde karbon fiber kullanıyor. Bu sayede motorun toplam ağırlığı sadece 39 kilogram seviyesinde kalıyor. Üretilen tüm bu devasa güç, “Light Speed Tourbillon Transmission” (LSTT) adı verilen yenilikçi dokuz ileri şanzıman sistemiyle dört tekerleğe birden kesintisiz olarak aktarılıyor.
Dört Kişilik Hiper Otomobil Deneyimi
Gemera, markanın tarihindeki ilk dört kişilik araç olma özelliğini taşıyor. Geleneksel bir lüks SUV’nin sunduğu geniş oturma alanını ve pratikliği alıp yere çok daha yakın bir şaside hiper otomobil performansıyla harmanlayan bu model, pazarda tamamen yeni bir niş yaratıyor. Araç, 0’dan 100 km/s hıza iki saniyenin altında bir sürede ulaşıyor. Azami hızının ise 320 km/s sınırının çok daha üzerinde olacağı belirtiliyor. Ayrıca kabin içinde yer alan 11 hoparlörlü üst düzey ses sistemi, bu devasa gücün yarattığı adrenalin dolu yolculuklarda yolculara kaliteli bir akustik deneyim sunacak.
Türkiye Pazarındaki Durum ve Beklentiler
Böylesine yüksek performanslı ve sınırlı sayıda üretilen bir modelin Türkiye yollarına çıkıp çıkmayacağı otomobil tutkunları arasında her zaman merak konusu oluyor. Hiper otomobil segmenti, Türkiye’de astronomik Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranları ve döviz kurları nedeniyle oldukça kısıtlı bir alıcı kitlesine hitap ediyor. Yine de özel sipariş yoluyla ülkeye giriş yapan benzer egzotik araçlar göz önüne alındığında, Koenigsegg Gemera üretimi tamamlandığında bu aracın da koleksiyonerlerin garajlarını süsleme ihtimali bulunuyor. Şarj edilebilir hibrit (PHEV) doğası gereği bazı vergi avantajlarından sınırlı da olsa faydalanma potansiyeli taşısa da 2.300 beygirlik bir motor hacminin getireceği vergi yükü, aracı sadece ultra lüks segmentin zirvesine konumlandırıyor.
Kaynak: Motor1
