Meta’ya 30 Aralık 2025’te verilen bir patent, kullanıcıların sosyal ağlardaki varlığını bir büyük dil modeliyle taklit etmeyi tarif ediyor. Sistem, bir kişinin geçmiş paylaşımlarına ve etkileşimlerine dayanarak onun adına gönderi paylaşabiliyor, yorum yapabiliyor, beğeni bırakabiliyor ve DM’lere yanıt verebiliyor. Patent başvurusu 29 Kasım 2023’te yapılmış; mucit olarak CTO Andrew Bosworth görünüyor. Meta, “şu an bu örnekle ilerleme planımız yok” diyerek bunun bir ürün duyurusu olmadığını vurguluyor.
Patent ne diyor?
“Simulation of a user of a social networking system using a language model” başlıklı patent, kullanıcı özelinde yeniden eğitilen bir LLM’nin bir “bot” aracılığıyla haber akışını izlemesini ve o kişinin vereceği tepkiyi oluşturmasını anlatıyor. Eğitim verisi; yorumlar, beğeniler, paylaşımlar ve mesajlar gibi etkileşimlerden, kullanıcının verdiği izinlere göre toplanıyor. Belgede, metinden sese ve görüntü üretimiyle sesli/görüntülü aramaların da taklit edilebileceği; hatta farklı yaş dönemlerine göre bir kullanıcının birden çok sürümünün eğitilebileceği örnekleniyor. Sistem, istenirse otomatik üretildiğini belirten bir ibare de ekleyebiliyor.
Neden tartışmalı?
Uzmanlar, böyle bir simülasyonun mahremiyet, dijital miras ve yas süreci üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. Akademisyenler dijital haklar ve rıza konularına dikkat çekerken, bir başkası “ölüler ölü kalsın” diyerek duygusal etkileri vurguluyor.
Benzer fikirler daha önce de gündeme gelmişti: Microsoft’un 2021’de aldığı bir patent, belirli bir kişiyi temel alan sohbet botlarıyla “dijital yeniden doğuş” fikrini tartışmaya açmıştı.
Öte yandan Meta’nın bugün uyguladığı resmi yol, Facebook profillerinin vefat sonrası “anılaştırılması” ve bir “mirasçı kişi” atanması. Bu hesaplara kimse giriş yapamıyor; mirasçı kişi yalnızca sabitlenmiş bir gönderi paylaşma veya profil fotoğrafını güncelleme gibi sınırlı haklara sahip. Bu mevcut çerçeve, patentte tarif edilen otomatik içerik üretiminden farklı.
Özetle: Bu patent, Meta’nın dijital klon fikrini teknik olarak nasıl kurguladığını gösteriyor; ancak şirket bunun yakın vadede hayata geçmeyeceğini söylüyor. Yine de konu, sosyal ağların “vefat sonrası” politikalarını ve kullanıcı verisiyle nelerin yapılabileceğini yeniden tartışmaya açmış durumda.
Kaynak: www.techspot.com