Akıllı telefonlar hayatın merkezine yerleşmeden önce cep telefonlarından beklenen şey çok daha basitti: arama yapmak, mesaj göndermek ve günlerce şarj istememek. Nokia 5110 ve ardından gelen Nokia 3310, tam da bu dönemin simgesi hâline geldi. Her iki model de dayanıklılıkları, sade yapıları ve unutulmaz küçük detaylarıyla bugün bile nostalji listelerinin üst sıralarında yer alıyor.
Nokia 5110, 1998’de çıkan ve geniş kitlelere ulaşan modellerden biriydi. Değiştirilebilir kapak yapısı sayesinde kullanıcılar telefonlarını kişiselleştirebiliyordu. Aynı zamanda Snake’i geniş kitlelerle buluşturan cihazlardan biri olarak da öne çıktı. O dönemde bu tür küçük dokunuşlar, telefonu sadece bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp daha kişisel bir ürüne dönüştürüyordu.
2000 yılında çıkan Nokia 3310 ise bu çizgiyi daha da ileri taşıdı. Daha kompakt tasarımı, kolay anlaşılır menüleri, mesajlaşmayı hızlandıran yapısı ve değiştirilebilir kapaklarıyla çok kısa sürede büyük ilgi gördü. Nokia’nın genç kullanıcılar başta olmak üzere farklı kitlelere hitap eden telefon anlayışının en bilinen örneklerinden biri hâline geldi.
3310’ın asıl ünü ise dayanıklılık efsanesinden geldi. Yıllar içinde bu telefon neredeyse “bozulmayan cihaz” fikriyle özdeşleşti. Elbette bu büyük ölçüde internet kültürünün büyüttüğü bir imajdı. Yine de kalın plastik gövde, kolayca değiştirilebilen parçalar ve bugünün cam ağırlıklı telefonlarına kıyasla daha sade donanım yapısı, bu modellerin gerçekten de zorlu kullanıma daha dayanıklı görünmesini sağladı.
Bu iki telefonun hatırlanmasının tek nedeni sağlamlık değil. Snake, değiştirilebilir kapaklar, uzun pil ömrü ve dikkat dağıtmayan kullanım deneyimi, Nokia 5110 ile Nokia 3310’ı farklı bir yere taşıdı. İnternete bağlı olmadan da insanların günlük ihtiyacını karşılayan bu cihazlar, mobil teknolojinin daha sade bir dönemini temsil ediyor.
Bugün geriye dönüp bakıldığında Nokia 5110 ve Nokia 3310, sadece eski telefonlar olarak görülmüyor. Aynı zamanda cep telefonlarının internetsiz dönemde nasıl bu kadar güçlü bir kültürel iz bırakabildiğinin de en net örnekleri arasında yer alıyor.
Kaynak: www.techspot.com