Nvidia, Wall Street analistlerine gönderdiği yedi sayfalık notta “Enron değiliz” diyerek muhasebeyi çarpıtma, hisseyi yanlış yönetme ve çiplerinin uzun vadeli faydasını abartma iddialarını tek tek reddetti. Şirket, sosyal medyada büyüyen eleştiriler ve Michael Burry’nin paylaşımları sonrası gündeme gelen bir düzine başlığa yanıt verdi; notun varlığı ve içeriği bağımsız kaynaklarla doğrulandı.
Nvidia neyi reddediyor?
Nvidia, Enron/WorldCom döneminde görülen türden özel amaçlı şirketler (SPV) ya da satıcı finansmanı yöntemlerini kullanmadığını; raporlamanın kapsamlı ve şeffaf olduğunu vurguluyor. Ayrıca ödeme vadelerinde belirgin bir gevşeme olmadığını, gün satış alacaklarının yaklaşık 53 gün seviyesinde seyrettiğini aktarıyor. “Dairesel finansman” iddiasına karşı da, üçüncü çeyrekte yaklaşık 3,7 milyar dolar; yılbaşından bu yana 4,7 milyar dolar düzeyinde stratejik yatırım yaptığını, bunun gelir ölçeğine göre küçük kaldığını belirtiyor.
Şirket, hisse geri alımlarıyla ilgili rakamı da düzeltiyor: 2018’den bu yana toplam 91 milyar dolar geri alım yapıldığını; bazı eleştirilerde hesaplamaya RSU vergi kalemlerinin de eklendiğini söylüyor. Nvidia, çalışanlara verilen hisse hak edişlerinin geri alım programıyla karıştırılmaması gerektiğini savunurken, GPU’ların amortismanında müşterilerde 4–6 yıl bandının yaygın olduğunu ve A100 gibi daha eski hızlandırıcıların hâlâ gelir üretebildiğini ekliyor.
İddialar nereden çıktı, tartışma nereye evriliyor?
Hafta sonu viral olan bir Substack yazısı, Nvidia’nın devasa bir muhasebe sahtekârlığına karışmış olabileceğini öne sürdü. Nvidia’nın analist notu, bu iddialara ve Burry’nin stok bazlı ücretlendirme eleştirilerine doğrudan yanıt veriyor. Eleştirmenlerin odaklandığı noktalardan biri de Nvidia’nın “neocloud” diye anılan, büyük ölçüde Nvidia GPU’larıyla büyüyen şirketlerle kurduğu yakın ilişkiler. Analistlerin genel görüşü, bu düzenin kamuya açık ve yasal olduğu; tartışmanın asıl konusunun risk iştahı ve sürdürülebilirlik olduğuna işaret ediyor.
Burry ise dolandırıcılık suçlaması yapmadığını, benzetmesinin Enron değil 2000’lerin başındaki Cisco olduğunu vurguluyor; Nvidia’nın yanıtına rağmen görüşünü koruyor ve daha detaylı bir analiz yayınlayacağını söylüyor. Kısa süre önce Nvidia ve Palantir üzerinde put pozisyonları bulunduğunu da açıklamıştı.
Arka planda, Nvidia’nın yatırımcısı ve müşterisi olduğu CoreWeave gibi şirketler öne çıkıyor. CoreWeave, Nvidia’dan en az 6,3 milyar dolarlık sipariş aldığını ve belirli koşullarda satılamayan kapasiteyi Nvidia’nın üstlenebileceğini açıklamıştı. Şirketin geçen yıl Blackstone kredisinin bazı şartlarını ihlal edip teknik temerrüde düştüğü; ardından şartların değiştirildiği de belgelerde yer almıştı. Bu tablo, ilişkilerin yakınlığına dair soru işaretleri doğursa da süreçler kamuya açık yürüyor.
Özetle: Nvidia, Enron benzetmesini net biçimde reddediyor ve finansallarını savunuyor. Tartışma, dolandırıcılık iddiasından çok; yapay zekâ yatırımlarının temposu, “neocloud” ekosistemine dayalı büyümenin kalıcılığı ve olası bir balonun patlaması durumunda oluşabilecek değer düşüklükleri gibi riskler etrafında şekilleniyor.
Kaynak: www.techspot.com