NSO Group, Pegasus casus yazılımıyla tanınan İsrailli siber güvenlik şirketi, Hollywood yapımcısı Robert Simonds’un başını çektiği bir yatırımcı konsorsiyumuna satıldı. Anlaşmanın “on milyonlarca dolar” seviyesinde olduğu konuşuluyor. Şirket, merkezinin ve faaliyetlerinin İsrail’de kalacağını, İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı ihracat denetimi altında çalışmayı sürdüreceğini söylüyor. Bu satışın ardından kurucu ortak Omri Lavie şirketten ayrılıyor.
Yeni yönetim, ABD pazarına dönüş planı
NSO, yeni sahiplik yapısıyla itibarını onarma ve özellikle ABD’de yeniden iş yapma arayışında. Eski ABD İsrail Büyükelçisi David Friedman, şirketin icra kurulu başkanı (executive chairman) olarak atandı. NSO, Friedman’ın liderliğinde küresel faaliyetlerini genişletmeyi ve “ABD’de faaliyetleri yeniden başlatmayı” hedeflediğini duyurdu.
Ancak önlerinde ciddi engeller var. NSO, 2021’den beri ABD Ticaret Bakanlığı’nın “Entity List” adlı kara listesindeki şirketler arasında. Bu liste, ABD teknolojilerine erişimi büyük ölçüde kısıtlıyor. 20 Mayıs 2025’te yayımlanan haberlerde, Trump yönetiminin NSO’yu listeden çıkarmayı ya da federal kurumların ticari casus yazılımları kullanmasını sınırlayan Biden dönemi kararını geri almayı planlamadığını yazdı. Kısacası, ABD’ye dönüş isteği şimdilik hedef düzeyinde.
Satışın ayrıntıları ve onay süreci
Calcalist’e göre devrin tamamlanması, İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı DECA’nın ihracat kontrol onayı gibi düzenleyici süreçlere bağlı. Ayrıca anlaşmanın yapısı, NSO’nun geçmişten gelen borç yükünü tasfiye etmeyi ve Lavie’nin ayrılışını da içeriyor.
Şirket sözcüsü, yatırımın kontrol hissesi verdiğini ve NSO’nun İsrail düzenlemelerine tabi kalacağını tekrar vurguluyor. Bu mesaj, “yeni sahiplik ABD” olsa da, operasyonel ve hukuki bağların İsrail’de sürdüğünü gösteriyor.
Gölgesini uzatan Pegasus ve davalar
NSO yıllardır Pegasus’un kötüye kullanımı iddiaları nedeniyle insan hakları örgütlerinin ve gazetecilerin hedefinde. 2019’daki WhatsApp saldırıları davasında, ABD’de jüri 2025 baharında NSO’yu 167 milyon dolar tazminata mahkûm etti. Bu karar, finansal baskıyı artırırken şirketin ABD’de itibarını düzeltmesini de zorlaştırıyor.
Öte yandan, satışı tamamlayacak düzenleyici onaylar ve ABD’nin kara liste kararı yürürlükte kaldığı sürece, NSO’nun “ABD’ye dönüş” planının nasıl işleyeceği belirsiz. Friedman’ın göreve gelişi, Washington’da lobi trafiğinin artacağına işaret ediyor; fakat kara listeden çıkış ve federal kısıtlamaların gevşemesi olmadan somut ilerleme sağlamak kolay görünmüyor.
Özetle: NSO Group yeni sahiplerle yeniden başlat düğmesine basıyor. Ama ABD pazarına dönüş, sadece yönetim değişikliğiyle değil, uzun sürecek bir güven ve düzenleme maratonuyla mümkün olacak.
Kaynak: www.techspot.com