Otomobil teknolojisi hızla gelişirken bu dönüşümün merkezinde yer alan Qualcomm’un otomotiv çipleri, araçların beyni hâline geliyor. MotorTrend, şirketin bu alandaki vizyonunu anlamak için Qualcomm Otomotiv Genel Müdürü Nakul Duggal ile Münih Otomobil Fuarı’nda özel bir röportaj gerçekleştirdi. Duggal, dev teknoloji şirketinin otomotiv elektroniği, sürücü destek sistemleri ve yapay zekâ gibi alanlardaki stratejisini anlattı.
Otomobil Üreticilerinin Kendi Çiplerini Üretmesi Bir Tehdit mi?
Tesla’nın kendi çiplerini üretmesi ve Nio gibi Çinli üreticilerin “süper çip” tasarladıklarını duyurması, Qualcomm için bir tehdit oluşturuyor mu? Duggal, bu soruya net bir cevap veriyor:
“Henüz bir etki görmedim. Son on yılda otomobil mimarisindeki değişimi düşünürseniz dağıtılmış mimariden merkezi bir işlem gücüne geçtik. Bu, çok gelişmiş yarı iletkenler kullanarak belirli araçlar için tasarlanmış özel yazılımları çalıştırabilme yeteneği anlamına geliyor. Çok az sayıda şirket kendi silikonunu, yazılımını ve uygulamalarını tasarlama kapasitesine sahip. İşte bu, bizim gerçekten uzman olduğumuz bir alan.”
Gelecek Sadece Süper Çiplerden mi İbaret?
Duggal, pazarın tek tip olmadığını ve her zaman farklı seviyelerde çip seçenekleri sunulması gerektiğini vurguluyor:
“Bu tek tip bir pazar değil. Çok rekabetçi; birçok katman, bölge ve desteklediğiniz farklı nesil otomobiller var. Bu yüzden müşterilerin bulunduğu yerde onlara ulaşmak zorundasınız ve bu da sofistike, derin bir portföy gerektirir.”
Diğer Sektörlerdeki Çipler Otomotivde Kullanılabilir mi?
Qualcomm’un en büyük avantajlarından biri, birçok farklı pazarda faaliyet göstermesi. Duggal, Wi-Fi ve modem çiplerinin her pazarda aynı işlevi gördüğünü; ancak otomotiv sektörü için daha dayanıklı ve uzun ömürlü hâle getirilmeleri gerektiğini belirtiyor. Buna karşılık genel müdür; güvenlik, otonom sürüş ve dijital kokpit gibi alanlar için özel olarak otomotiv çipleri geliştirilmesi gerektiğini ekliyor:
“Bu çipler, sahip olduğumuz teknoloji portföyünden yararlanır, ancak otomobiller için özel olarak üretilir.”
Yapay Zekâ ve İşletim Sistemi Savaşları
Peki, yapay zekâ asistanları konusunda bir işletim sistemi savaşı yaşanacak mı? Duggal, bunu bir “kazanan her şeyi alır” durumu olarak görmüyor:
“Dijital kokpiti, birçok farklı asistanı barındıran bir platform olarak düşünmelisiniz. Google ile yaptığımız ortaklık, Google’ın size sunabileceği hizmetler için bir asistan barındırmak için. Eğer Outlook ile ilgilenen bir asistana ihtiyacınız varsa Microsoft Azure ile de bir anlaşma yapabilirsiniz.”
Android’in Otomobillere Girişi ve Qualcomm’un Rolü
Duggal, röportajın sonunda önemli bir bilgiyi paylaşıyor. Genel müdür, yaklaşık 10 yıl önce Android ve diğer Google hizmetlerini otomobillere sunma fikrini bizzat Google’ın dikkatine sunduklarını açıklıyor:
“Bir arabanın içindeki işletim sisteminin dijital kokpiti yönetmesi fikri, o zamanlar Google için öncelikli bir konu değildi. Onlarla harika bir ortaklık kurduk çünkü birlikte Google’ın geniş hizmet yelpazesini araç içi kullanıma uygun hâle getirebildik.”
Ağ Altyapısı ve Bölgesel Mimarinin Zorlukları
Duggal, merkezi işlem gücüne geçişin en büyük zorluklarından birinin de araç içi ağ altyapısının tamamen değişmesi olduğunu belirtiyor. Eski teknolojiler olan “MOST bus, FlexRay, CAN, LIN” gibi sistemlerin yerini artık yüksek hızlı “Ethernet” altyapısı alıyor.
“Artık taşıdığınız tüm trafik için Ethernet kullanmaya başlıyorsunuz. Buna ek olarak ekran ve kamera arayüzleri de var. Bunlar, araç içindeki üç ana trafik taşıyıcısı.“
Duggal, Qualcomm’un doğrudan ağ yongaları üretmediğini; fakat bu ekosistemdeki diğer tedarikçilerin ürettiği yongaların, geliştirdikleri bölgesel mimarinin sorunsuz çalışması için kritik öneme sahip olduğunu kabul ediyor. Tek bir noktadan kaynaklanabilecek hataların önüne geçmek ve yazılım karmaşıklığını yönetmek, bu yeni mimarinin en büyük sınavları arasında yer alıyor.
Türkiye’nin Otomobili TOGG’un Arkasındaki Beyin: Qualcomm
Nakul Duggal’ın anlattığı bu teknolojik vizyon, aslında Türkiye’deki kullanıcılar için oldukça tanıdık. Türkiye’nin otomobili Togg, gücünü tam da Duggal’ın liderliğindeki Qualcomm’un otomotiv çiplerinden alıyor. Togg’un gelişmiş bilgi-eğlence sistemi, dijital kokpiti ve bağlantı özelliklerinin tamamı, Qualcomm’un “Snapdragon Digital Chassis” adını verdiği platform üzerinde çalışıyor. Bu durum, şirketin anlattığı merkezi işlem gücü, yapay zekâ entegrasyonu ve gelişmiş bağlantı teknolojilerinin sadece bir gelecek vizyonu olmadığını; aynı zamanda bugün yollarda olan ve Türk mühendisliğinin eseri olan bir otomobilde de hayat bulduğunu gösteriyor. Bu ortaklık, Qualcomm’un küresel stratejisinin yerel pazarlardaki en somut ve başarılı örneklerinden birini oluşturuyor.

Geleceğe Bakış: Otomobil, Tekerlekli Bir Akıllı Cihaza Dönüşüyor
Röportajın bütününe bakıldığında Qualcomm’un, otomobili artık sadece bir ulaşım aracı olarak görmediği açıkça anlaşılıyor. Şirketin hedefi, otomobili akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve tabletler gibi hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan sürekli internete bağlı, akıllı ve kişiselleştirilebilir bir cihaza dönüştürmek. Yapay zekâ destekli asistanlar, farklı işletim sistemleriyle uyumluluk ve her segmentten araca ölçeklenebilen çip setleri, bu büyük dönüşümün temel taşlarını oluşturuyor. Bu vizyonun merkezinde ise Nakul Duggal’ın liderliğindeki Qualcomm’un geliştirdiği teknolojiler yer alıyor ve bu teknolojiler, gelecekte direksiyon başında yaşayacağımız deneyimleri temelden şekillendirmeye devam edecek.
Kaynak: MotorTrend


