Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Lahey’deki merkezinde Microsoft Office’ten Avrupa menşeli OpenDesk’e geçmeye hazırlanıyor. Haberi ilk duyuran Handelsblatt’a göre mahkeme, OpenDesk’in geliştirilmesini koordine eden Almanya merkezli kamu kuruluşu ZenDiS ile sözleşme imzalamaya çok yakın. UCM’nin BT’den sorumlu yöneticisi Osvaldo Zavala Giler, “içinde bulunduğumuz şartlarda bağımlılıkları azaltmamız ve teknolojik özerkliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor” diyerek yön değişikliğini doğruladı. Bu hamlenin arkasında, ABD yaptırımlarının ardından başsavcı Karim Khan’ın Microsoft e‑posta hesabının bloke edilmesi gibi olaylar ve mahkemenin ABD’li tedarikçilere yüksek bağımlılığı bulunuyor.
OpenDesk nedir, neler sunuyor?
OpenDesk, kamu kurumları için “dijital egemenlik” odağında bir ofis ve işbirliği paketi. Birden fazla olgun açık kaynak bileşeni tek arayüzde birleşiyor: belge düzenleme için Collabora, dosya ve paylaşım için Nextcloud, e‑posta/takvim için Open‑Xchange, sohbet için Element/Matrix, görüntülü görüşme için Jitsi, proje yönetimi için OpenProject, bilgi tabanı için XWiki gibi parçalar bu paketin omurgasını oluşturuyor. Proje, Almanya İçişleri Bakanlığı’nın “Egemen Çalışma Alanı” girişiminden doğdu ve ZenDiS tarafından yönetiliyor. Avrupa Birliği’nin Interoperable Europe kataloğunda da yer alan OpenDesk, web tabanlı, modüler ve kurum içinde barındırılabilir yapısıyla öne çıkıyor.
UCM’nin tercihi, Avrupa’da kamunun ABD merkezli yazılımlara bağımlılığını azaltma eğiliminin son örneklerinden biri. Almanya’da Bundeswehr’in BT sağlayıcısı BWI, 2025’te OpenDesk için çerçeve anlaşma yapmıştı. Benzer şekilde, bazı Avrupa kurumları ve bakanlıklar da Microsoft 365’e alternatif açık kaynak çözümleri deniyor ya da kademeli geçiş planlıyor.
Özetle; UCM’nin OpenDesk’e yönelmesi, kısa vadede uyum ve geçiş maliyetleri getirse de, orta‑uzun vadede kritik iş akışlarını yaptırımlara ve tek bir tedarikçiye bağlı olmadan yürütme hedefiyle atılmış stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Kaynak: www.techspot.com