Los Angeles’ta yeni bir ek gelir trendi var: insanlar baş ve bilek kamerası takıp evde yaptıkları işleri kaydediyor, bu görüntüler de robotların “insan gibi” hareket etmeyi öğrenmesi için veri oluyor. Kahve yapmak, tezgâh silmek, bitki sulamak, bulaşık yıkamak gibi gündelik işler 2–15 dakikalık klipler halinde çekiliyor; katılımcılardan yaptıklarını sesli anlatmaları da isteniyor. Instawork’un şehirdeki saha ekipleri, basit baş bantları ve telefon aparatı dağıtarak bir günde onlarca kişiyi işe dahil edebiliyor. Ücret örnekleri değişiyor; bir katılımcı iki saatlik görüntü için 80 dolar aldığını söylüyor. Amaç, robotların kavrama, sürtünme, kuvvet ve bağlam değiştirme gibi ince ayrıntıları gerçek hayattan öğrenmesi.
Bu mikro-ekonominin arkasında kimler var?
Görüntü toplama ve etiketleme tarafında birkaç isim öne çıkıyor. Encord’un fiziksel yapay zeka gelirleri son bir yılda katlanarak arttı ve şirket şubatta 60 milyon dolar yatırım aldı. Meta destekli Scale AI, San Francisco’daki robotik laboratuvarında 100 bin saati bulan robotik görüntü derlemesi yaptığını açıklarken, şirket yöneticileri bugünlerde her gün 1.000 saatin üzerinde yeni robotik veri topladıklarını söylüyor. Palo Alto merkezli Micro1 ise 60 ülkede 1.000 kişilik bir ağa ev işleri gibi günlük görevlerin birinci şahıs videolarını kaydettiriyor.
Saha dışındaki bir diğer yöntem de teleoperasyon: İnsanlar joystick’lerle robot kolları uzaktan kontrol edip “başarılı/başarısız” denemeler üretiyor; bu denemeler, modellerin kendi başına hareketi öğrenmesine yardımcı oluyor. Talep arttıkça Doğu Avrupa’da yüzlerce operatörün aynı anda robotları yönettiği “kol çiftlikleri” kuruluyor. Öte yandan San Jose merkezli Figure AI, gayrimenkul devi Brookfield’la anlaşarak 100 bin evin içinden insan hareketi verisi toplamayı planlıyor.
Los Angeles özelinde Instawork’un yanı sıra Sunain de sahada aktif. Şirket, bilek kamerası gibi özel donanımlarla parmak hareketleri ve basınç değişimlerini daha net yakalamaya çalışıyor; kent genelinde 1.400’den fazla katılımcıyla “doğal insan davranışı” peşinde. Sunain’in vurguladığı kritik nokta, insanların gerçek hayatta sık sık bağlam değiştirmesi: Yemek yaparken banyoda açık kalan musluğu duyan biri önce onu kapatıp sonra yemeğe döner; robotların da bunu kavraması gerekiyor.
Bu veri işinin büyüklüğü de hızla artıyor. Goldman Sachs, insansı robot pazarının 2035’e kadar 38 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Sadece veri toplama ve etiketleme pazarı ise 2030’a kadar 17 milyar doları bulabilir. Eleştirmenler, ortaya çıkan mikro-ekonominin “çıkarıcı” nitelikte olduğunu ve ücretlerin, nihayetinde insan emeğinin yerini alabilecek sistemler için düşük kaldığını savunuyor. Buna rağmen enflasyon ve işsizlik baskısı, pek çok kişiyi hızlı nakit için bu görevlere yöneltiyor; hatta bazı aileler topluca veri çekimi yaparak gelirini artırıyor.
Özetle, sohbet robotlarının internetteki metinlerle büyüdüğü dönem geride kaldı; fiziksel dünyayı anlayan robotlar için “hareket verisi” altın değerinde. Los Angeles’taki gig çalışanlar da bugün mutfak tezgâhını silerken aslında yarının robotlarına iş öğretiyor.
Kaynak: www.techspot.com