Rolls-Royce Motor Cars, markanın simgesi haline gelen Phantom’un 100. yılını, yalnızca 25 adet üretilen “Phantom Centenary Private Collection” ile kutluyor. Bu koleksiyon, 40.000 saatten fazla emek ve üç yıllık bir geliştirme sürecinin ürünü olarak markanın en iddialı özel tasarım serisi olma özelliğini taşıyor.
Bir Asırlık Efsaneye Saygı Duruşu
Rolls-Royce Bespoke Collective tasarım ekibi, Phantom’un 1920’lerden günümüze uzanan tarihini derinlemesine araştırarak modelin ruhunu 77 özgün motifle yeniden yorumladı.
Bu özel koleksiyon, Phantom’un geçmişini onurlandırırken geleceğe uzanan mirasını da şekillendiriyor. Her araç, couture tasarımı tekstiller, lazer işlenmiş deri, 3D marküteri ve altın varak detaylarıyla benzersiz bir sanat eseri niteliği taşıyor.

Altın Detaylarla Yeniden Doğan Spirit of Ecstasy
Koleksiyonun dış tasarımı, Hollywood’un altın çağını yansıtan iki tonlu “Super Champagne Crystal” kaplamayla öne çıkıyor. Şeffaf verniğe karıştırılan mikroskobik cam ve şampanya partikülleri, araca derin bir metalik parlaklık kazandırıyor.

Phantom Centenary’deki Spirit of Ecstasy figürü ise markanın tarihindeki ilk modelden esinlenilerek 18 ayar saf altınla yeniden üretildi ve 24 ayar altın kaplama ile tamamlandı. Figür, özel “Phantom Centenary” damgası taşıyor. Ayrıca Rolls-Royce tarihinde ilk kez, ön, arka ve yanlardaki “RR” logoları beyaz mineli 24 ayar altın olarak işlendi.
İç Mekânda Sanatsal Zanaatkârlık
Kabin tasarımı, Phantom’un bir yüzyıllık hikayesini üç boyutlu işçilik teknikleriyle aktarıyor. Arka koltuklar, 1926 yapımı “Phantom of Love” modelinden ilham alınarak haute couture tekstillerle tasarlandı.
12 ay süren bir geliştirme sürecinin ardından ortaya çıkan bu koltuklar, 160.000’den fazla dikiş ve 45 ayrı panelden oluşuyor. “İplikle eskiz” adı verilen özel nakış tekniğiyle Phantom’un tarihine ait figürler kumaş üzerine işlendi.

Ön koltuklardaki deri yüzeyler, lazerle işlenmiş motiflerle süslenirken, “Roger Rabbit” kod adlı yeniden lansmana ve 1923 prototipine gönderme yapan sembolik detaylar yer alıyor.
Anthology Gallery: Phantom’un 100 Yıllık Hikayesi
Koleksiyonun merkezinde yer alan Anthology Gallery, 50 adet 3D baskılı alüminyum kanatçıktan oluşuyor. Her bir parça, Phantom’un tarihine ait gazete alıntılarını ve övgü dolu ifadeleri taşıyor.
Değişken ışıklandırma sistemiyle aydınlatılan bu heykelsi yapı, Phantom’un “yaşayan miras” temasını temsil ediyor.
Ahşap ve Altının Uyumu
Koleksiyonun ahşap panellerinde 3D marküteri, lazer kazıma ve 24 ayar altın varak teknikleri bir araya getirildi. Kapı panellerinde Sir Henry Royce’un Güney Fransa’daki Villa Mimosa ve İngiltere’deki Elmstead evlerinin konumları, 2.76 mm çapında altın noktalarla işaretlendi.
Goodwood dönemine ait Phantom yolculukları ve tarihi tasarımlar bu panellerde adeta yaşayan bir tabloya dönüştürüldü.

Yıldızlı Gökyüzü Altında 100 Yıllık Hikaye
Phantom Centenary’nin özel Starlight tavanı, 440.000 dikişten oluşan işlemeli yıldız animasyonlarıyla markanın tarihine atıfta bulunuyor.
Tasarımda Henry Royce’un dut ağacı altında çekilen fotoğrafından ilham alınarak, Goodwood’daki Phantom Rose ve Rolls-Royce arıcılığındaki 250.000 bal arısına gönderme yapan detaylar da yer alıyor.

Mükemmelliğin 100 Yıllık Simgesi
Rolls-Royce CEO’su Chris Brownridge, koleksiyonla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu eser, Phantom’un bir asırlık hikayesini ve onu şekillendiren insanları anlatıyor. 40.000 saatten fazla emekle ortaya çıkan bu koleksiyon, Phantom’un sanat, mühendislik ve zarafet simgesi olarak statüsünü yeniden teyit ediyor.”