Gerçek yol verileri, plug‑in hibritlerin (PHEV) üreticilerin sunduğu katalog değerlerinden çok daha fazla yakıt tükettiğini net biçimde ortaya koyuyor. 2021–2023 arasında üretilen yaklaşık bir milyon PHEV’den kablosuz olarak toplanan veriler, ortalama tüketimin 100 km’de 6 litre civarında olduğunu gösteriyor. Bu değer, resmî sertifikalarda görülen 1–2 litre aralığının yaklaşık üç katı. Çalışmayı yürüten ekip, farklı sürüş koşullarında toplanan geniş veri setinin pazarlama ve regülasyon amaçlı rakamların gerçeği yansıtmadığını söylüyor.
Ortalama 5,9–6,1 l/100 km bandı, birçok PHEV’in gerçek hayatta geleneksel benzinli-dizel araçlara fazlasıyla yaklaştığını gösteriyor; Fraunhofer ISI, PHEV’lerin fiilen menzilinin üçte birini bile elektrikle kat etmediğini, bu yüzden içten yanmalı motorun beklenenden çok daha sık devreye girdiğini belirtiyor. Veriler, elektrik modunda bile bazı modellerin motoru zaman zaman çalıştırdığını ortaya koyuyor.
Neden bu kadar fark var?
- Varsayılan “elektrikle kullanım oranı” (utility factor) gerçeği yansıtmıyor. Resmî hesaplarda 2021–2023 dönemi için PHEV’lerin sürüşünün yüzde 84’ünün elektrikli yapılacağı varsayılırken, gerçek dünya verisi ortalamada sadece yüzde 27’yi gösteriyor. Yani araçlar sandığımızdan çok daha az şarj ediliyor ve içten yanmalı motora yük biniyor.
- Birçok PHEV’in şarj gücü düşük. Özellikle önceki yıllarda üretilen modellerde 3,7 kW seviyesine takılı kalan AC şarj, pratikte uzun şarj süreleri demek; bu da düzenli şarjı caydırıyor. Gerçek kullanımda 35–50 km civarı saf elektrik menzili de sıkça yetersiz kalabiliyor.
- Model farkları büyük. Lüks ve yüksek performans odaklı PHEV’lerin tüketimi daha yüksek seyrederken, Kia, Toyota, Ford ve Renault gibi markaların bazı uygun modellerinde sapma daha sınırlı kalabiliyor.
Avrupa ne yapıyor, kullanıcı neye dikkat etmeli?
AB, laboratuvarla gerçek yaşam arasındaki uçurumu kapatmak için utility factor düzeltmelerini iki aşamada devreye alıyor: yeni kayıtlar için 2025’te, mevcut modeller için 2026’da ilk adım; ikinci adım ise 2027/28 döneminde. Amaç, resmî verileri yoldaki gerçek tüketimle daha iyi hizalamak. Düzenleyiciler ayrıca yerleşik yakıt tüketim ölçerlerinden (OBFCM) gelen veriyi kullanarak filoları daha şeffaf izleyecek.
Bazı ülkelerde kurallar sıkılaştıkça yeni nesil PHEV’lerde sapmanın azalabileceği de belirtiliyor. Yine de tablo açık: PHEV satın almayı düşünenler, evde veya işte düzenli şarj edemeyeceklerse bekledikleri tasarrufu göremeyebilir. Kısa mesafe, günlük şehir içi kullanım ve planlı şarj rutini, bu araçlardan verim almak için kritik.
Son olarak, çalışmada ortalama tüketimi 6 l/100 km’ye yaklaşan değerlerle öne çıkan PHEV’lerin, resmi katalogların vadettiği rakamları nadiren yakalayabildiği; bazı lüks modellerde ortalamanın 7 l/100 km seviyesine çıktığı görülüyor. Bu bulgular, üreticilerin test döngüsü sonuçlarını değil, gerçek sürüş verilerini temel alan şeffaflıkla ilerlemesi gerektiğini gösteriyor.
Kaynak: www.techspot.com