Merhabalar arkadaşlar. Bertinya Gezilerim serisine hepiniz hoş geldiniz. Bu ülkeye çok uzaklardan yol tepip geldim ve ilk olarak "baş ornağı" Yeşilkoy'a gitmek istedim. "Baş ornak" Bertinya Türkçesinde "başkent" anlamına geliyormuş onu da belirttikten sonra gezdiğim yerleri aktarmaya geçeyim.
Şehir, girerken bizi kendine has bir tarzı olan sakura ağacıyla karşılıyor. Şehir halkının anlattığına göre bu ağacın yerinde eskiden ev varmış ancak belediye bu evi satın alarak evi yıkmış ve şehrin girişini iyileştirmek için kendine has tarzı olan bir sakura ağacı yaptırmış. Sonra da bu ağaç şehrin sembollerinden biri hâline gelmiş.
Burası dediğim gibi "ornak özeği" yani şehir merkezi. Bizleri hoş bir fıskiye karşılıyor ve fıskiyenin etrafında da banklar dizilmiş. Fıskiyenin hemen solunda bir çan geçidi bizi karşılıyor ki bu da oldukça hoş görünüyor. Çan geçidinin arkasındaki ise "Yeşilkoy Uray Yapısı" yani Yeşilkoy Belediye Binası. Bölge halkının söylediğine göre eskiden burası Bertinya'nın yönetim merkeziymiş çünkü ülke sadece Yeşilkoy'dan oluşuyormuş. Aslında hâlen durum çok farklı değil ancak başbakan yeni yerleşim birimleri kurmak için de oldukça uğraşıyormuş. Şu anki başbakan göreve geldiğinden beri ülkenin yerleşim sistemi iki kere değişmiş ve Yeşilkoy'a iki de taşra yani "köy" eklemesi yapılmış. Şunu da belirtmeliyim ki taşra bu ülkedeki en küçük birimmiş. Bu açıdan bizdeki beldelere benziyorlar açıkçası.
Aslında bulunan her köprüyü buraya tek tek ayrıntılı bir şekilde yazarsam yazı çok uzar ancak Karşıtepe Köprüsü Yeşilkoy için çok özel bir köprüymüş o yüzden yazıma ekledim. Nedeni ise bu köprünün bir kez yenilenmesi bir kez de yıkılıp yeniden yapılmasıymış. Ayrıca Gök Irmak'tan karşıya geçmek için yapılan ilk köprüymüş. Bu açıdan da önemliymiş. En son yıkılıp yeniden yapıldığında da bu hâle getirilmiş. Ne diyeyim bence güzel yapılmış. Bu köprü ilk yapıldığındaki fotoğrafı da birinden alabildim onu da buraya koymuş olurum.
Burası aslında yeni yeni eskiyen bir yermiş. Yeşilkoy'un en iyi başkanı olarak söylenen Kera Dirimur'un eserlerinden biriymiş. Öyle ki kendisi şu anda ülkenin buyunbaşkanı yani cumhurbaşkanı konumunda. Cumhurbaşkanlığını 3 Nisan 2025'teki ikinci turda kazanmış. Kera Dirimur'un Yeşilkoy'un en iyi başkanı olarak anlatılma nedeni de Yeşilkoy'u bir zamanlar üstünde leke olarak kalan "Harabeler" adından kurtarması ve bugünki adı olan "Yeşilkoy" adını koymasıymış. Evet Yeşilkoy'un adı eskiden Harabeler imiş. Bu da Kera Dirimur'un başkanlığı döneminde değişmiş.
Öte yandan resimde arkadaki köprü Koca Tepe Köprüsü. Bu da ülkedeki en gözde dağa gidiyor. Bu köprü de şehir ilk kurulduğundan beri varmış ancak yenilene yenilene şu anki hâlini almış.
Burası Yeşilkoy'a bağlı taşra statüsündeki yerleşimlerden biri. Bu taşraya daha ayrıntılı olarak başka bir yazımda gireceğim ancak şimdilik üstünkörü bir bilgi verip geçmek istiyorum. Burası yakın zamanda mevcut "uray başkanı" -bu da Bertinya Türkçesinde belediye başkanı demekmiş- Gül Büyükerşen tarafından yıkılıp yeniden yapılmış. Eski hâlinin çok kötü olduğunu duydum ancak elime fotoğrafı geçmediğinden yorumda bulunmayacağım. Eğer fotoğrafını bulursam sonraki yazımda mutlaka koyarım.
Evet, işte Koca Tepe de burası. Burası neredeyse tüm Yeşilkoy'u görüyor. Sağdaki köprü ülkenin rasathanesine ve "Soluk Yış" adındaki lanetli bir ormana gidiyormuş. Dağda ise elitra satılan bir yer ve kafe bulunuyor. Kafe dışında bir de izleme terası var. Buradan da Yeşilkoy şöyle görünüyor:
Bu arada bu lanetli ormana da bir gün gideceğim. Gittiğimde sizlerle de paylaşmış olurum.
Burası Yeşilkoy'un bitmemiş sokaklarından biri... Duyduğuma göre yapımına taa Kera Dirimur başkanken başlanmış. Ancak hâlâ bitirilememiş. Öyle ki sokağın henüz bir adı bile yok. Yine de sokak işlek ve faal durumda. Şu anda bir market dört de dükkân barındırıyor. Sokakta çaycı, çiçekçi, kırtasiye, iki katlı bir market ve bir de kitapçı bulunuyor.
Burası, mevcut başkan Gül Büyükerşen'in eserlerinden biriymiş. Daha yeni yapılmış. Hatta hâlâ tam olarak bittiğini bile söyleyemeyiz. Merkezde bölge halkının inancında çok önemli bir yere sahip olan kocaman bir çam ağacı bulunuyor. Üstelik bu çam ağacı süslerle güzelleştirilmiş. İnanışa göre çam ağacı bereketi ve mutluluğu simgelermiş. Bu yüzden her yeni yıl girişinde çam ağaçları süslenir, onlara su verilir, yeni ağaçlar dikilirmiş. Bu büyük çam ağacının dibinde de dört adet fidan bulunuyor. Bu dört fidan da yeni nesillere bir göndermeymiş. Ayrıca bu dört fidan arasına konan ruh meşaleleri de ruhlara dair inanışlardan geliyormuş. Tam olarak bilmediğimden ben de detaylı bilgi veremiyorum. Öğrenirsem daha sonraki yazılarımda sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz!
İlk yazım şimdilik bu kadar olsun. Yeşilkoy'da daha anlatılacak çok yer var ancak bunları sonraki yazılarımda aktaracağım. Okuduğunuz için teşekkürler, daha sonra görüşmek üzere. Hoşça kalın!
Yeşilkoy'a Giriş
Şehir, girerken bizi kendine has bir tarzı olan sakura ağacıyla karşılıyor. Şehir halkının anlattığına göre bu ağacın yerinde eskiden ev varmış ancak belediye bu evi satın alarak evi yıkmış ve şehrin girişini iyileştirmek için kendine has tarzı olan bir sakura ağacı yaptırmış. Sonra da bu ağaç şehrin sembollerinden biri hâline gelmiş.
"Ornak Özeği"
Ornak özeği, Bertinya Türkçesinde "şehir merkezi" anlamına gelen bir tamlamaymış. Sözcüklerin Türkiye Türkçesinden farklı olma sebebi duyduğuma göre iktidar partisinin -ki onlar buna da "erk üleği" diyor- dil politikalarıymış. Ancak bunları başka bir yazımda anlatmayı planlıyorum. Şu an konu Yeşilkoy gezim ve gezdiğim yerler.Burası dediğim gibi "ornak özeği" yani şehir merkezi. Bizleri hoş bir fıskiye karşılıyor ve fıskiyenin etrafında da banklar dizilmiş. Fıskiyenin hemen solunda bir çan geçidi bizi karşılıyor ki bu da oldukça hoş görünüyor. Çan geçidinin arkasındaki ise "Yeşilkoy Uray Yapısı" yani Yeşilkoy Belediye Binası. Bölge halkının söylediğine göre eskiden burası Bertinya'nın yönetim merkeziymiş çünkü ülke sadece Yeşilkoy'dan oluşuyormuş. Aslında hâlen durum çok farklı değil ancak başbakan yeni yerleşim birimleri kurmak için de oldukça uğraşıyormuş. Şu anki başbakan göreve geldiğinden beri ülkenin yerleşim sistemi iki kere değişmiş ve Yeşilkoy'a iki de taşra yani "köy" eklemesi yapılmış. Şunu da belirtmeliyim ki taşra bu ülkedeki en küçük birimmiş. Bu açıdan bizdeki beldelere benziyorlar açıkçası.
Karşıtepe Köprüsü
Aslında bulunan her köprüyü buraya tek tek ayrıntılı bir şekilde yazarsam yazı çok uzar ancak Karşıtepe Köprüsü Yeşilkoy için çok özel bir köprüymüş o yüzden yazıma ekledim. Nedeni ise bu köprünün bir kez yenilenmesi bir kez de yıkılıp yeniden yapılmasıymış. Ayrıca Gök Irmak'tan karşıya geçmek için yapılan ilk köprüymüş. Bu açıdan da önemliymiş. En son yıkılıp yeniden yapıldığında da bu hâle getirilmiş. Ne diyeyim bence güzel yapılmış. Bu köprü ilk yapıldığındaki fotoğrafı da birinden alabildim onu da buraya koymuş olurum.
Çağlayan Piknik Alanı
Burası aslında yeni yeni eskiyen bir yermiş. Yeşilkoy'un en iyi başkanı olarak söylenen Kera Dirimur'un eserlerinden biriymiş. Öyle ki kendisi şu anda ülkenin buyunbaşkanı yani cumhurbaşkanı konumunda. Cumhurbaşkanlığını 3 Nisan 2025'teki ikinci turda kazanmış. Kera Dirimur'un Yeşilkoy'un en iyi başkanı olarak anlatılma nedeni de Yeşilkoy'u bir zamanlar üstünde leke olarak kalan "Harabeler" adından kurtarması ve bugünki adı olan "Yeşilkoy" adını koymasıymış. Evet Yeşilkoy'un adı eskiden Harabeler imiş. Bu da Kera Dirimur'un başkanlığı döneminde değişmiş.
Öte yandan resimde arkadaki köprü Koca Tepe Köprüsü. Bu da ülkedeki en gözde dağa gidiyor. Bu köprü de şehir ilk kurulduğundan beri varmış ancak yenilene yenilene şu anki hâlini almış.
Kızgınlar Köyü
Burası Yeşilkoy'a bağlı taşra statüsündeki yerleşimlerden biri. Bu taşraya daha ayrıntılı olarak başka bir yazımda gireceğim ancak şimdilik üstünkörü bir bilgi verip geçmek istiyorum. Burası yakın zamanda mevcut "uray başkanı" -bu da Bertinya Türkçesinde belediye başkanı demekmiş- Gül Büyükerşen tarafından yıkılıp yeniden yapılmış. Eski hâlinin çok kötü olduğunu duydum ancak elime fotoğrafı geçmediğinden yorumda bulunmayacağım. Eğer fotoğrafını bulursam sonraki yazımda mutlaka koyarım.
Meşhur Koca Tepe
Evet, işte Koca Tepe de burası. Burası neredeyse tüm Yeşilkoy'u görüyor. Sağdaki köprü ülkenin rasathanesine ve "Soluk Yış" adındaki lanetli bir ormana gidiyormuş. Dağda ise elitra satılan bir yer ve kafe bulunuyor. Kafe dışında bir de izleme terası var. Buradan da Yeşilkoy şöyle görünüyor:
Bu arada bu lanetli ormana da bir gün gideceğim. Gittiğimde sizlerle de paylaşmış olurum.
Bitmemiş Bir Sokak
Burası Yeşilkoy'un bitmemiş sokaklarından biri... Duyduğuma göre yapımına taa Kera Dirimur başkanken başlanmış. Ancak hâlâ bitirilememiş. Öyle ki sokağın henüz bir adı bile yok. Yine de sokak işlek ve faal durumda. Şu anda bir market dört de dükkân barındırıyor. Sokakta çaycı, çiçekçi, kırtasiye, iki katlı bir market ve bir de kitapçı bulunuyor.
Yılbaşı Meydanı
Burası, mevcut başkan Gül Büyükerşen'in eserlerinden biriymiş. Daha yeni yapılmış. Hatta hâlâ tam olarak bittiğini bile söyleyemeyiz. Merkezde bölge halkının inancında çok önemli bir yere sahip olan kocaman bir çam ağacı bulunuyor. Üstelik bu çam ağacı süslerle güzelleştirilmiş. İnanışa göre çam ağacı bereketi ve mutluluğu simgelermiş. Bu yüzden her yeni yıl girişinde çam ağaçları süslenir, onlara su verilir, yeni ağaçlar dikilirmiş. Bu büyük çam ağacının dibinde de dört adet fidan bulunuyor. Bu dört fidan da yeni nesillere bir göndermeymiş. Ayrıca bu dört fidan arasına konan ruh meşaleleri de ruhlara dair inanışlardan geliyormuş. Tam olarak bilmediğimden ben de detaylı bilgi veremiyorum. Öğrenirsem daha sonraki yazılarımda sizlerle paylaşacağımdan emin olabilirsiniz!
İlk yazım şimdilik bu kadar olsun. Yeşilkoy'da daha anlatılacak çok yer var ancak bunları sonraki yazılarımda aktaracağım. Okuduğunuz için teşekkürler, daha sonra görüşmek üzere. Hoşça kalın!