Darneluin

Uzman
Katılım
6 Mayıs 2024
Mesajlar
176
Makaleler
2
Beğeniler
282
Yer
UK
Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşeğin Türkiye’ye at gözlüğü ile baktığı açıklama.

Temmuz ayında asgari ücrete zam gelmemesi durumunda bir çok beyaz yakalı ve asgari ücretlilerin geçim zorluğu iki kat daha artacaktır.

Ülke iyiye değil gün geçtikçe daha kötüye gidiyor, sayın Bakan buyurun bir gün gelin insanların dertlerini dinleyin.


 
Mehmet Şimşek, konuda paylaşılan tweette vaatler vermiş ama önemli olan bunların "gerçekten" uygulanmasıdır. Göreve geldiğinden bugüne kadar çok şey söyledi ama kaçı uygulandı? Kendisi bile uygulamıyor.

"Sıkı para politikası" dedi ve sonuç: Kuru baskılamak için hala para yakılıyor ve karşılıksız para basılıyor.
"Kamuda tasarruf" dedi ve sonuç: Memur başına 868 TL, toplamda 93,5 milyon dolara mal olacak bir giyim desteği verdi.

Ayrıca ülkenin başında ahbap-çavuşçu hükümet olduğu için yandaş olmaları nedeniyle bir çok sektörde tekelleşme var.
Bu şirketlere gerekenler yapılması gerekiyor fakat oraya yönelik bir adım göremedik henüz.

Temmuz ayında asgari ücrete zam gelmemesi durumunda bir çok beyaz yakalı ve asgari ücretlilerin geçim zorluğu iki kat daha artacaktır.
Üretim olmayan bir ülkede asgari ücrete zam, enflasyonu tetikler.
Özellikle yüksek faiz ortamında yani üretimin pahalı olduğu zamanlarda işgücü verimliliğini daha fazla düşürmemek amacıyla zam yapılmamalı.
 
Son düzenleme:
Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşeğin Türkiye’ye at gözlüğü ile baktığı açıklama.

Temmuz ayında asgari ücrete zam gelmemesi durumunda bir çok beyaz yakalı ve asgari ücretlilerin geçim zorluğu iki kat daha artacaktır.

Ülke iyiye değil gün geçtikçe daha kötüye gidiyor, sayın Bakan buyurun bir gün gelin insanların dertlerini dinleyin.


Ayda 100K+ maaş ile bende söylerim %3.2'lik enflasyon var diye. Gelsin bi asgari ücretle geçinmeye çalışsın görsün beyefendi.
 
Bu adamın niyeti kesinlikle kötü değil arkadaşlar, zamanında fetöcü bile ilan etmişlerdi düşmanlardı malum şahıs ve onun gibiler. Ancak iş kötüye gidince bu adamı getirmek zorunda kaldılar tüm söyledikleri şeye rağmen.

Benim en korktuğum şey bu adamın kaç tane istediği şey uygulanabilecek?

Ya bu ülke nebati denen adamı gördü bu koltukta, bu ne ki.
 
"Bunun yanı sıra vergide adaleti güçlendirmek için önemli düzenlemeler yaptık; örneğin
•Asgari ücreti vergi dışı bıraktık,
•Gelir vergisi tarifesinde en alt dilimdeki vergi oranını düşürdük, en üst dilimdeki vergi oranını yükselttik,
•Kurumlar vergisi oranını artırdık, banka ve finans kurumları için daha yüksek oran belirledik."

demiş kendileri ama asıl probleme dair yine bir atılım yok. Bakın bunları uygulamıştır veya uygulamamıştır onu geçiyorum şu an. Şimdi burada eksik bir şey var. Zengini daha zengin yapmamak yani kafasına tokmağı geçirmek için yapılması gereken asıl şey üst gelire vergi koymak veya asgari ücretli düşük gelir grubunu vergi dışı bırakmak değildir.

Ortada servete koyulan bir vergi yok. Şu an Türkiye'de korkunç bir sermaye/gayrimenkul krizi var. Bunlar arasındaki ilişki de ters orantılı. Gayrimenkul sahipleri daha fazla gayrimenkul alıyor, alıyor ve sermaye birikimi azalıyor. Azalmaya da devam ediyor ve gittiği nokta korkunç.

1715173674350.webp


Şu durumun vehametine bakar mısınız? Sermaye birikimi yok ülkede. Geçen yılın Ocak ayına göre bu yıl Ocak ayında %24'lük bir azalış olmuş şirket kurulumu oranında. Korkunç bir şey bu. Sermaye birikimi olmayan bir ülke nasıl ekonomik anlamda gelişebilir? Sermayenin ekonomik büyümeye katkısı ortalamada %20 civarlarında.

1715174154791.webp


Peki gayrimenkul krizi nereye doğru gidiyor? İstanbul'un Türkiye'nin yüzölçümünün ne kadarı olduğunu hesapladım. %0.6'sı arkadaşlar. Türkiye nüfusunun %18-20'si, Türkiye'nin %0.6'lık kısmında yaşıyor. O kadar insanın olduğu yerde gayrimenkule korkunç bir talep var ve fiyatları bu da yükseltiyor. İlk olarak o nüfusun daha homojen bir şekilde yayılması sağlanmalı, talepler düşürülmeli ve ek olarak en zenginlerin servetlerine yüklü miktarda vergi koyulmalı.

Bir de sevdiğim bir hocamın güzel bir sözü vardı, "Yani anlayacağınız kapitalistler kapitalistliklerini yapsınlar, gelip bizim ülkeden arsa satın almasınlar."


Bunlar gitmedikçe ekonomik kalkınma söz konusu değil. Ben bunu hep söylüyorum. Gitmek zorundalar bir noktada. Patchliyorlar sadece şu an, Şimşek geldi diye aşırı heyecanlanan insanlara da hep aynı şeyi söyledim. Uzun uzun da konuşmadım öyle hiç.

Hukuk, eğitim, demografik yapı, etik gibi konular ülkemizde düzelmediği sürece ekonomik kalkınma olması mümkün değil.

Birinin sözü vardı unuttum belki hatırlarsın: "İktisatçı hem biraz tarihçi, hem biraz filozof, hem de biraz sosyolog olmalı." türevi bir sözdü. Kimin söylediğini unuttum söz tam doğru da olmayabilir ama bu tür bir şeydi. O yüzden bu sözü ülke ekonomisine de uyarlamak lazım iktisatçılar olarak.
 
Son düzenleme:
Birinin sözü vardı unuttum belki hatırlarsın: "İktisatçı hem biraz tarihçi, hem biraz filozof, hem de biraz sosyolog olmalı." türevi bir sözdü. Kimin söylediğini unuttum söz tam doğru da olmayabilir ama bu tür bir şeydi. O yüzden bu sözü ülke ekonomisine de uyarlamak lazım iktisatçılar olarak.
Uyarlamak lazım değil ekonomi zaten o söz gibi yönetilmeli zira iyi bir ekonomistin özellikleri:
  1. Tarih bilmeli: Özellikle iktisat tarihini çünkü iktisat uygulamalı bir bilim dalıdır. Türkiye ve ABD dahil birçok ülke şu an 2008 Mortgage krizini tekrardan yaşıyor ve buradan daha önce 2008'den ders alanlar sağlam çıkacak.
  2. Felsefe bilmeli: Biliyorsundur; Mehmet Şimşek'in sadece 1 kelimesi: "locals" büyük tartışma yarattı. Sözlerle manipülasyon, ekonomide likiditasyon demektir yani parayı paraya dönüştürmek.
  3. Sosyoloji bilmeli: Tüm işgücü, sermaye kontrolü ekonomistlerin elindedir. Hane halkının nasıl tepki vereceğini bilmeden ekonomiyi yönetemezsiniz. MB Başkanı Cevdet Akçay'ın şöyle bir sözü olduydu geçenlerde: "%45 faizin yeteceği bir ortam yaratmaya çalışıyoruz." O ortamı ihdas etmek için çiftçinin, işçinin, şirket sahibinin vb. kişilerin nasıl bir yol izleyeceğini bilmen gerekir.
Sonuç olarak, ekonomi her şeyle iç içedir. Bizim meslek, insanlara çok kolay geliyor ama yanılıyorlar. Dünyanın en zor bölümleri arasındadır iktisat.

Üzgünüm ki söylediğin sözü hatırlayamadım ancak sözü özetledim ve bununla yetinmeyip benzerinden alıntı yapayım:
Rüstow, İktisadi coğrafyayı geniş anlamda, bütün iktisadi malların üretim kaynaklarını ve yollarını inceleyen bir bilim dalı olarak tanımlamaktadır. Bir başka tabirle iktisadi coğrafya, iktisadi malların kıt bulunmaları durumunu irdeleyeni ktisat biliminin ampirik uygulamalı kısmıdır. Burada “kıtlık” kavramı, hemi ktisat hem de iktisadi coğrafya için varlık sebebidir (Rüstow, 1939b: 6-7).
Kısa bir özet geçersek: Evet, iktisatçılar coğrafya da bilmeli. :D

Ayrıca yukarda dediklerine de katılıyorum. Varlık vergisi olmalı ve bunu forumda daha önce de söylemiştim. Yineliyorum:
Son yıllarda özellikle malum partililer yetkiyi kötüye kullanarak ceplerini doldurdular. Bu nedenle, hak edilmeyen şekillerde elde edilen bir kirli servet krizi var ortada. Dolayısıyla gelir vergisi yetersiz kalır, servet vergisi getirilmesi lazım. Özellikle malvarlıklarına yönelik olmalı çünkü kimi ev bile alamıyorken kimi 650 dairenin sahibi... izlenen yollar da kapital birikimi dağıtmak adına yetersiz.

Saygılar meslektaş.