"Bunun yanı sıra vergide adaleti güçlendirmek için önemli düzenlemeler yaptık; örneğin
•Asgari ücreti vergi dışı bıraktık,
•Gelir vergisi tarifesinde en alt dilimdeki vergi oranını düşürdük, en üst dilimdeki vergi oranını yükselttik,
•Kurumlar vergisi oranını artırdık, banka ve finans kurumları için daha yüksek oran belirledik."
demiş kendileri ama asıl probleme dair yine bir atılım yok. Bakın bunları uygulamıştır veya uygulamamıştır onu geçiyorum şu an. Şimdi burada eksik bir şey var. Zengini daha zengin yapmamak yani kafasına tokmağı geçirmek için yapılması gereken asıl şey üst gelire vergi koymak veya asgari ücretli düşük gelir grubunu vergi dışı bırakmak değildir.
Ortada servete koyulan bir vergi yok. Şu an Türkiye'de korkunç bir sermaye/gayrimenkul krizi var. Bunlar arasındaki ilişki de ters orantılı. Gayrimenkul sahipleri daha fazla gayrimenkul alıyor, alıyor ve sermaye birikimi azalıyor. Azalmaya da devam ediyor ve gittiği nokta korkunç.
Şu durumun vehametine bakar mısınız? Sermaye birikimi yok ülkede. Geçen yılın Ocak ayına göre bu yıl Ocak ayında %24'lük bir azalış olmuş şirket kurulumu oranında. Korkunç bir şey bu. Sermaye birikimi olmayan bir ülke nasıl ekonomik anlamda gelişebilir? Sermayenin ekonomik büyümeye katkısı ortalamada %20 civarlarında.
Peki gayrimenkul krizi nereye doğru gidiyor? İstanbul'un Türkiye'nin yüzölçümünün ne kadarı olduğunu hesapladım. %0.6'sı arkadaşlar. Türkiye nüfusunun %18-20'si, Türkiye'nin %0.6'lık kısmında yaşıyor. O kadar insanın olduğu yerde gayrimenkule korkunç bir talep var ve fiyatları bu da yükseltiyor. İlk olarak o nüfusun daha homojen bir şekilde yayılması sağlanmalı, talepler düşürülmeli ve ek olarak en zenginlerin servetlerine yüklü miktarda vergi koyulmalı.
Bir de sevdiğim bir hocamın güzel bir sözü vardı, "Yani anlayacağınız kapitalistler kapitalistliklerini yapsınlar, gelip bizim ülkeden arsa satın almasınlar."
Kendisi bile uygulamıyor.
Bunlar gitmedikçe ekonomik kalkınma söz konusu değil. Ben bunu hep söylüyorum. Gitmek zorundalar bir noktada. Patchliyorlar sadece şu an, Şimşek geldi diye aşırı heyecanlanan insanlara da hep aynı şeyi söyledim. Uzun uzun da konuşmadım öyle hiç.
Hukuk, eğitim, demografik yapı, etik gibi konular ülkemizde düzelmediği sürece ekonomik kalkınma olması mümkün değil.
Birinin sözü vardı unuttum belki hatırlarsın: "İktisatçı hem biraz tarihçi, hem biraz filozof, hem de biraz sosyolog olmalı." türevi bir sözdü. Kimin söylediğini unuttum söz tam doğru da olmayabilir ama bu tür bir şeydi. O yüzden bu sözü ülke ekonomisine de uyarlamak lazım iktisatçılar olarak.