18. yaş günüme 17 gün kaldı, kararsızlık içindeyim

Xi4lben

Uzman
Katılım
5 Şubat 2025
Mesajlar
119
Beğeniler
45
Herkese selamlar arkadaşlar,
Bu yazıyı paylaştığım günü saymazsak, 18. yaş günüme tam 17 gün kaldı. Yaklaşık 3-4 yıldır kariyerimi oyunculuk (film-dizi) veya yayıncılık üzerine kurma hayaliyle yaşıyorum. Ancak dürüst olmak gerekirse, oyunculuk için ne tipim var ne de gerekli imkanlarım. Yayıncılık içinse temelim bile yok.

Ben çok duygusal bir insanım. İzlediğim bir dizinin ya da filmin sonu beni öyle etkiliyor ki, o duyguyu 3-4 ay boyunca üzerimden atamıyorum.
Ama asıl mesele şu: Hayatımın hangi yöne gideceğine karar veremiyorum.



Üniversite Meselesi

Evet… Üniversite konusu.
Biliyorsunuz, bu konuda insanlar ikiye ayrılmış durumda:

  • Bir grup “okumak şart” diyor,
  • Diğer grup ise “erken yaşta çalış, hayat tecrübesi kazan” görüşünde.
Ben bugüne kadar hep ikinci tarafta oldum. Yani, erken yaşta çalışıp hayata atılmayı düşünüyordum.
Ama artık gerçekten kararsızım.

Herkesin diyeceği şeyi biliyorum: “Ne istediğini sen bilirsin.”
Evet ama… Gerçekten bilmiyorum.
Çünkü günümüz Türkiye’sinde hiçbir şeyin garantisi yok.

Küçüklüğümden beri ailem maddi zorluklar yaşadı. Evimize sayısız haciz kâğıdı geldi, bazen markette bir dondurma alacak paramız bile olmadı.
Bir abim ve bir kız kardeşim var.
Ve açıkçası en çok kardeşim için korkuyorum. Aramızda sadece 2 yaş var ama onun benim yaşadıklarımı yaşamamasını istiyorum.
Arkadaşlarıyla dışarı çıkmak istediğinde cebinde rahatça para olsun, yüzü gülsün istiyorum.



Yalnızlık ve Sosyal Hayat

Maddi sıkıntılar yüzünden güzel şehrimi gezemedim,
arkadaşlarımla dışarı çıkamadım.
Neredeyse bütün hayatım bilgisayar başında geçti.

Sanal arkadaşlıklara asla kötü gözle bakmıyorum ama yine de,
gerçek hayatta buluşup takılabileceğim dostlarımın olmasını çok isterdim.

Ama işte sorun şu:
Erken yaşta çalışırsam buna vakit bulamayacağım.
Üniversiteye gitsem, maddi zorluklar yüzünden büyük sıkıntılar yaşayacağım.

Çalışsam bile hem ders hem iş yürütmek zor olacak.



Dersler

Açık konuşmak gerekirse…
Bu yaşıma kadar nasıl buraya kadar geldim ben de bilmiyorum.
Çünkü oyun bağımlılığım çok ileri bir seviyedeydi.
6. sınıftan beri doğru düzgün bir başarı belgem bile yok.

Üniversite sistemine baktığımda, hem normal dersler hem de ek sınavlar olduğunu duyuyorum.
Benim gibi ders çalışmayı sevmeyen biri için bu süreç gerçekten zorlayıcı olur diye düşünüyorum.



Ne Yapmalıyım?

Bu yazıyı buraya kadar okuyan abilerime, ablalarıma ve kardeşlerime sesleniyorum:
Gerçekten çok kararsızım. Ne yapmam gerektiği, nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda bana yardımcı olursanız,
her gün sizler için dua ederim.
 
Buradan sana ne kadar motivasyon versek de düzelmezsin; çünkü asıl önemli olan senin bir yerden başlaman. Disiplinli olman lazım. Motivasyon sadece ilk birkaç gün gelir, sonra kaybolur. Bu yüzden önce bir hedef belirle ve hemen başlamalısın. Sosyal açıdan da insanlarla bol bol iletişim kur; okulda ya da kulüplerde birini gördüğünde selam ver, sohbet başlat — zamanla alışırsın.
 
Maddi zorluklar, ailevi sorunlar varken kişinin kendi hayatına odaklanması oldukça zor oluyor. Kendi tecrübemden yola çıkarak sana şunu söyleyebilirim; inan bana üniversiteye gitsen de diğer çocuklar gibi gülüp eğlenemeyeceksin. Sebebi de gelecek kaygısı. Malum derece ile bile mezun olsan garanti sayılabilecek bir bölüm kalmadı ülkede. O yüzden sana tavsiyem; daha elle tutulur, ileride yaşayacağın şehirde iş imkanı sunabilecek bir bölüme yönelmen olur. Okurken de o sektörle ilgili ekstradan eğitim&staj kovalarsan çok işine yarar. Direkt bölümünle alakalı bir şey olmasa bile, hizmet sektörüne girersin hem insan ilişkilerin gelişir hem de ufaktan yatırım yapmaya başlarsın. İnan bana faydasını göreceksin.
 
Son düzenleme:
Benim sana tavsiyem şudur; bir işe gir, bir sene boyunca o işte tüm çabanı göstererek çalış ve para biriktir. Biriktirdiğin o parayla ya ülkeni gez, ya da git ucuz yurt dışı gezileri yap.

Ama konfor alanını terk et. Asıl amacın ve en büyük sorunun bu. Ev ve bilgisayar senin kaçışın, konfor ortamın olmuş.

Sana açık olayım bu yaştan sonra akademik kariyer hedeflemen zor, daha hayat tecrübesi edinmemişsin tüm hayatın sanalda geçmiş. Senin önce konfor alanından çıkman lazım. Burada sana "sık dişini, oku, sınava hazırlan." gibi gerçek dışı tavsiyeler vermesini bendebilirdim ama kendini iyi açıklamışsın, dürüst olmuşsun kendin hakkında. Her şeyin başı kendini sert bir şekilde eleştirmekten geçer, aferin.

Birincisi; kafandan şu "kardeşim benim gibi olmasın, dışarıya çıktığında cebinde para olsun." düşüncesini sil. Yok öyle bir şey sen doğurmadın onu. Senin sorumluluğun altında değil şu anda. Sen önce yat kalk kendini düşün, nasıl gelişeceğini, bu durumundan nasıl kurtulacağını ayarla. Durumun düzeldiğinde oturur kardeşin için fırsatlar yaratmaya başlarsın.

Diyeceksin ki "abi bunun yurt dışı veya gezmeyle ne alakası var?"

Haklı bir soru olur, şöyle açıklayayım; ben de senin kadar olmasa da eve bağımlı, dışarı çıkmayan biriydim. Sporumu bile evde yapar, tüm gün işim de dolayısıyla bilgisayarda geçerdi. Gece de yatağa girer günü bitirirdim. Sonra bunun böyle gitmeyeceğini anladım, önce para biriktirdim, sonra geziler yapmaya başladım kendi şehrimde. Ardından bu gezileri yurt dışı gezisine dönüştürdüm, öyle büyük de paralara gitmiyorsun.

Bu yurt dışı gezilerimde bir sürü insanlarla tanıştım, vizyonum genişledi, konfor alanımdan çıkmanın verdiği o rahatsızlığı yeni yerler keşfederek yendim. Bu süreçte kazandığım gezilere gidiyordu ama yine de 1 sene sonraki halimle bir sene önceki halim arasında dağlar kadar fark olmuştu. Bu süreç bana çok iyi etki etti, evime döndüğümde artık evde durmak istemiyor, çıkıp bir şeyler yapasım geliyordu.

Vizyonum genişledi, yeni kültürler gördüm, yeni yaşam mücadeleleri gördüm. Ama en büyük faydası döndüğümde ve değiştiğimde artık çoğu şeyi yapmak için daha fazla motivasyonum ve neşem vardı. Senin şu an durumun bir tekrara dönüşmüş şekilde.

Hem zamanının geçtiğinin farkındasın, hem durumunun farkındasın ve bu seni çok üzüyor fakat bu üzgünlüğünü kendini bir şeylere vurarak (bilgisayar, oyun, konfor alanı.) Atlatmaya çalışıyorsun. Bu durumda ne mi oluyor? Sınırsız bir döngünün içine giriyorsun. Sonra bir bakmışsın 25 - 30 yaşına gelmişsin. O yaşta ne enerjin, ne vaktin kalır.

Bu yaşında risk al, konfor alanından çıkarsan kazanırsın. Ama hayatını bu şekilde geçirmeye devam edersen göz açıp kapayıncaya kadar 30 yaşına geleceksin ve bir hiç olacaksın.
 
Benim sana tavsiyem şudur; bir işe gir, bir sene boyunca o işte tüm çabanı göstererek çalış ve para biriktir. Biriktirdiğin o parayla ya ülkeni gez, ya da git ucuz yurt dışı gezileri yap.
Gerçekten çok güzel açıklama yapmışsınız sizde teşekkür ederim. Ancak üniversite hakkında düşüncenizi de merak etmiyor değilim gerçekten o kadar kafam dağınık ki bu konuda etrafım ve içimden bir ses en azından bu sene çalış ve hayatın zorluğunu tat diğer sene ise üniversite sınavlarına hazırlan. Bir diğer yanım ise madem ders yapmayı beceremiyor ve sevmiyorsun çalış paranı kazan diyor.
 
Sen bu sene dediğimi yap, daha 18 yaşındasın hiçbir şey için geç değil, istersen 20'inde git Üniversiteye ama önce bir hayatı görmeni tavsiye ederim. Kendine gelirsin, bir şeyler yapmak için daha fazla motivasyonun olur.
 
Evet, zaten güncel maddi durumumuzdan dolayı bu sene çalışmayı planlıyorum üniversite problemim en azından seneye kadar kalacak.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…