Bir kaç cevap vereyim. Polisin sıkıntılı durumlarda silah kullanma yetkisi zaten var. Bu yetkisizlik sebebi ile kaybettiğimiz bir polis memuru değil. İhmal sebep olmuş. Çocuk istismarı dahil 21 suçu ile dışarıda gezen bir suç makinesi sebep olmuş. Polisin zaten silah kullanma yetkisi var dediğim gibi. Fakat her koşulda bu yetkiyi genişletelim derseniz sanki problem burada algısı oluşturur. Ama diyelim genişlettiniz, devlet içnde çeteleşme vb durumlar kolaylaşır. Devletin değil hükümetin polisi gibi hareket edildiğinde kendisinden olmayan herkese doğrulabilir o silah. Zaten nefret dönemindeyiz. Keyfi kullananlar olur. Sizi de vurabilir alakasız bir durumda. Buradaki asıl sorun bu yetki bu değil. Ben son yıllarda şikayetçi olduğum hiç bir konuda doğru bir geri dönüş alamadım mesela. Yalandan cevap veriyorlar. Ne trafik için, ne olaylı tipler ve durumlar için. Gerçek suçlular içeride olmalı.
Hukuk ve adalet ile yönetilmeliyiz. Asıl öncelikli sorunumuz bu. Yargı sistemi ya da hukuk okuyan arkadaşlar bilirler ki genel olarak Türkiye Cumhuriyeti anayasası bir çok anayasadan daha niteliklidir. Fakat uygulandığı takdirde. O sebeple öncelikle evrensel hukuk ilkelerine bağlı, tam bağımsız demokratik bir Türkiye diliyorum. Yine hiçbir sistemde her şey mükemmel olmaz elbette ama 21 suç kaydı ile aramızda dolaşanların olduğu bir dönemde yaşamak çok daha tehlikeli. Buna rağmen bizde bir tane pedofil çıkıyor herkes idam istiyor. Bir tane serseri birine saldırıyor bireysel silahlanma isteniyor, polis hayatını kaybediyor vur yetkisi arttırılsın deniyor. Dönün bakın idam suçları ile bu ülkede kimler idam edilmiş. Yine fikir suçlusu bulursunuz. Bugün kim içerideyse silah da idam da ona döner. Söyleminize bakın kiminle ve niye paralel bir düşünün. Bir sinirle ilk akla gelen en yanlış şey olabilir.. Önce sistemi yozlaştır, sonra sistemi suçla. Sonra da sistemi değiştir.