30 Ağustos…
Bir milletin yeniden doğuşu, bir ulusun zincirlerini kırıp ayağa kalkışıdır.
Bugün, gökten bir mucize inmedi; bu topraklara kanıyla, canıyla düşen Mehmetçiğin azmi ve fedakârlığı var. Ve en çok da, “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek bu millete yeniden hürriyeti armağan eden Mustafa Kemal Atatürk'ü anıyoruz.
30 Ağustos sadece bir savaşın değil; inancın, azmin ve vatan sevgisinin destanıdır. Karanlığa gömülmek istenen bir milletin, küllerinden yeniden doğup güneş gibi parladığı gündür.
Her taşında şehit kanı bulunan bu topraklarda “vatan” kavramının ne demek olduğunu bize en yüksek sesle hatırlatan gündür. O günün kahramanları, açlıkla ve yoksullukla değil; imanla, cesaretle ve özgürlük aşkıyla savaştılar.
Çünkü biliyorlardı ki: “Hürriyet olmayan bir milletin yaşama hakkı da yoktur.” Bugün bizlere düşen görev sadece bu zaferi anmak değil; onu anlamak, ders çıkarmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.
30 Ağustos, Türk milletinin bağımsızlık yemini, ebedi varoluşunun mührüdür. Unutmayalım ki bugün biz özgürce nefes alabiliyorsak; bu, Dumlupınar'da toprağa düşenlerin, Afyon'un dağlarında direnenlerin, Sakarya'nın siperlerinde can verenlerin eseridir. Onların kanıyla yazdığı bu destanı hiçbir güç silemez.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun!
