Avrupa'daki 'aşırı sağ' salt göçmen karşıtlığıyla açıklanamayacak kadar derin ve karmaşık bir olgu. Bu akımın özünde, emperyalist ve kapitalist sistemin yüzyıllar boyunca sömürdüğü mazlum halklara karşı duyulan suçluluk duygusunu bastırma ve meşrulaştırma çabası yatıyor. "Biz kimseyi sömürmedik; tam aksine medeniyetin nimetlerini onlara sunduk," söylemi, bu sömürü düzeninin üzerini örtmeye yönelik bir ideolojik araç olmuştur - bu yükseliş trendi de bunu göstermektedir. Ayrıca bu söylem, aynı zamanda ırkçı, katliamcı ve faşist düşüncelerin de beslendiği bir zemin oluşturur.