Sen de kendi fikrinde videonu çekip koyabilirsin hoş olur mu bakariz. Çocuklarin yetişkin gibi giyinmesini -dinden, yaşam tarzindan bağımsız -saçma buluyorum. Adamin dusuncesi doğru, muzik vs tarzi abes.
En temelden başlayalım. Senin defalarca tekrar ettiğin adam haklı çocuk çocuk gibi giyinmeli argümanı kulağa hoş gelse de içi tamamen boş bir ifadedir. Çünkü çocuk gibi giyinmek denilen şey bir doğa kanunu veya evrensel bir ahlak kuralı değil tamamen kişisel kültürel ve zamana bağlı bir yorumdur. Senin çocuk gibi tanımınla benimki bir başkasınınki veya 50 yıl önceki bir ebeveynin tanımı aynı olmak zorunda değil. Bu tamamen öznel olan kişisel görüşünü sanki tartışılamaz bir gerçekmiş gibi sunman en baştan bütün argümanlarını zayıflatıyor. Adamın düşüncesi doğru değil sadece kendi ahlak ve estetik anlayışını yansıtan bir fikir. Ve her fikir gibi eleştiriye ve karşı çıkışa açıktır.
Dine nasıl bağladın neyin yanıklığı bu diyerek konuyu laik bir zemine çekme çabanı anlıyorum. Ancak bu videonun kendisini ve toplumsal gerçekliği reddetmektir. Ben bu konuyu durup dururken dine bağlamadım. Videodaki adamın kendisi argümanını doğrudan dini ve geleneksel bir kavram olan mahremiyet üzerine kuruyor. Eğer adam çıkıp çocuk psikolojisi araştırmalarına göre bu kıyafetler çocukların benlik algısını zedeliyor gibi bilimsel bir argüman sunsaydı o zaman konuyu dinden bağımsız tartışabilirdik. Fakat adamın derdi pedagojik değil ahlaki. Dolayısıyla sen adamın dini motivasyonlarla dolu ahlaki argümanını alıp ama bunu dinden bağımsız düşünelim diyerek seküler bir kılıfa sokmaya çalışıyorsun. Bu mesajın özünü ve ruhunu yok saymaktır. Türkiye'de giyim kuşam üzerinden yapılan tartışmaların kültürel ve dini kodlardan bağımsız olduğunu iddia etmek maalesef gerçekçi değildir.
Benim çocuğa başörtüsü takılınca sorun olmuyor mu sorum bir çifte standardı ve ikiyüzlülüğü ortaya koymak içindi. Sen ise bu iki durumu ikisi de yanlış diyerek eşitlemeye çalışıyorsun. Oysa bu iki eylem arasında dağlar kadar fark var. Küresel bir moda akımının çocuk reyonlarına yansıması var. Bir çocuğa geri dönülmez bir şekilde dini bir kimlik ve onun getirdiği yaşam kurallarını dayatma eylemi var. Bu iki durumu aynı yanlış torbasına atmak konunun hassasiyetini ve katmanlarını görmezden gelmektir. Bu bir sağduyu değil konunun özündeki asıl sorundan yani toplumsal ikiyüzlülükten kaçma çabasıdır.
Senin sürekli atladığın ve benim en başından beri vurguladığım nokta. Asıl sorun kıyafetin kendisi değil bir başkasının hayatına müdahale etme ve onu kamusal alanda yargılama cüretidir. Sen adamın düşüncesi doğru tarzı abes diyorsun. Oysa burada tarz dediğin şey eylemin kendisidir ve adamın düşüncesinden çok daha tehlikelidir.
Bir adamın bir mağazada alışveriş yapan bir ailenin ne alacağına karışma. Bunu bir ahlak dersi gibi videoya çekip binlerce insana yayma hakkını kendinde görmesi asıl tehlikeli olan şeydir. Bu toplumsal bir çürümedir. Senin sen de kendi fikrinde video çekebilirsin demen ise bu çürümeyi normalleştirmektir. Hayır ben de video çekemem. Çünkü ben bir başkasının ebeveynlik tercihini giyim tarzını veya yaşam biçimini eleştirme ve bunu kamusal alanda ifşa etme hakkını kendimde görmüyorum. Tıpkı benim de dediğim gibi ben de o zaman küçücük kıza başörtüsü takmayın desem hoş olur mu? Bu bir fikir özgürlüğü değil açıkça bir taciz ve haddini bilmezliktir.
Sen kendi öznel doğru tanımına uymayan bir kıyafete odaklanmış durumdasın. Ben ise kendi doğrusunu başkalarına dayatmak için onları alenen yaftalayan yargılayan ve bunu bir duyar kasma şovuna dönüştüren zihniyete odaklanıyorum. Benim için çözüm basit. Beğenmiyorsan kendi çocuğuna giydirmezsin olur biter. Ama asla ve asla bir başkasının hayatının ahlak polisi kesilemezsin. Senin doğru bulduğun o düşünce hoşgörüsüz yargılayıcı ve başkalarının özgürlük alanını işgal eden bir zihniyetin ürünüdür. Ve bu bir crop toptan çok daha çirkin ve kuralsız bir hayata kapı aralar.
Saygılarımla.