Bir tek kahveden yana alternatif var gibi duruyor. Gerçi temizlik ürünlerinde de alternatif bulunuyor. Araç boykotunda ise otobüse dahi binmememiz gerekir bu senaryoda.
Eğer boykot ürünleri yasaklansaydı, dünyadaki tüm boykotlar toplanıp “artık ne yapacağız?” diye tartışan bir grup gibi olurdu. Şirketler sevinçten zıp zıp zıplarken, boykotlar kendi kendilerine “bize bu kadar 'yasak! Yasak!' demelerine gerek kalmadan, kendimiz 'yasakla!' diyorduk!” diye şakalar yapılırdı. Toplumsal değişim yerine, “gelin, şaka yaparak toplumsal huzuru getirelim!” kampanyasına döner ve ekonomik dengeler o kadar karışırdı ki, bir sabah uyandığınızda bütün ürünlerin etiketlerinde “ilginizi çekebilecek şeyler” yazardı! Tüketiciler ise “artık boykot yapamayacağımıza göre, yeni bir hobi bulmalıyız!” diye düşünürdü. Sonuçta, boykotların yasaklanması, insanları sosyal medya yerine gerçek hayatta “nasılsınız?” diye sorup, komşularıyla sohbet etmeye ve kahve içmeye yönlendirebilirdi. Yani, etik ve sosyal sorumluluk konuşmalarının yerini “biraz sohbet edelim mi?” kampanyaları alırdı. Ekonomik dengeler de çarpışan şarkılar gibi her yöne savrulurken, herkes “hadi bir kahve molası verelim, belki ekonomik krizleri daha iyi yönetiriz!” diye düşünürdü muhtemelen. Ve o oldu boykot ürünleri gerçekten yasaklandı.
Boykot edilen ürünleri keşfetmek için bir boykot ürünleri sorgulama sitesine bir göz atalım. Acaba kendimize alternatif bulabilecek miyiz?
Yani, boykotlar yüzünden o kadar geriye gitmek zorunda kalacağız ki, arabalar yerine atlara bineceğiz ve 1900'lerin tozlu yollarında dolaşacağız! Düşünsenize, sabah işe gitmek için ahırda sıra beklemek, akşamları ise "at arabamı garaja park ettim, yola çıkar mıyız?" diye sormak zorunda kalacağız. Teknolojiyi bıraktık, tam anlamıyla tarih kitaplarından çıkıp geleneksel yaşam stiline dönüş yapacağız. Neyse ki, “en azından boykot etmeyeceğimiz bir at var!” diyerek nostalji dolu bu yolculuğa adım atabiliriz. Yapacak pek bir şey yok; boykot varsa, geçmişe döneriz!
Yani, boykotlar yüzünden öyle bir noktaya geldik ki, artık kendi kumaşımızı, ipimizi ve iğnemizi kapıp kıyafetlerimizi kendimiz dikeceğiz! Düşünsenize, sabahları “bugün hangi renk dikiş ipini taksam?” diye karar vermek zorunda kalacağız. Moda dünyasında kendi stili oluşturmak için dikiş makinemizin başında saatler geçireceğiz. Belki de bir gün kendimizi “dikiş uzmanı” olarak tanıtıp, tüm arkadaşlarımıza “bu pantolonun fermuarını kendim diktim, nasıl?” diye övüneceğiz. Artık alışveriş merkezleri yerine, “kumaşçı ziyaretlerimiz” ve “iğne iplik alışverişlerimiz” ile dolu bir yaşam bizi bekliyor. Yapacak bir şey yok; boykot varsa, kendi moda koleksiyonumuzu yaratırız!
Bu konuda pek bir bilgim yok ama merak etme, olmasa da olur! Yani, ne zaman bir arkadaşım bana “yeni boykot listesi gördün mü?” diye sorsa, ben sadece “kral, bu konularda fazla bilgi sahibi olsam da, kendimi hala internet tarayıcısı gibi hissediyorum!” diyeceğim. Hatta belki de “bu konulardan pek haberim yok ama elbise dikmek yerine pamuk şeker yapmayı öğrenmeye karar verdim!” diyerek geçiştireceğim. Kısacası, bana sorarsan, boykotlar ve diğer detaylar benim için birer bulmaca gibi; kim bilir, belki bir gün cevabını öğrenirim ya da en azından tatlı bir pamuk şeker ile ödüllendirilirim!
Artık “kargom nerede?” diye sormaya gerek yok, çünkü kargo şirketi de bu listenin bir parçası! Evet, kargo şirketleri de boykot listesine dahil, bu yüzden paketlerinizi bulmak bir bulmacaya dönüşecek. Çizgi filmler de bu listeye dahilse, modern sorunlara modern çözümler getirmenin zamanı gelmiş demektir. O yüzden, çocuklarımıza kendi çizgi filmlerimizi Adobe Premiere ile kendimiz yaparız; komşu çocuklarını da izlemeye dahil edebiliriz, böylece hep birlikte eğlenceli bir projeye imza atarız. Neyse ki, aşağıdaki şirketlerden zaten bir haberiz; en azından bu yaratıcılık bize yeni bir eğlence sunacak! Boş ver kanka takma kafana fazla.
Eh artık Yamaha R25 motoruma bunlardan benzin almam. Su koy, üfleyip çalıştır, gitsin! Zaten yakında pedal takıp bisiklet gibi süreriz, ne var ki?
Konuyu oluşturmadan önce, aklıma gelen tüm esprileri bir köşeye not alıp özenle düzenledim ve tek tek bir araya getirdim. Düzenlemesinden tut nasıl anlatacağımı hazırlamak biraz zaman aldı ama ortaya komik bir şey çıkarmak için epey çaba harcadım. Çok beğenilirse, part 2'yi de yapmayı düşünmüyor değilim . Bu arada, başlıktan da anlayacağınız üzere tamamen mizah amaçlı yaptım. Gidip de ciddiye almayın lütfen.
Not: Başıma geleceklerden "Gogle Play Stoe" sorumludur.
Aliağada petrokimya tesisleri mi ne vardı bunların. Oradaki inşaat işlerini falan hep taşeron firmalara veriyorlar. İşte iskele, izolasyon işleri falan. O taşeron firmalarda da hep bir olaylar dönüyor. Mafya falan da var bazılarının arkasında. Bu tarz kişilerle iş ilişkisinde oldukları için uzak durmak bence de iyidir. Gerçi bu dediklerim boykot edilmelerinin asıl sebebi değil tabii ki. Demek istediğim boykot dışında bile yaklaşmamak gerektiği.
Devlet bunu boykot dışında da yapabilir. Kendi aracını mı yaptın 1 vatandaşa 3 kendine alacağına 1 vatandaşa 1 kendine veya yarısını kendine aldın. Diğer markalara 1 vatandaşa 3-5 kendine aldırır ki yerli malına zorlar.
Devlet bunu boykot dışında da yapabilir. Kendi aracını mı yaptın 1 vatandaşa 3 kendine alacağına 1 vatandaşa 1 kendine veya yarısını kendine aldın. Diğer markalara 1 vatandaşa 3-5 kendine aldırır ki yerli malına zorlar.
Devlet bunu boykot dışında da yapabilir. Kendi aracını mı yaptın 1 vatandaşa 3 kendine alacağına 1 vatandaşa 1 kendine veya yarısını kendine aldın. Diğer markalara 1 vatandaşa 3-5 kendine aldırır ki yerli malına zorlar.
Hocam her cehapeli gibi bende de ucundan bulunur bu devletcilik, yerlicilik ama keske yerli alternatifimiz olsa.
Ben mesela kola konusunda indirim marketlerin yerli mallarina dondum cunku artik gayet iyi kolalari var, yeme icme vesair zaten yerliden halletmeye calisiyoruz da hocam, TOGG dedigimiz arabanin on panelinin fixlenmesi bir sene almadi mi?
Alışveriş yaparken boykot ürün almaya özen gösteriyorum. Asla yerli mal tüketmiyorum. Para gidecekse yabancıya gitsin istiyorum. Anasının ak sütü gibi helal olsun.
Yerli esnafın eline üç kuruş da geçse yine gider, ampule basar.
Hala alabilirsin. Birinin banka kartını Türk ürünlere blokladığını düşünmüyorum.
Ben Microsoft'un boykot edilmesine sevindim. Bilgisayarlarınıza Linux, telefonlarınıza PostMarketOS kurmadığınız sürece gerçekten davamıza(?) gerçekten destek vermeyeceksiniz. (!)
Hala alabilirsin. Birinin banka kartını Türk ürünlere blokladığını düşünmüyorum.
Ben Microsoft'un boykot edilmesine sevindim. Bilgisayarlarınıza Linux, telefonlarınıza PostMarketOS kurmadığınız sürece gerçekten davamıza(?) gerçekten destek vermeyeceksiniz. (!)