''Şayet, er kişi aklı başında bir kimseyse sunulan kanıta göre fikir yelpazesi değişebilir'' diyerek argümana kendi eklememi yapmak istiyorum. Cahile dünyayı önüne sürsen de anlamaz, anlaması için tecrübe edinmesi gerek. Tecrübe etmeden anlayabilenlerin de aklı başındadır.
İnançların nedenselliğini genellemek doğru bir yaklaşım değil. Sırf ailesi inandığı için inanan, neden inandığını bilmeyen, inanmış olmak için inanan, araştırmaları ve çıkarımları sonucu inanan, aidiyet ihtiyacı ile inanan... şeklinde liste uzar.
İnancını ve bilimsel çalışmalarını ayrı tuttuğun müddetçe, yani ilgi alanını etkilemediği sürece ortada bir problem yoktur. Bkz. Aziz Sancar. Nobel ödüllü kimyager.
İnançların nedenselliğini genellemek doğru bir yaklaşım değil. Sırf ailesi inandığı için inanan, neden inandığını bilmeyen, inanmış olmak için inanan, araştırmaları ve çıkarımları sonucu inanan, aidiyet ihtiyacı ile inanan... şeklinde liste uzar.
İnancını ve bilimsel çalışmalarını ayrı tuttuğun müddetçe, yani ilgi alanını etkilemediği sürece ortada bir problem yoktur. Bkz. Aziz Sancar. Nobel ödüllü kimyager.
Dediğiniz gibi genelleme olarak kabul ettiğimizde pek doğru bir sonuç çıkmıyor. Aslında bahsedilen "inanç" körü körüne bağlanmak. İnandığı şeyin yanlış olabildiğine ihtimal bile vermeyen ve olası tartışmalarda kanıtlar sunulmasına rağmen kendi bildiğinden vazgeçmeyen insanlar için geçerli.
Bilim ne alaka onu anlamadım bilim yapan birisi yaptığı şeyi yaparken deney, gözlem ve mantıksal çıkarımlar yaparak bilimi yapıyorsa bunda bir sorun yok bunu böyle yapmıyorsa o kişi zaten bilim insanı değildir yanlış düşünüyorsun bence.