Celal Oğlan türküsünün acıklı hikayesi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan berat_01
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 24

berat_01 12

Yetkin
Katılım
4 Mart 2024
Mesajlar
484
Çözümler
2
Beğeniler
135

Celal Oğlan türküsünün tam ve gerçek hikayesi​

Hikaye, 1948 yılının Sivas'ında, bugün Altınyayla ilçesine bağlı olan Deliilyas köyünde geçer. Hikayenin kahramanı, yörede dürüstlüğü, yakışıklılığı ve şık giyimiyle tanınan, herkesin çok sevdiği Celal Kulmaç'tır (Celal Oğlan). Celal, aynı köyden gönlünü kaptırdığı Döndü adında bir genç kızla nişanlanır. İki genç birbirlerini çok sevmektedir ve büyük bir aşkla evlilik hayalleri kurarlar.

Ancak o dönemin köy şartlarında düğün masraflarını karşılamak ve ev kurmak kolay değildir. Celal, başlık parasını ve düğün masraflarını denkleştirebilmek için gurbete gitmeye karar verir. Sivas merkezdeki çimento fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar. Gurbet hayatı Celal için çok ağır ve çileli geçer. Fabrikadaki zorlu çalışma koşullarının yanında, maddi imkansızlıklar yüzünden doğru düzgün yatağı yorganı olmadan, şantiyede kuru beton yerlerde yatarak para biriktirir. Bu zorlu gurbet hayatı, genç Celal'in ciğerlerini ve vücudunu derinden sarsar, direncinin kırılmasına yol açar.

1948 yılının sonbaharına doğru Celal, biriktirdiği parayla köye döner ve düğün hazırlıkları başlar. O dönemin yasal prosedürleri gereği, evlilik muayenesi ve resmi nikah işlemleri için Celal ve nişanlısı Döndü, yürüyerek Şarkışla ilçesine giderler. İşlemleri halledip büyük bir sevinçle köye doğru geri yürürlerken yolda çok yorulurlar ve terlerler. Yol üstündeki bir ırmakta serinlemek için yıkanan (çimen) Celal, terli vücuduyla şiddetli bir soğuk alır.

Gurbette zaten zayıf düşmüş olan bünyesi bu soğuk algınlığını kaldıramaz. Celal, eve döndüğü an çok ağır bir yatağa düşer (zatürre veya menenjit olduğu söylenir). Günlerce ateşi düşmez, durumu gittikçe kötüleşir. O yılların köy yerindeki imkansızlıkları, yolsuzluk ve çaresizlik yüzünden Celal bir türlü şehre, doktora (hekime) ulaştırılamaz.

Deliilyas köyünde düğün için her şey hazırlanmış, davullar vurulmaya başlanmıştır. Ancak Celal'in odasından acı haber gelir. Celal Oğlan, düğününe sadece bir gün kala, muradına eremeden hayata gözlerini yumar.

Davul sesleri bir anda kesilir ve düğün evi feryat figan içinde bir yas evine dönüşür. Hayatının en mutlu gününde gelinlik giymeyi beklerken sevdiğinin cansız bedeniyle karşılaşan Döndü, tarif edilemez bir acıyla yıkılır. Gözü yaşlı taze gelin, Celal'in cansız bedeninin başucunda adeta aklını yitirmişçesine dönerek feryat etmeye başlar. Döndü'nün o anki acıyla doğaçlama olarak yaktığı bu hüzünlü ağıt tam 104 kıta sürer. Cenazedeki köylülerin ve ağıtçı kadınların hafızasında kalan bu feryatlar, dilden dile aktarılarak Türk halk müziğinin en sarsıcı türkülerinden birine dönüşür.

Yöre ağzından ve eski derlemelerden alınan diğer kıtalar:

 
Son düzenleyen: Moderatör:
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…