Bir zamanlar, altın kâğıtlar üstüne güzel, kahramansı, masalsı şeyler yazacak bir gençliğim yok muydu? – Çok şanslıydım! Hangi suça, hangi hataya borçluyum şu anki zayıflığımı? Hayvanların kederle ağladığını, hastaların umutsuzluğa düştüğünü, ölülerin kâbuslar gördüğünü hayal eden sen, düşüşümle uykum arasındaki bağı bulmaya çalış şimdi. Kendimi, sonsuz dualar döken bir dilenciden daha iyi açıklayamıyorum. Bilmiyorum artık nasıl konuşulacağını!
Fakat yine de, bugün, Cehennem'imdeki hesabımı bitirdiğimi zannediyorum. Evet, Cehennem'di bu; eski Cehennem, kapılarını insanoğlunun açtığı.
Aynı çölden, aynı kara gökyüzüne dek, yorgun gözlerim daima açık gümüş yıldız üstünde, ebediyen; ama üç bilge adam asla uyanmıyor, Hayatın Kralları, kalp, ruh, akıl. Ne zaman gideceğiz, dağlar ve sahiller üzerinden, selamlamak için doğuşunu yeni işgücünün, yeni bilgeliğin, tiranların ve şeytanların uçuşunun, batıl inancın sonunun, – ilk kez – yeryüzünde Noel kutlamanın!
Gökçe şarkı, ulusların ilerleyişi! Köleyiz bizler, lanetlemeyelim hayatı.
Yazar: Arthur Rimbaud
Çevirmen:
@7025
Orijinal Metin: