Hocam mantığı tam ters düşünüyorsun, sistem elemanın yakalandığını hissetmiyor zaten; eleman sisteme "ben iyiyim" demezse devreye giriyor.

Dead Man's Switch tam olarak şöyle çalışır: Adam uzak bir sunucuya mesela 24 veya 48 saatlik bir geri sayım sayacı kuruyor. Her gün girip şifresini yazıp o sayacı sıfırlamak zorunda. Eğer elemanı dışarıda paketlerlerse, nezarete atarlarsa veya internete erişemezse o sayacı sıfırlayamaz. Süre sıfıra vurduğu anda sistem otomatik olarak "bu adam öldü ya da tutuklandı" diyerek önceden yüklenmiş dosyaları internete, Reddit'e veya torrent ağlarına otomatik servis eder. Yani elemanın dışarıda enselenmesi sistemi durdurmaz, tam aksine tetiğin çekilmesini sağlar.

Gerçi bu durumda şöyle bir şey ortaya çıkıyor: Adam ölürse final sızar :oops:
1.webp

Bu şekilde olursa diyorsun yani.
 
İlla koskoca FBI bunu da düşünür.
Hocam FBI bunu tabii ki biliyor ama bilmekle durdurabilmek aynı şey değil, filmlerdeki gibi "hacker tuşlara bastı ve dünyadaki tüm sunucuları kapattı" gibi işlemiyor bu işler.

Eğer eleman bu sayacı ABD sınırları dışındaki bir offshore sunucuya, Tor ağına veya merkeziyetsiz bir sisteme kurduysa, FBI adamı gözaltına alsa bile o sunucunun nerede olduğunu ve hangi şifreyle sıfırlandığını 24 saat içinde tespit edip fişini çekemez. Matematik ve kriptografi karşısında koskoca FBI da olsan şifreyi veya sunucu adresini bilmediğin sürece tıkır tıkır işleyen bir kodu uzaktan durduramazsın.

Zaten tarihte bunun örneği var: FBI, Silk Road kurucusu Ross Ulbricht'i yakalarken kütüphanede sahte bir kavga çıkartıp adamın dikkatini dağıttı ve laptopu açıkken masadan kaptı. Neden? Çünkü laptopun kapağı kapandığı anda tüm sistem kendini kilitliyordu ve FBI bile o şifrelemeyi kıramıyordu.

Yani FBI'ın yapabileceği tek şey adamı yakaladıktan sonra "sistemi kapatmazsan sana 50 yıl hapis veririz" diye pazarlık yapmak olur; yoksa arkada dönen geri sayımı uzaktan durduracak sihirli bir düğmeleri yok.
 
Hocam FBI bunu tabii ki biliyor amabilmekle durdurabilmek aynı şey değil, filmlerdeki gibi "hacker tuşlara bastı ve dünyadaki tüm sunucuları kapattı" gibi işlemiyor bu işler.

Eğer eleman bu sayacı ABD sınırları dışındaki bir offshore sunucuya, tor ağına veya merkeziyetsiz bir sisteme kurduysa, FBI adamı gözaltına alsa bile o sunucunun nerede olduğunu ve hangi şifreyle sıfırlandığını 24 saat içinde tespit edip fişini çekemez. Matematik ve kriptografi karşısında koskoca FBI da olsan şifreyi veya sunucu adresini bilmediğin sürece tıkır tıkır işleyen bir kodu uzaktan durduramazsın.

Zaten tarihte bunun örneği var: FBI, silk road kurucusu ross Ulbricht'i yakalarken kütüphanede sahte bir kavga çıkartıp adamın dikkatini dağıttı ve laptopu açıkken masadan kaptı. Neden? Çünkü laptopun kapağı kapandığı anda tüm sistem kendini kilitliyordu ve FBI bile o şifrelemeyi kıramıyordu.

Yani FBI'ın yapabileceği tek şey adamı yakaladıktan sonra "sistemi kapatmazsan sana 50 yıl hapis veririz" diye pazarlık yapmak olur; yoksa arkada dönen geri sayımı uzaktan durduracak sihirli bir düğmeleri yok.

Tamamen katılıyorum. Tam bu yüzden Amerika, ınterpol gibi uluslararası teşkilatlardan yardım almak zorunda kaldı. Şimdi GTA 6'nın sızması ınterpol ile ne alaka diyenler olabilir. Adamlar GTA 6'yı sızdırdığı için değil, borsanın içinden geçtiği için arıyorlar. 1.5 milyar dolarlık bir Supply değeri söz konusu. Bu olay bütün ülke borsalarını etkiledi bizde çok gündem olmadı.
 
Oyunun çıkışına az kaldığı için artık heyecandan başka oyun oynayamıyorum, çıksa da sabaha kadar otursam başında.
 
Sizce Take-Two bu "dead man's switch" blöfüne boyun eğer mi, yoksa sızıntıcının peşine düşüp o spoiler'ların patlamasını göze alırlar mı?
Milyar dolarlık devler blöflerini sallamayıp böyle kişilerin peşinden gitmeye devam eder. Blöf veya anlaşma kabul etmeleri bütün sektöre zarar verir çünkü. Gerekirse oynanılabilir build torrent’e düşer ama peşini asla bırakmazlar. 15 yıl sonra da hala arıyor olacaklar.
 
Allah Allah burasını hiç düşünen olmamıştır ne demek oluyor yani bu? Supply değeri derken?
Hocam örnek vereyim: X bir şirketin 30 yıldaki supply değeri tahminen 10-15 milyar dolar olur. Pırasa adamın supply değeri sadece 1-2 haftada 1.5-2 milyar oldu. Bunun en büyük sebebi usulsüz işlem yapan borsacılardır. 3 verip 10 almak için bu coini gereksiz yere şişirip, şişirip hep vergiden kaçmak için hem kara para aklamak için yapılan bir işlemdir. Bunu gören X şirket kendi şirketindeki kara parayı bu şekilde aklayabilir. Liman bankacılığı yönetiminden de bu kara parayı çok rahat bir şekilde temiz olarak temin edebilirler.