Dijital detoks deneyiminiz

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan 5707
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 25
  • Görüntüleme Görüntüleme 405
  • Etiketler Etiketler
    dijital

Instagram'ı editler için vs kullanıyorum farklı bir hesap ile ama boykot falan sonrasında postlar azaldı.
Bir dönem 3 ay Instagram'ya girmedim ve telefonda yaptığım şeyler Fatih Altay'lı ve Timur Soykan'ın yazılarını takip etmek, YouTube'da bir yere giderken ve kahvaltıda 1 2 video izlemekti sosyal medyadan da sıkılmıştım. Sonrasında rahatlamıştım. Techolay kullanıyordum yalnızca. Keşke tekrar başlama kararını iptal etme imkanım olsa.
Biz YouTube bizi izole edebildiği için rahatlatıcı zannediyoruz ama sürekli etkileşimdeyiz. YouTube yerine natgeo, BBC first, tarih TV izlemekte rahatlatıcı gelmişti bana.

Maksimum 24 saat dayanabildim. İşin en zor kısmı yemek yerken hiçbir şey izlememek. O kadar alışmışım ki yemek yerken video izlemeye, sadece yemeğe bakıp düşünüyordum.
Bu normaldir ama ya. Eskiden de teknoloji yokken herkes birbiriyle konuşuyordu ve daha sosyal ortam var mış galiba köylerde bile. Aynı evin içinde ilgi alanları ve yeme vakitleri farklı.
 
Ben bu durumu kendimi başka şeylere adayarak asmistim fakat şuan boşlukta olduğum için uzun yıllar sonra tekrar düştüm. Bu dediklerini neredeyse 2 3 yıl boyunca o kadar az kullandım ki zihnim alınmıştı resmen. Gün içinde resim çizmeye başladım, müzik enstrümanı alıp onla vaktimi geçirmeye başladım ve uzun yıllar bu şekilde biraz ara verdim. Demek istediğim farklı uğraşlar bul. 5000 parça puzzle al mesela ne bileyim bu tarz şeyler.
 

Hocam bana kalırsa günümüz Türkiyesinde sosyal medyasız yaşamak biraz saçma geliyor. Haber elimizin altında, komedi elimizin altında, istediğimiz diziler ve filmler elimizin altında, bilgi kaynağı elimizin altında.

Şöyle düşünelim: Takip ettiğiniz bir dizi var ve siz onu 90'lı yıllarda sadece televizyondan izleyebiliyorken şimdi ise dizi yayınlandıktan sonra istediğiniz zaman izleyebilirsiniz. Yapmış olduğunuz şey detoks değil, erişim kolaylığı oluyor. Bu durumu nasıl izah edeceğimi tam bilmiyorum ama sosyal medyadan uzaklaşmak kendinize eziyet olur. Bahsettiğim olayda eğer size zarar veriyorsa, uzaklaşın. Zarar veren kişiden uzaklaşın. Yemek yerken bir şeyler izlemek sadece bizim yaptığımız bir durum değil. İnternetin ülkeye yayılmadığı senelerde çoğu mutfakta televizyon vardı. Yani bu şu an ortaya çıkan bir durum değil. Yalnız yemek yemektense ben bir şeyler izlemeyi tercih ederim ve nefsime zehir etmem o yemeği. Çünkü ruhum bundan keyif alıyor. Ama Instagram bana zarar veriyordu ve kapattım. Bu benim ruhuma iyiliğimdir. Saçma sapan akşam kuşağındaki haberleri izlemektense anlık olarak Twitter'da erişebiliyorsam bu benim ruhuma yaptığım iyiliktir. Bunu detoks içine koyamam. Reddit'te bazı postlara gülüyorsam, bu benim tiyatroya gitmeden ruhuma yaptığım iyiliktir. İnternet detoksu bana göre eziyetten başka bir şey değil. Özellikle de Türkiye'de yaşıyorsan ve maddi durumun aktivitelerini zorluyorsa, her gün kafade boş boş oturup bir kahveyi elimde saatlerce dolaştırmaktansa ben yemek saatlerimde Enis Kirazoğlu izlemeyi tercih ederim.
 
İfadeler: xrs
Sınava çalışmaya başlarken buna karar vermiştim. Gerçekten zor ve güzel bir durumdu benim için Instagramı silmiştim. Diğer sosyal medya uygulamalarını direkt kullanmıyordum. Sabahları 6'da kalkıp spor yapıyor sonrasında kendime kahvaltı hazırlayıp YouTube üzerinden haber dinliyordum gündemi takip edebilmek için. Bu durum bir süre böyle devam etti ki psikolojik olarak motive ediyordu beni. Ne oldu bilmiyorum, buna yormak ne derece doğrudur karar veremsemde bir depresyon sürecim oldu. 2-3 hafta yaşadığımı hatırlamadım bile. Geceleri uyuyamıyordum elim telefona gidiyordu, Instagram'ı indirmiştim dayanamayıp. O günden beri hala aynıyım ve bu durum berbat hissettiriyor. Gece geç saatlere kadar uyumuyorum, öğlen denebilecek saatlerde uyanıyorum. Mental olarak çökmüş durumdayım, elimden saatlerce telefon düşmüyor. Gerek Sosyale gerek diğer uygulamalara girmeden duramıyorum. Eski halimi özlüyorum, belki de bu durumlar robot değilde insan olduğumuz için bu kadar zor geliyordur.
 
Hiç fark ettiniz mi bilmiyorum ama telefon kullanmamanız gereken yerde telefona bakmadan öylece oturup bir şeyler düşünerek zaman geçirebiliyorsunuz. Herkeste olmuyordur belki ama bende çok olduğunu fark ettim.

Mesela sınava hazırlanacaklara verilen en yaygın öneri kütüphaneye gitmektir. Kütüphaneye gidince neredeyse herkes ders çalışacağı için ve giderken ders çalışma amacıyla gidileceği için normalde evde Reels kaydırıp ders çalışamazken kütüphanede çalışabilirsiniz (ya da olasılığı artar). Normalde evde odaklanamaz ve dikkatiniz sürekli dağılırken kütüphane gibi bir ortamda 1 2 saat hiç telefona bile bakmadan soru çözebilecek odağa ulaşabiliyorsunuz.

Bu durum da aslında beynimizi nasıl yönettiğimiz konusuna çıkıyor bence. Beyin dopamin almayı istiyor ve o dopamini nasıl alıyorsa o uygulamayı tekrar etmek istiyor. Düzenli yapılan şeyler de aslında bir dopamin sayılabilir ve beyne her şeyin olması gerektiği gibi ilerlediğini söyler, bu yüzden bir şey yerken video izleme ihtiyacı hissedebiliriz çünkü düzenli yaptığımız bir şey olmuş sayılır.

Ya da mesela 1 gün boyunca telefonu bir kenara bırakıp bakmamak ile 1 gün boyunca telefonun bozulduğu için tamir olana kadar bakamamak aynı süreci mi doğurur?

Biraz karışık bir anlatım olmuş olabilir ama bu tür şeyler hep beyinde biten şeylerdir aslında. Mesela yemek yerken telefonunuz yanınızda olmasa bile büyük ihtimalle telefona bakma ihtiyacı hissetmeden yemeği yersiniz ama yanınızdayken sanki telefona bakılmazsa o yemek yenmeyecekmiş gibi gelir.

Ve @Learnof çok güzel bir noktaya değinmiş bence, her ne kadar sosyal medya zararlı diye gezsek de bir bakıma yeni bilgiler öğrenme ortamı sağlıyor ve güncel durumlardan haberdar olabiliyoruz. Bizi keyiflendirecek şeylerle uğraşıp moralimizi yükseltip sıkıntılarımızı unutabiliyoruz.
Günümüzde teknolojiyle artık zorunlu olarak iç içe olduğumuz için keşiş gibi kendimizi geri çekmek yerine daha uygun ve sağlıklı bir biçimde kullanmaya dikkat etmeliyiz.

Mesela Reels kaydırırken günün bittiği için şikayet ediyorsun, e o zaman kendine bu konuda engel olmayı dene. Reels kaydırma da bir şeyler oku, "çok reels kaydırdım artık yeter" diye düşünüp çık o ekrandan. Genelde bu detoks işlerini sigarayı aniden bırakmak gibi uyguladığımız için beceremiyoruz ve paşa paşa geri geliyoruz uygulamaya.
Önemli olan neyi nasıl yaptığının farkında olmak bence.
 

Ben dizi, film, hikayeli oyunları konuyu açarken dahil değil zannettim sonra internetten baktım ve dahil olduğunu öğrendim ama eklememişim. Benim dediğim şey daha çok açlık grevi gibi. Öldürmeyecek kadar tüketmek.
YouTube'daki 15dk civarı olan veya kirazoğlu videolarını izlemeyi detoks içine almaktan ziyade her 30dakikada bir veya 70kda bir YouTube'a girme ihtiyacını demek istemiştim. Meme kısmında da katılıyorum.
Haberleri bi' dönem çok takip ettiğim için bana rahatlama gelmiş olabilir. Bir gün, oda TV hepsin bırakıp gündüz Fatih Altay'lı izlemiştim çünkü o dönem çok tüketmiştim.
Tamamen bırakmaya çalışmakta mantıksız böyle bir imkanımız Finlandiya'da olabilirdi.
 

Bu bildiğim kadarıyla beynin ortam mekanizması ile de ilgili. Kütüphanede yalnız olunca ble telefona bakma ihtiyacı azalır çünkü öyle şartlanmamışsınızdır. Odada zordur çünkü odada genellikle teknolojiyle iç içesinizdir.
 
Elimizdeki cihazların kölesi olmuş gibiyiz, bu gerçekten çok can sıkıcı bir durum. Neyse ki bu benim için o kadar da vahim değil sosyal medya saatlerimi almıyor. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu cihaz değiştirmek gibi görünüyor. Eğer WhatsApp, Instagram gibi uygulamalara işim gereği ihtiyaç duyuyor olmasaydım, hiç düşünmeden tuşlu bir telefon alırdım. Ama maalesef işimiz teknoloji...

Saniye'nin yaptığı video çok güzel, izlemeni tavsiye ederim;
 
Whatsapp haberleşme için zaten, diğer sosyal etkileşim temelli program vesaireler de kullanıcının ilgi alanına bağlı. Ben ne istersem, neyi arzu edersem; onu, benim önüme çıkarıyor. İlgim olmayanı seçmeyi de bana bırakmış, bir parmak haareketi ile herhangi saçma bulduğum videoyu ya da paylaşımı göz ardı edebiliyorum.

Kapasitem belli, tercihlerim belli, yönetme kabiliyetine de sahipsem; neden bunların bana verdiği güzide imkanları da görmezden geleyim.

Elmalar sağa, armutlar sola. Alayını aynı poşete sokmanın haceti yok, aynı zamanda hepsini aynı poşete koyduğumuz elma ve armuttan istediğimizi alabilmemiz de mümkün.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…