İşin siyasi kısmı hakkında konuşmuyorum. Ancak siyasilerin konuşmalarına bakarsak ne için katılmadığımız çok belli. Halkı hala daha gerici olan bir ülkede yaşıyoruz. Hadise yarışmaya katıldığında giydikleri sebebiyle hem siyasi baskıya hem de TRT tarafından gelen sansür baskısına maruz kalmıştı. Bunu kendisi açıklamıştı yanlış hatırlamıyorsam. Yani bireysel özgürlük falan bunlar bizim ülkemiz için geçerliliği bulunmayan şeyler, başımızdakiler ne derse o.
Üniter devlet anlayışı.
 
Eurovision acayip keyifli yarışma. Geçen haftalarda izlerken çok keyif aldım. Hak yeme olaylarına takılmamak lazım. Örneğin; Hırvatistan halktan tam puan aldı, jüriden alamadı çünkü SJW lobisi dünyayı ele geçirdi. Geçmiş yıllarda da hep eşcinselleri boostladılar. Gönüllerin kazananı Hırvatistan oldu. Bu herkesi mutlu etmeye yetti. Hollanda diskalifiye edilmese birinci ve ikinci jüriye rağmen farklı olabilirdi. O elemanın tarzı baya sevildi. Yani mesele kazanmak kaybetmek değil, eğlenmek.

Türkiye'den başka siyasi propaganda vs. konuşan yok. Herkes keyfine bakıyor. Ülke karanlığa gömüldü. İnsanları kısıtlaya kısıtlaya hayatlarını bitirdiler. Orta üstü gelirim var, eskiden yaptığım aktivitelerin hiçbirini yapamıyorum. Elimizde ne kadar eğlence varsa aldılar. Millet bu yüzden pimi çekilmiş bomba gibi geziyor.
 
İnsanların eğlenceden yüksek oranda uzaklaştırıldığı ülkemizde, Eurovision gibi yarışmalar çok önemli bence. İnsanların kafasının dağılması lazım, hem eğlenceli olur. Katılmak lazım yani. Başımızda bunlar varken zor tabii.
Çok haklısınız hocam aynı şeyleri düşünüyoruz. İlla 1. olmak değil amaç eğlenmek kafa dağıtmak onu bile çok gördüler bize.