Eki Görüntüle 277391
Son zamanlarda özellikle ABD’de sıkça gündeme gelmeye başlayan
Flock kameraları, ilk bakışta sıradan güvenlik kameraları gibi görünse de aslında otomatik plaka tanıma sistemiyle çalışan bir gözetim ağıdır. Bu kameralar yoldan geçen araçların plakalarını ve görüntülerini kaydederek bunları konum, tarih ve saat bilgileriyle eşleştirir.
Sistem temel olarak çalıntı araçların bulunması ve suçların araştırılması amacıyla kullanılıyor. Ancak binlerce kameranın farklı bölgelerde aynı sistem üzerinden çalışması, yalnızca şüphelilerin değil sıradan insanların araç hareketlerinin de kayıt altına alınabilmesi nedeniyle ciddi mahremiyet tartışmalarına yol açıyor.
Örneğin, 2023 yılında Illinois’deki bir polis departmanı,
kürtaj yaptırdığı düşünülen bir kadının aracını Flock Safety plaka tanıma ağı üzerinden aradı. Electronic Frontier Foundation’ın (EFF) elde ettiği kayıtlara göre polis, kadının aracının farklı eyaletlerdeki hareketlerini tespit etmek amacıyla Flock sistemini kullandı.
We’ve said it before, and we’ll say it again: Lawmakers who support reproductive rights must recognize that abortion access and mass surveillance are incompatible. The systems built to track stolen cars and issue parking tickets have become tools to enforce the most personal and politically...
Flock kameralarının hızla yaygınlaşması, beraberinde ciddi bir tepkiyi de getirdi. Özellikle kitlesel gözetim ve mahremiyet konusunda endişe duyan bazı aktivistler, bu kameraların kamusal alanlarda bu kadar yaygınlaşmasına karşı çıkıyor.
Tepkiler yalnızca protesto ve hukuki mücadelelerle sınırlı kalmadı. ABD'nin bazı bölgelerinde Flock kameralarının
boyandığı, üzerlerinin kapatıldığı, devrildiği veya fiziksel olarak zarar gördüğü olaylar da yaşandı. Bu eylemleri gerçekleştiren kişiler genellikle kameraları suçla mücadele aracından ziyade insanların hareketlerini takip edebilen bir gözetim altyapısının parçası olarak görüyor.
Kısacası mesele birkaç kameradan ibaret değil.
İnsanların nereye gittiğini, ne zaman orada olduğunu ve hangi güzergâhları kullandığını kayıt altına alabilen devasa bir gözetim altyapısının normalleştirilmesinden bahsediyoruz. Bugün “suçla mücadele” gerekçesiyle kurulan bu sistemlerin yarın kimleri, hangi gerekçelerle takip etmek için kullanılacağını kimse garanti edemez. Özgürlüğün bedeli, her sokağın ve her aracın sürekli kayıt altında tutulması olmamalı.
Eki Görüntüle 277392