Soma' da 301 madenci hayatını kaybettiğinde, ölenlerin yakınlarını tekmeleyen bir anlayışa saygı duymam ben. Hangisi sayayım Hatay depremi mi, gar katliamı mı, iliç faciası mı?...
Saygı duy veya duyma, konu bu değil. O anlayışı halk seçiyor. Sokağa çıkıp dükkanları yağmalamak da o seçmen halkın fikrini değiştirtmez, tam tersine hükümeti daha çok desteklemeye iter.
"Bize böyle etiket yapıştıracaklar, sokağa çıkmayalım" anlayışı zaten sokağa çıkan insanlarda yoktur ve halkın problemlerinden bir tanesidir. Sokağa çıkan insan zaten ortada kalmıştır, düzene baş kaldırmıştır. Sokağa çıkan insan örneğin şuna karşı çıktığı için sokağa çıkar:

"Yalnız yaşayan bir kişinin yoksulluk sınırı, asgari ücretten 10.000 TL civarı daha yüksek ve bu kabul edilemez, ülkenin %40'ından fazlası da asgari ücretle çalışıyor."

Sonra da tencerede kaynayan kurbağa misali halk da bunu öylece seyreder, o kişi pek çok yerden saldırıya uğrayarak bertaraf edilir ve yalnız kalır. Çıkan kişi de bu varsayımı bilerek çıkar zaten. Sokağa çıkmak yazdığınız gibi bir şey değil, belirli varsayımları kabul ederek çıkarsınız. Kaotiktir.
Sokağa protesto için çıkmakla "zengine, devlete ceza verelim" anlayışıyla çıkmak farklı şeyler. Mesajlarımda eleştirdiğim bu yağmaları meşrulaştıran düşünce biçimleri, sokağa çıkılması değil.