İBB Ak Parti Grup Başkanvekili Zeynel Abidin Okul: Kent lokantaları'nı destekliyoruz

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Hans
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
  • Mesaj Mesaj 33
  • Görüntüleme Görüntüleme 1B
  • Etiketler Etiketler
    parti
10 sene önce de vardı. 10 sene önce sadece vatandaş, özelleştirmelerle kasaya giren dolarların etkisi vasıtasıyla bugün olduğu gibi hissetmiyordu. Dolarlar bitince AKP'nin keli göründü.
Bu dediğiniz tam bir safsatadır, 1950'lerin teknolojik altyapısına sahip dandik fabrikaları satınca mı 80 milyonluk ülke olarak 13 sene refah içinde yaşadık yapmayın etmeyin. Bu verimsiz fabrikalar özelleştirilince Türkiye'nin kamu borcu çok azaldı, o yıllarda devlet bunların zararlarını kapamak için para basıyor enflasyona sebep oluyordu. Refah içinde yaşamamızın sebepleri, Türkiye'ye sıcak para girmesidir bu kıytırık fabrikaların parası yüzünde değil. Türkiye gibi iç kaynakları çok kısıtlı bir ülkeyi sıcak para gelmeden kalkındıramazsınız. Bakın bu özelleştirmelerden sonra enflasyon nasıl düşmüş?



Sevgili Hocam, Ekonomi ile Demokrasi arasında doğrudan bir korelasyon vardır. Siz ne kadar demokratik, özgür bir ülke olursanız o kadar refah olursunuz iç kaynaklardan bağımsız bir ülke o kadar yatırım alır, kalkınır. AKP iktidarı 2002-2015 arası demokratik, liberal ve AB yolunda reformlar yaptı ondan enflasyon düştü insanların alım gücü arttı, KİT'ler özelleştirilmesi de var tabi. 2015 sonrası fakirleşmemizin sebebi sonrası ilk sebebi totaliterleşme bu ülkede olan yabancı sermayenin kaçmasına yol açtı ve yabancı sermaye çıkışı olunca da döviz fırladı 2.sebebi de rasyonel olmayan ekonomi politikaları enflasyon ile faiz arasında doğru orantı olması gerekirken AKP iktidarı bunu ters orantılı yaptı ve piyasayı TL'ye boğdu ülkede ki para miktarı mal ve hizmetin çok üzerinde olduğu için bu da enflasyona sebep oldu.
Dediğiniz ülkeler, "Sosyal Liberal" ülkeler ve uluslararası verilere baktığımızda sizin o öcü gibi gördüğünüz "Liberal Demokrasi" endeksinde zirvelerde yer alıyorlar. Buyurun, "Sosyalist" dediğiniz ülkeler uluslararası verilere göre ABD ile aynı düzeyde "Liberal Demokrasi" sahip.
İskandinav ülkelerinde %90'dan fazla özel sektör hakimiyeti vardır, sizin dediğiniz "sosyalist" sistemin tamamı devletçidir. Gel gelelim, uluslararası bir kaynak olan wikipedia'da dediğimi doğruluyor. Burada @150 hocam ile baya tartışmıştık. Oda sizi aydınlatır.

Kaynak: Liberal democracy index

Sevgili Dostum, ben 2023 seçimlerinde Millet İttifakı için kapı kapı gezip oy istedim; şehir şehir gezdim 36 saat uyumadığım oldu onun için karşındaki adamın geçmişini bilmeden itham etme. Hükümetin yaptığına kimse doğru demiyor zaten, hükümetin pili bitti.

Dedikleriniz Marx'ın MÖ önce kalma zırvaları. Hiçbir geçerliliği bulunmuyor. Batı da insanlar gayet refah ve mutlu ama sizin Çin'e bakalım, Rusya'ya bakalım çöp kutusunda ki SSCB'e bakalım tam bir hüsran. Çin'de tam sizin sayılmaz, sizin sayıldığı dönem Mao Zedong dönemi ve kaç milyon insan açlıktan öldü. Ne zaman Çin'de Den Şioping'in kapitalist reformları gerçekleşti Çin ekonomisi büyümeye başladı ve milli geliri artmaya başladı. Liberal, Bireyci, Demokrat Batı Medeniyeti Sosyalist, Kamucu zihniyeti her yer de mağlup etti. Türkiye'yi bu "loserlar" ligine çekmek için ya fazla kötü niyetli ya da fazla iyi niyetli olmak gerek umarım anlamışsınızdır.
 
Son düzenleme:
İfadeler: 150
Al birini vur ötekine. 2 parti de sömürge.

Marketler, kendi özel alışveriş kartını çıkartıp sadece kartı olanlara "3 al 2 öde" gibi kampanyalar ve hatta doğrudan fiyat indirimleri gerçekleştirir. Madem ki böyle yapınca serbest piyasayı yediriyorlar 'fiyat karşılaştırma' sitesi olan Akakce.com niye var?
Esnaf, iş sahibi keyfine kâr edelim diye fiyat yükseltmiyor ki en başında fiyatların düşmesini isteyecek olanlar onlardır çünkü daha fazla müşteri çekmek isterler ama gel gör ki kâr marjı dediğiniz ortamda bile zarar ediyorlar zira 90 liraya ithal ettiği eti 500 liraya satıyor diye esnafı şeytanlaştırırken hesaba katmadığınız çok şey var, örneğin; dükkan kiraları. Enflasyondan etkilenmiyor mu sanıyorsunuz? Dükkanın sahibi babasının hayrına kiraya vermiyor. Bugün ortalama bir dükkanın kirası 20 bin TL'dir. Kâr marjı olarak aldığımız 410 TL'den hesaplarsak sadece dükkanın kirasını ödemek için bile 49 kilo et satması gerek. Daha elemanları, sigortaları, vergileri, faturaları var.

İskandinav ülkelerinden biri olan Norveç'te yaşıyorum. Burada "Kent Lokantaları" benzeri devletin, özel sektörle haksız rekabete girdiği bir uygulama yok. Diğer ülkelerden daha yüksek vergi alıp bunu bedava eğitime, sağlığa, toplu taşımaya yaymayı "sosyalizm" olarak düşünüyorsan yanılıyorsun çünkü bunlar sadece ihtiyaç dahilinde bedava. Kaldı ki pek de ihtiyaç dışı olmayan tedavi gereksinimden dolayı nöroloji doktorundan randevu aldım diye 170 NOK tutarında fatura kesildi. Tromsø'dan Oslo'ya metkup şeklinde posta göndermenin fiyatı 23 NOK. Yani Norveç bile kapitalizmin öğelerini gösterirken vasat Avrupa Birliği eteğinin altına girmiş olan diğer İsveç, Danimarka gibi İskandinav ülkelerinin kapitalist olmaması pek de gerçekçi düşünce değil. Sosyal Liberal ülkeleri, Sosyalist devletlerle karıştırmamak gerekiyor.

Ha, karma ekonomiyi desteklerim. Laissez-faire modeline karşıyım çünkü İsviçre değilseniz krizlere dayanıklılığınız tamamen yok oluyor. Devlete ait mülkiyetler olmalı ancak kabul edilebilir bir yüzdelikte olmalı ve ayrıca sürekli zarar edenler özelleştirilmeli.
Dostum burada anlatılmak istenen şey şu; bir belediye olarak devletin ideolojisini değiştiremezsin. Liberal hükümet baştayken belediye "ben komünizm uygulacağım" diyemez. Öyle bir şey olursa ülkede istikrar kalmaz. Türkiye'deki mevcut sistemde belediyelerin aşırı sosyalizm uygulaması kabul edilemez. Yani CHP iyi niyetii ama yanlış yapıyor ki bunun da acısı halktan çıkacak.
 
Son düzenleme:
Siz ne kadar demokratik, özgür bir ülke olursanız o kadar refah olursunuz iç kaynaklardan bağımsız bir ülke o kadar yatırım alır, kalkınır.
Keşke bu kadar tozpembe olsa ama hayır, yatırımcı aksine böyle ortamları sever. Yargı bağımsızlığı olan ülkelerde istediği gibi at koşturamadığından AKP gibi ahbap-çavuşçu hükümetler işine gelir. İliç'te olduğu gibi işçiler ölür, doğal ortama zarar verilir ama şirketler, patronlar yine rahatlıkla istediği gibi at koşturur. Başına bir şey gelmez.
Dengizmi bu şekilde serbest piyasa kanadına çekmek, bütün Çin sosyalizmine hakaret olur. Denetimli serbesti var Çin'de.

Ne Çin ne SSCB ise hüsran falan değil. Herkesin ders çıkarması gereken müthiş denemeler. Biri hala ayakta.

Birkaç asırdır hüküm süren kapitalizm, bir yüzyılı dolduramayan -hatta o esnada birkaç on yıllık- SSCB karşısında "Keynesyen tavizler" verdi. Tırnak içinde yazıyorum zira benim için olumlu aslında ama vahşi kapitalizm için taviz. Bundan ayrı olarak dönemin başkanı Roosevelt'in ekonomi konuşmalarını dinleyin, "bu ne ya sosyalist mi bu adam" dersiniz. SSCB, kapitalist dünyanın dengeleyici unsuruydu. Ne zaman ki yıkıldı, dünya tekrar neo-liberal politikalara geri döndü. Şimdi ise bütün Avrupa ve Türkiye faşizm tehlikesiyle karşı karşıya. Tebrik etmek lazım...

NATO kuruldu ki tüm dünyada istediği hükümetleri darbeyle indirip istediklerini başa geçirsinler, komünizmin k'si duyulursa anında başına vursunlar diye. Bknz: Kenan Evren hükumeti, Pinochet darbesi. Küba zaten on yıllardır ABD ambargosunda. Ürettiği COVID aşılarına kartuş bulamadılar pandemide. Yanlış hatırlamıyorsam Bolivya gönderdi, o şekilde çözdüler.

Hiçbir zaman adil bir rekabet yoktu, hala yok.
Hala marketlerin danışıklı olabileceğine karşıt bir argüman görmüyorum. Anlaşmalar dahilinde indirim uygulanabilir, neden olmasın?

Akakçe fiyat karşılaştırma sitesi, konuyla alakasını çözemedim. Bir firma zaten göze çarpan indirimler uyguluyorsa büyük firmalarca yutulur yahut sindirilir. İstisnalar kaideyi bozmaz.
Dediğim gibi piyasanın normaline çekildiğine halkın tercihini görüyoruz. Bakalım süreç kimi haklı çıkaracak. Kent Lokantaları işlemez olursa o zaman tartışalım.
İskandinav kısmına tek alıntıda cevap vereceğim.

Ben şu an sosyalist demiyorum, önce de değildi. İsveç sosyal-demokrasisi ve Olof Padme demişim, günümüz hakkında konuşmuyorum.

Ve hayır, aslen sosyal uygulamalardır bedava eğitim, sağlık vs. Liberalizmle alakası yoktur, fırsatı olsa ezip geçer ama halk baskısına karşı denge politikası izlemesi lazım. Dolayısıyla bazı şeyleri devlet karşılıyor.

Norveç'in bütün hikayesini bilmiyorum dolayısıyla yorum yapmam yanlış olur ama İsveç bambaşka bir örnek. Padme'nin neler yaptığına bakın.
 
Hocam ben asla sana AKP'lisin demedim dışlamadım ki hep yorumlarını analiz ediyorum AKP'ye bir şey demiyorsun hükümete filan ama CHP'nin yaptığı her şeye giydiriyorsun olmaz ki bu hükümetin rezilliklerini gerçeklerini açıkla abi anlat konuş ama hep CHP hep CHP belediyelerinin yaptığı işi kötülemek ayıptır terbiyesizliktir. Hükümet ne yaptı? CHP belediyeler en azından vatandaş için uğraşıyor iyi veya kötü.
 
Hala marketlerin danışıklı olabileceğine karşıt bir argüman görmüyorum. Anlaşmalar dahilinde indirim uygulanabilir, neden olmasın?
Dostum sen marketing co-operation olayını çok yanlış anlamışsın. Örnek vereyim; Macrocenter ve Migros arasında fiyat zinciri oluşturulabilir çünkü ikisinin de sahibi Koç Holding fakat Migros ile CarrefourSA'nın fiyat zinciri oluşturması gerçekçi değil.

Örnek:

Amerika Birleşik Devletler'indeki birbirinden bağımsız 2 büyük market arasında kırtasiye harcamaları sırasında oluşan fiyat farkı var.
Target'in 5 dolara sattığı 10 adet poşet dosyayı (two-pocket folder) Walmart 1,5 dolara satıyor. Şimdi Walmart'a serbest piyasayı mı yediriyorlar?
Akakçe fiyat karşılaştırma sitesi, konuyla alakasını çözemedim.
Serbest piyasanın hakimiyeti ve fiyatın her yerde aynı olmadığının kanıtı.
Bir firma zaten göze çarpan indirimler uyguluyorsa büyük firmalarca yutulur yahut sindirilir. İstisnalar kaideyi bozmaz.
Müşteri çekmek için uygulanır, sonuçta ortada rekabet var. Yutulur, sindirilir diye bir şey yok ki genelde aynı malı E-Ticaret işletmeleri, büyük firmalardan çok daha ucuza satıyor.
Tüm firmalar, birer kaideyi bozan istisna mı o zaman? Kendinizce kaideler oluşturmayın.
Dediğim gibi piyasanın normaline çekildiğine halkın tercihini görüyoruz. Bakalım süreç kimi haklı çıkaracak. Kent Lokantaları işlemez olursa o zaman tartışalım.
Dostum, iktisattan gram anlamıyorsun ama bizim iktisat biliminde "Ceteris Paribus" diye bir terim var ve "diğer her şey eşit olduğunda" anlamına gelir yani enflasyon artarsa fiyatlar artar. Sence bu enflasyon ortamında Kent Lokantalarının fiyatları, piyasa normali midir? İnsanların aklıyla alay etmeyin, AKP'den bir farkınız olsun. Bu enflasyon ortamında 1 menü 40 TL olmaz çünkü maliyeti bile 40 TL değildir. En azından zararına değil de maliyetine satsa zira ettikleri zarar yine halktan çıkacak.

Örneğin:
Kamu borcu, enflasyonun en büyük nedenlerinden biri.
Bedava eğitim, sağlık vb. uygulamalar karşılığında vatandaştan yüksek vergi alınınca bu sosyalizm olmuyor. Tam tersine kapitalizm oluyor. Komünizmi savunuyorsun ama sosyalizmi bile bilmiyorsun. Eğer bunlar birer sosyal uygulamalar olsaydı yüksek vergi karşılığı değil karşılıksız yapılırdı ki zaten bugün Sosyalist Devletlerin batmış, batıyor olma nedeni neredeyse her şeyi karşılıksız yapmaları. Komünizm gerçekçi bir sistem değil. Din tüccarlarından farkınız yok, millete hayal satıyorsunuz.
Norveç'in bütün hikayesini bilmiyorum dolayısıyla yorum yapmam yanlış olur ama İsveç bambaşka bir örnek. Padme'nin neler yaptığına bakın.
Sadece Norveç'i bilmiyor değilsiniz konuştuğunuz hiçbir konu hakkında bilginiz yok... Örnek verdiğiniz adamın adını bile bilmiyorsunuz. Padme değil Palme. Olof Palme. Muhtemelen bu adamın liberal okullarda eğitim gördüğünü de bilmiyorsunuz.
 
Hahahahah, attığı fotoğrafta direkt danışıklılığın kanıtı var. Total price'a bakıp atsaydın bari moruk. Majörde az çok eş gelir kazanılacağını gösteriyor tablo.

Yargıda, mecliste ve ülke yönetiminde söz sahibi olanların şöyle ufak bir hamleyi yapamayacağını söylemek bambaşka bir körlük. Devam, evet, cooperate edemezler.


Minörde ise evet, market kendini dengeler. Yukarıda bahsettiğim zincir dolayısıyla son üreticiye ulaşana kadar maliyetin üstüne konulan kâr marjı bambaşka boyutlara ulaşıyor. Sıkıntısı bu. Kent Lokantası bu zinciri kırıp malı en doğal son fiyatına ulaştırıyor, benim gözlemim bu şekilde.

En doğaldan kasıt zarar etmeyeceği şekilde. Zaten yanlışım yoksa burada yemek pişirilmiyor, yemek fabrikasından geleni sıcak bir şekilde servis ediyorlar. Bir de üstüne on binlerce kişiye yetecek yemek malzemesi alımı yapılıyor, dolayısıyla gider kısmı olabilecek en minimal düzeyde.

Ha bir de "serbestiyi bozacak" bir tüketici kitlesi yok, 40 TL'ye ısıtılmış yemek yiyecek olanlar geliyor.

Bu enflasyon ortamında 1 menü 40 TL olmaz çünkü maliyeti bile 40 TL değildir. En azından zararına değil de maliyetine satsa zira ettikleri zarar yine halktan çıkacak.
O yüzden vatandaşa nefes olup patronun boğazına çökecekler. Biliyorum, canınız baya sıkılıyor. Daha da sıkılacak.
Raporu bulamadım. İlk defa gördüğüm bir haber sitesine de güvenemedim.
Vatandaştan yüksek vergi alan sosyal bir uygulama koymuş olmuyor zaten ortaya? Varlık vergisiyle -varlık arttıkça katlanarak artacak olan vergi- desteklenmediği sürece zaten bir manası olmayacak, aksini söylemedim ki.

Ha bir de artı değerden bihaber olduğun için "beleşe hizmet olmaz" diyorsun. Bari Adam Smith okusaydın... Gerçi Adam Smith size biraz politik eksende solda geliyordur.

Biz hayal satmıyoruz, siz cehennemi pazarlıyorsunuz. Kimse de cehennemi satın almayacak. Norveç'ten bağırmaya devam.
Doğru, burada hata yapmışım. Olof Palme'nin hayatı hakkında bilgim var, isim karışıklığı yaşamam konu hakkındaki cehaletimin göstergesi değil. Saçma sapan bir çıkarım yapmışsınız.

Adama demokratik yollarla sosyalizm getiriyordu diyorum, liberal okullarda okumuş diyor.
 
İfadeler: 150
Güzel şeylerin düşüncelerden bağımsız desteklenmesi güzel. Normalde devletin piyasaya bu denli girmesini istemem, onun yerine vatandaşa istediği yerden ürün alabileceği bir ekonomi/gelir sağlamasını tercih ederim, ancak günümüzde en mantıklısı burada olduğu gibi vergilerle sübvanse edilmesi anlaşılan.

@DarkPassenger @1178 @150 @995 elinize sağlık. Yaptığınız tartışmanın okuması çok keyifli olmuş.
 
Son düzenleme:
O yüzden 20 yıldır iktidardalar değil mi?
 
Son düzenleyen: Moderatör:
O yüzden 20 yıldır iktidardalar değil mi?
İktidarda olmalarıyla dışlanacak olmaları arasındaki bağı yakalayamadım. İktidar oldukları için dışlanamazlar mı? Dışlanırlar. Dışlanmadıkları için mi iktidarlar? Hayır, dışlanıyorlar. İktidar olmalarını başka bir denklemde değerlendirmek gerek.
 
Halkın %50'sine hitap eden bir grubu dışlamak, teşhir etmek size hiçbir başarı vaad etmeyecek. Aksine hep dışlanan siz olacaksınız. AKP kendi içinde Anadolu insanını temsil ediyor esasen.
 
Bu siteyi kullanmak için çerezler gereklidir. Siteyi kullanmaya devam etmek için çerezleri kabul etmelisiniz. Daha Fazlasını Öğren.…