19 yaşındayım. Hayatımda hiçbir zaman kendimi güvende hissettiğim, ait olduğum ya da sadece olduğum için sevildiğim bir ailem olmadı.
Şu an babamın torpiliyle, zorla girdiğim bir kasiyerlik işinde çalışıyorum. Günde iki otobüs değiştirdiğim, otobüs bulamadığım için eve yorgun bir şekilde 30 dk-1 saat yol yürüdüğüm bir hayatım var. Alacağım 36.500 TL maaş benim senaryomda hiçbir şeye yetmiyor;
Ne istediğim bir masa, bir sandalye ne de istediğim bilgisayarı alabiliyorum. Akranlarım gençliğini yaşarken ben güneşin altında aralıksız ayakta kalıp patates soğan ayıklıyorum. Babamın bana sağlamadığı şeyler için kendi gençliğimi harcıyorum (babam zengin sayılabilecek birisi fakat mevzu sadece mal mülk değil, bir kez olsun da gelip benim sırtımı sıvamadı) ve bu rezil düzenden ilk maaşımla çıkmak istediğimde bana şiddetle karşı çıkıyorlar.
Devlette atanabileceğim bir bölümde ön lisans okuyorum ve kurtulmanın tek yolunun devlete atanıp memur olmak olduğunu biliyorum. Fakat KPSS'ye az zaman kalması, elimde tek atımlık kurşunumun olması, hayatımdaki bu belirsizlikler, ailemin şu an yaşadığı kötü dönem ve boşanma/ayrılık süreci gibi her şey üst üste yığılmış durumda; bunları artık kaldıramıyorum.
Evim dediğim yerde bile kendime ait adamakıllı yiyecek, kıyafetlerin bile olmamasının yokluğuyla boğuşuyorum. İçimdeki bu tükenmişlikle birlikte artık annemin yanında dahi dikkat ettiğim sınırları kaybettim; her şeye, düzene, inançlara öfkeyle küfrediyorum. Uzun lafın kısası, sadece bıktım, yorgunum ve tamamen çaresizim. Ben bunu hak etmedim. Keşke ailem biraz olsun beni sevseydi de ben de bir forum sitesine bunları yazacak kadar çaresiz olmasaydım.