Çağın getirdiği olanaklarla, her an iletişebilecek bir noktadayız. Fakat bu her an iletişimin, zannedildiği gibi bizi birbirimize yaklaştırmaktan çok uzaklaştırdığı da gözlenmektedir. Yalnızca 60 saniyelik bir videodan alınan veriler ile küfür, kıyamete ulaşabilmektedir. Böyle bir durumda alınan kararların sağlığı, zaten tehlikededir. İşin kişisel noktalara varması, veri ile irtibatsız düşünsel eksiklikler ve benzerlerinin etkisi tabii.
Bu durumun imkan ile alakalı olmadığı, kullanım maksadı ya da tavırla ilgili olduğu da barizdir. Bizim zıtlığımızın, ayrılıklarımızın; sadece o 60 saniye ve ondan doğan yorumlar ile değerlenmeye vesile olması da muhtemeldir.
Burada da şu sorular devreye girmeli sanırım:
Neyin peşindeyiz? Ne arıyoruz? Nasıl ifade edip, ne şekilde sunuyoruz? Neyi, ne için değerlendiriyoruz?
Sadece 60 saniye ve bundan esinlenilen fikirler ile bu sorular hakkında bir veriye ulaşmak mümkün müdür? Mümkün değilse, kanı neye göre oluşmaktadır?