Sanat insanın ölümden kaçışıdır insan farketmese bile ölümden korkar bilinçaltına hep yerleşmiştir ,unutulmamak için kendisi ölse bile sanat eserleri yaşar ve ölümsüz olur.

Eyvallah. İnsan, hayat içinde bir değer olduğuna inanmak ister. İnançli veya inançsız herhangi bir insanın ölüm merasimi de bu sebepledir. İnsan ölmüştür, geride kalanlar da o ölümü anlamlandırmaya çalışir, kendince. O insan ne yaşamıştır? O da kendince.

Bizi batıran da bu kendilikler ve bunu yüceltenler; bir nebze sussa keşke.
 
Sana gore degilse onun icin sanatsa ve sanatsal anlamı tasimiyorsa ne olacak?

Mesele de bu zaten. Kavramlar, sana göre ya da bana göre ile belirlenirse o zaman hiçbir şeyin anlamı olmaz ve kaosun mimarları oluruz. Herhangi bir bir yere varamaz, ortak bir anlayışa ulaşamayız. Elbet birey değerlidir lakin bir olgunun değeri ya da tanımı, ortak bilinç ve paylaşımlar ile belirlenmelidir.
 
Bildiniz, 100 puan.

Tanımlamalara karşı ya da argümanlara karşı biraz gevşek davranıyor olabilir miyiz? Ya da soru illâ, artı veya eksi minvalinde mi?

Karara dair etkenler ne mesela?

Sanat her zaman toplumun küçük ve düzensiz bir kesiminin ilgisini çeken bir şey olmuş. Yani şu anda örnek veriyorum gidip yakın bir akrabana willendorf topiji/venüsü nedir diye sorsan veyahut bunun yapılış amacı nedir diye sorsan cevap bile alamazsın sana bakarlar. Zaten sanat sanat içindir ilkesinin kendisini topluma anlatma gibi bir derdi de yok. Sanat kendisi için vardır. Sanatın yapılış amaçlarından biri gündelik hayattan kopmak ruhu dinlendirmek. Günümüzde bunu meslek halinde yapanların geneline bakarsan sevdikleri için bu işlerle uğraşıyorlar. Sevmeyen adam niye para bile getirmeyen heykel yontmayla uğraşsın ki? Günümüz pop müziklerindeki o ruhun ölmesinin en büyük nedenlerinden biri de sanat sanat içindir ilkesine hiç uyulmaması. Özhan Eren'den güldür gül dinledikten sonra gidip bir günümüz pop şarkısı açarsan ne dediğimi gayet net anlarsınız. Her şey kendi içinde yapıldığında güzeldir. Sanat kişiseldir.
 
Son düzenleme: