Doğrudur, kafasına koymuş insanları döndürmek imkansız gibi bir şey. O tip insanlar görmüşsündür mutlaka. Ne söyleseniz de fikirleri değişmez, muhtemelen o tip insanları örnek veriyor.
Şüphesiz, (Allah'ın varlığını ve Kur'an'ın haklılığını bile bile, ama işlerine gelmediği için) inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için aynıdır; (onlar asla) iman etmeyeceklerdir. (Çünkü yaratılış ve imtihan şuuru ile kulluk sorumluluğu taşımayan kimselerdir.)
Ayeti eksik paylaşmışsın. Bakara ayeti kuranın en masum surelerinden biridir ve mekkidir. Bu durum Müslüman'ların güç sahibi olmadıkları hoşgörülü olmak zorunda olmak zorunda olmalarından kaynaklanıyor.
Kuranda böyle bir ayet var, ismini vermeyeceğim ayet paylaşmak yasak olduğundan. Kısaca özetliyim, ayet inanmayanları uyarsanız da onlar imana gelmezler şeklinde. O zaman buna göre peygamberin gelmesi de mantıksız olmaz mıydı?
Sevgili arkadaşım peygamberler tebliğ yapar, buradaki söz o dönemin büyük zulüm kaynağı olan Mekkeli Müşrikler adına denmiştir. Hz. Peygamber'in (S.A.V.) kendini onlar için yormaması, onun tebliği yaptığını fakat onların reddettiğini anlatır. Onların lanetlendiği anlatır. Yoksa Hz. Ömer (r.a.) mesela, eski bir inanmayanken hatta peygamberi öldürmek isterken sonradan Müslüman oldu, hatta halife oldu.
şüphesiz, (Allah'ın varlığını ve kur'an'ın haklılığını bile bile, ama işlerine gelmediği için) inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için aynıdır; (onlar asla) iman etmeyeceklerdir. (çünkü yaratılış ve imtihan şuuru ile kulluk sorumluluğu taşımayan kimselerdir.)
Ayeti eksik paylaşmışsın. Bakara ayeti kuranın en masum surelerinden biridir ve mekkidir. Bu durum Müslüman'ların güç sahibi olmadıkları hoşgörülü olmak zorunda olmak zorunda olmalarından kaynaklanıyor.
Ayetlerin ne için nasıl indiğine de bakılmalı, mesela en iyi örneği yemek ve israf ile ilgili olanı. Ne için indirildiğine bakınca bambaşka bir anlamı olduğunu anlıyorsunuz.