IPA öğrenmek, akademik bir kariyer planı yoksa gereksiz ve ileri düzey bir yöntem. Halihazırda İngilizce karmakarışık telaffuzları içeriyor. Bu yüzden tekrar yaparak karma bir telaffuzu olmasının hiçbir sıkıntısı yoktur. Bizim için konuşan kişi intelligible konuşuyorsa tamamdır herkese gidip received pronunciation öğretmeye lüzum yok. Ondan sonra adam iki kelime akıcı konuşamaz. Zaten bu yüzden okullarda 12 yılda İngilizce öğretilemiyor.

Havacılık sektöründe çalışacağım. Üniversitedede onun bölümünü okuyacağım. İngilizcemi o yüzden geliştirmeye çalışıyorum. Havacılık dilide İngilizce olduğu için kusursuz öğrenmem lazım. Her türlü öneriye açığım.
 
Verdiğin örnek çok saçma. Okullarda zaten IPA öğretilmiyor. 12 yılda İngilizce öğretilememesinin tek sebebi eğitimin kalitesiz ve tekrara düşüyor olması.

Fonetik alfabeyi öğrenmek, sürekli sağdan soldan duyduklarını tekrar etmeye çalışmaktan çok daha kolay ve hızlı bir yöntem. Bir kere öğrendikten sonra yanında sadece sözlük taşıyarak kelimelerin telaffuzlarını öğrenebilir. Aynı zamanda bu aynı şekilde yazılan kelimelerin telaffuz farklarını da ayırt edebilmesini sağlar. Aynı zamanda aksan, ağız gibi farklılıklardan doğan yanlış yahut da karışık telaffuzların da önüne geçer.
Fonetik alfabeyi öğrenmek kolay değil ve gereksiz. Tekrar diyorum bizim için önemli olan dilin anlaşılır olmasıdır.

Havacılık sektöründe çalışacağım. Üniversitedede onun bölümünü okuyacağım. İngilizcemi o yüzden geliştirmeye çalışıyorum. Havacılık dilide İngilizce olduğu için kusursuz öğrenmem lazım. Her türlü öneriye açığım.
Siz Afro-Amerikan aksanından tutun Fransız ve Hint aksanlarına kadar çok farklı İngilizce aksanlarına maruz kalacaksınız. O yüzden "World Englishes" konusu üzerinde çalışmanızı öneriyorum. Aksan olarak ise Amerikan ve İngiliz aksanlarını benimseyin. Benim önerim asla YouTuber izlemek değil onun yerine Amerikan spiker yayınlarını dinlemeniz ve takip etmeniz. Şöyle düşünün; bizim Türk spikerlerin aksanı neredeyse mükemmeldir ve Türkçe öğrenen biri onları taklit ederse güzel bir aksan elde eder. Aynısı İngilizce için de geçerli. Siz BBC kanalını diyelim takip edip o aksana maruz kalırsanız güzel bir aksan elde edersiniz. Telaffuzu öğrenmenin en kolay yolu da taklit etmektir bu yüzden çocukların telaffuzları genelde çok iyi olur.
 
Aksan çok önemli. Sizi kimse anlamayacaksa boşuna öğrenmiş olursunuz. Pratik yapmadan teorik (hayali) konuşmalar ile öğrenmek zor. Gerçek hayatta uygulamak daha akılda kalıcı.
 
Fonetik alfabeyi öğrenmek kolay değil ve gereksiz. Tekrar diyorum bizim için önemli olan dilin anlaşılır olmasıdır.
Ortalama bir zekâya sahip birisi için kolay olmayan bir yanı yok.

Sizin bahsettiğiniz maruz kalmak, sürekli dinlemek verimli bir yöntem değil. Sağdan soldan sadece belirli şeyleri duyacaksınız çünkü. Bu öğrenmek isteyen kişiyi aşırı kısıtlar ve bir kaynağa bağımlı hâle getirir. Küçüklükten itibaren bir dile maruz kalan insanlar için işe yarıyor olabilir fakat bir dili öğrenmek istiyorsanız oturup çalışacaksınız. Maruz kalma kısmı öğrenme aşamasında ve sonrasına olacak "yan" bir yöntem. Kesinlikle gerekli ama, buna katılıyorum.

İngilizcenin çok fazla aksanı, ağzı var. Her türden insanı duyacak bu kişi. Dolayısıyla kafası karışacak. Fonetik bilen birisi anlaşılması en zor aksanları bile az çok çıkarabilir hale gelir. Ve en önemlisi, oturup kendi başına çalışabilir. Duyma, dinleme sadece pekiştirme açısından iyidir.
 
Sizin bahsettiğiniz maruz kalmak, sürekli dinlemek verimli bir yöntem değil. Sağdan soldan sadece belirli şeyleri duyacaksınız çünkü.
Krashen'ın 5 hipotezini okumanı ve Chomsky'nin makalelerini okumanı öneriyorum. Ayrıca dinleme olmadan konuşmak imkansızdır. Daha fazla yazmayacağım konu dağılmasın diye.