Daha doğrusu deneyimler, bilgiler belli beynin belli bölümleri kıvrıltıyor. Birçok bölüm farklı şekilde kıvrılıyor, bükülüyor. Zamanla oluyor tabii bu. Çünkü kimse doğarken koşmadı .
Daha doğrusu deneyimler, bilgiler belli beynin belli bölümleri kıvrıltıyor. Birçok bölüm farklı şekilde kıvrılıyor, bükülüyor. Zamanla oluyor tabii bu. Çünkü kimse doğarken koşmadı .
Hocam bizim kişiliğimiz ruhumuz değil ki, beynimiz. Tabii ki de bir şey doluyor.
Tabii işin diğer ürkünç kısmı, aslında bizim kişiliğimiz bile bize ait değil, her şeyi yöneten ve hayatta kalmamız için bizi idare eden beyin olabilir.
Hocam bizim kişiliğimiz ruhumuz değil ki, beynimiz. Tabii ki de bir şey doluyor.
Tabii işin diğer ürkünç kısmı, aslında bizim kişiliğimiz bile bize ait değil, her şeyi yöneten ve hayatta kalmamız için bizi idare eden beyin olabilir.
Şöyle mesela, ben aslında bir insan değilim, ben bir beyinim. Sadece içinde olduğum vücuttaki kasları kontrol ederek günlük işlerimi yapıyorum. Doğru mu?
Şöyle mesela, ben aslında bir insan değilim, ben bir beyinim. Sadece içinde olduğum vücuttaki kasları kontrol ederek günlük işlerimi yapıyorum. Doğru mu?
Hocam çok derin bir konu hatta bazen ne yalan söyleyeyim dini, hayatı bile sorgulatır. Çünkü nerede yaşarsak yaşayalım oraya adapte oluyoruz.
İnsan beyninin bilinçaltı ve içgüdüsel süreçleri, kişiliğimizin ve davranışlarımızın büyük bir kısmını şekillendirir. Bilinçli olarak yaptığımızı düşündüğümüz pek çok şey aslında beynimizin daha derin, otomatik işlevlerinin bir sonucudur. Bu nedenle, kişiliğimizin ve davranışlarımızın büyük ölçüde beynimizin hayatta kalma mekanizmaları tarafından belirlendiğini söylemek mümkündür.
Kısaca hocam, senin yapmak istediğin davranışlara yani kasları kontrol etmene karar veren aslında beyninin senin için oluşturduğu kişilik olabilir. Bu da hayatta kalmak için bir süreç.
Bir zamanlar hologram ekranlar da gerçek olmaz deniliyordu ama sanırım ces 2024 fuarı mıydı tam hatırlamıyorum computex 2024 fuarı da olabilir bir marka Hologram'lı ekrankı bir laptopunu tanıttı filmler de ne görüyorsak gelecekte hepsi gerçek oluyor telefon denen bir şey de imkansızdı şimdi diyeceksiniz telefon farklı bu farklı hayır değil hocam o zamanlar filmler de telefonu görünce uzaktan arama yapmak insanlara ne kadar imkansız geliyorsa bu da aynı şekilde imkansız geliyor ama hiçbir şeyin imkansız olmadığını şu an elimizde ki Telefonlar'dan ve Laptoplar'dan görebilirsiniz.
Ruh aktarımı diye bir şey yok ve olmayacak. Ancak anıların %100 aynı şeklide farklı bir bedene aktarılırsa aynı kişi olarak hayatına devam etme ihtimalin olabilir.
Ruh yerine bilinç veya benlik diyebiliriz. Beynin %100'ünün haritası çıkarılabilirse ve kopyası yapılabilirse, tüm düşünsel faaliyetlerin başka bir beyne aktarılması çok kompleks bir süreç olsa da teorik olarak düşünülebilir. SOMA isimli oyunda bu konu çok iyi işleniyordu. Yanılmıyorsam yazı tura mantığına bağlamışlardı. CTRL X değil, CTRL V komutu gibi oluyor. Her iki kişi de kendinin gerçek olduğunu düşünüyor. Yani aktarma yok, yalnızca kopyalama vardı.