Konu Başlıkları Gizle

  1. 1 İşitsel Pareidolia
Herkese selam Sosyal üyeleri. Bu yazıya geçmeden önce sizlere, yıldız çekmeye çıktığım bir gece yaşadığım gerçek bir durumdan bahsetmek isterim.

Ay'ın sönük olduğu bir gece yarısı (Ay ışığı yıldız çekmeye engel oluyor) sırtımda tripod, belimde kamera çantası ve elimde fenerle ormanda yürürken "pişşşttt" benzeri ses duydum. Hani arkadaşınız bir şeye dikkatinizi çekmek icin pişt der ya, aynı o şekil. O an kan beynime sıçradı, nabzım yükseldi ve ilerlemeyi bırakıp olduğum yerde durdum. Feneri sona kadar açtım ve etrafı inceledim, yaban hayvanları genel olarak (domuz dışında) sesten kaçarlar, yüksek adım sesi çıkardım, biraz daha etrafı inceledim ama o ses beni germeye epey yetti. Daha ileri gitmeden geri çekilip daha bildiğim, hakim olduğum bir alanda çekim yaptım.

Sonuç olarak yaşadığım bu durum aklıma takıldı, zira tanıdık bir ses duydum, bir insan sesi gibiydi ama orada benden başka bir insanın olması da imkansızdı. Psikolojik olarak hiçbir medikal ziyaretim olmamıştı, yani o açıdan bir sorunum yoktu. Bu durumu araştırmaya koyuldum ve "işitsel pareidolia" isimli bir durumu öğrendim. Bu korkutucu ama bir o kadar da etkileyici olan gerçeği bilimsel olarak sizlere de anlatmak istedim.

İşitsel Pareidolia​


Beynin işitsel pareidolia dediğimiz bir yeteneği var. Bu durum anlamsız ya da rastgele seslerden tanıdık kalıplar, kelimeler hatta bazen kendi adımızı duymamız gibi durumlara yol açıyor. Hani insanların paranormal ölçüde hayalet sesleri falan duyduğunu iddia ettiği anlar var ya, aslında bu durum işitsel pareidoliadan ibaret. Özellikle gece sessizliği içinde, çevredeki uğultu, rüzgar ya da evin çıtırtıları gibi karmaşık sesleri beynimiz analiz edip anlamlandırmaya çalışıyor acak bu sesler aslında gerçek bir kaynaktan gelmiyor; beynimizin tetikte olduğu anlarda sessizlikte gizlenen olası tehlikeleri algılamak için oluşturduğu bir yanılsama.

Gece yalnızken, karanlıkta etraf sessizliğe büründüğünde, beynimiz bu sesleri gerçekmiş gibi yorumlamaya başlıyor. Kendi adının fısıldandığını duymak, bilinmeyen bir varlığın seni izlediğini hissetmek, aslında bu seslerin yaratığı bir hayaletten başka bir şey değil. Fakat o anlarda bu yanılsama o kadar güçlü oluyor ki beynimiz bizi en derin korkularımızla baş başa bırakıyor ve sessizliğin içinde adeta adımızın fısıldandığını duyuyoruz.

Beynimiz seçici şeyleri filtrelemekte mukemmel çalışır. Size "kokteyl partisi etkisinden" bahsedeyim:

Kokteyl partisi efekti, beynimizin kalabalık ve gürültülü bir ortamda bile kendi adımızı ya da önemli gördüğümüz bir kelimeyi anında fark etme yeteneğidir. Onlarca ses üst üste binerken zihnimiz arka plandaki uğultuyu filtreler, en anlamlı sinyali seçip ön plana çıkarır. Bu refleks tıpkı pareidolia gibi evrimsel olarak hayatta kalmamıza yardımcı olmuştur. Kalabalıkta birinin bize seslenmesini kaçırmamak, dost ile tehlikeyi ayırt etmek gibidir, en azından böyle düşündüğümüz zaman daha anlaşılır oluyor.

Örneğin gürültülü bir düğünde onlarca kişinin aynı anda konuştuğu ortamda sohbet ederken, karşı tarafta biri adınızı fısıldadığında anında irkilip bakarsınız. İlginç ve korkunç olan, bu mekanizma bazen fazla hassas çalışır... Sessizlikte ya da anlamsız sesler içinde bile kendi adınızı duymuş gibi hissetmenizin nedeni de budur. Bir de tetik moduna geçince beyin size korktuğunuz anıları bir güzel geçirir :D

Fısıltının geldiği yerde kimse yok 😶

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Düşük ışıkta yüze benzeyen seyler görmemizin sebebini öğrenmek isterseniz, bu yazıma bir göz atabilirsiniz:

 
Son düzenleme:
Bu en çok rüyalarımda oluyor adımın seslenmesi bazen anlamsız bir şeyler sayıklıyorlar. Bir de o gece kapkaranlıkken evdeki eşyaları bir silüet insan olarak görüyorum.

Bu durumu da yazdım:

Konu 'geceleri karanlıkta gördüğümüz yüzler (pareidolia)' Geceleri karanlıkta gördüğümüz yüzler (Pareidolia)

Kendinizi kandırıyorsunuz bence, belki de gerçekten birisi seslendi :hehehe:

Oğlum, öyleyse sıkıntı daha büyük :rofl:ormanda saat 2'de benden baska kim olabilir.
 
Bir de o gece kapkaranlıkken evdeki eşyaları bir silüet insan olarak görüyorum.

4-5 yaşlarındayken çok oluyordu bende. Bir keresine annem ben korkuyorum diye yatağımın yanındaki kanepede uyumuştu, gece kalktığımda gitmiş ama oradaki elbiseyi annem sanıp seslenmeme rağmen hareket etmemişti. Ablamı kaldırmıştım gidip dağıtsın giyisileri diye :D Çok paranoyaktım küçükken

Konu 'Geceleri karanlıkta gördüğümüz yüzler (Pareidolia)' https://techolay.net/sosyal/konu/geceleri-karanlikta-gordugumuz-yuzler-pareidolia.133678/



Oğlum, öyleyse sıkıntı daha büyük :rofl:ormanda saat 2'de benden baska kim olabilir.
Sapığın olabilir sesler, yüzler... Bakalım daha neler çıkacak, fotoğraf çekerken el ense almasınlar bunun psikolojik açıklaması yoktur o_O
 
Hocam, özellikle bu tarz konuları açmak için gece olmasını mı bekliyorsunuz😀 Yatana kadar bunu düşünüp dururum.

Her telden yazi yazarım hocam ben ancak bu gerici ve korkutucu şeyleri özellikle geceye saklıyorum :rofl:

Daha hiç yaşamadım ama yaşarsam orada can veririm herhalde düşünmesi bile korkunç.

İnanır misin 21 yaşıma kadar sanırım ben de hic yaşamadım, ilk defa beynim tam tetikteyken yaşadım.
 
Sapığın olabilir sesler, yüzler... Bakalım daha neler çıkacak, fotoğraf çekerken el ense almasınlar bunun psikolojik açıklaması yoktur o_O

Hocam, boyle giderse avcılık lisansı alıp tüfek alacağım ahaha. Saka bir yana, sadece yaz aylarında yildiz çekiyorum. Sehirdeyken mümkün olmuyor. İnsan beyni karmaşık bir yapı, ben de bilimsel açıdan boyle ilginç şeyleri araştırmaya sardım bu aralar.