Aslında toplumsal sistemler insanlara "zarar" verir yani sizin "hiçbir şeyin yok, neden sorun yapıyorsun" dediğin insanda çok cidid sorun vardır. Bu direkt kendine zarar verilmesi anlamına gelmez insan farklı bir canlı ve "eşitsizliği" net şekilde algılar ve eşitsizlik bir insana yapılan çok ciddi "kötülüktür" ve bir insan toplum içerisinde "görece" başka insana göre "kötü" yaşama mahkum edildiyse terörist bir oluşuma katılabilir.
Yani direkt kendine bir zarar olmasa bile bir insan bradd pitt yerine Hakkari'nin köyünde kötü yaşama mahkum edildiyse bu "öfkeyi" doğurur çünkü brad pitt gibi yaşayan insanlar olduğunu algılar.
Psikiyatri bunu bilir ve bu tür insanların ya uyuşturucu kullanmasını ister, ya da kendi uyuşturur. (zira toplum için tehlikeli insanlardır)
Fakat büyük resme baktığında toplumsal sistemler "kötüyü" kendi yaratır. Yani "mutlak adalet" dediğinde o kişinin mutlaka birilerine zarar vermesi ve öldürmesi gerekmekte.
Peki çözüm ne? Çözüm her alanda insanlara eşitlik ve her şeyi özgürce yapabilme olanağı vermek. (ama bu mümkün değil)
O zaman şu noktaya geliyorsun; insan denilen canlı tanrı olmuş (bunu istemiş) ama tanrı olacak kapasitesi ve gücü yok, ve bu derece doğru, eşitlikçi ve dürüst olmak istemiyor...
Sorun insanın tanrı olacak özelliklere sahip olmamasına karşın "tanrı" olmasıdır. Büyük akıl, toplumsal sistemler tanrıdır.
Ve gerçek şu dur ki; hiç ama hiçbir insan başka bir insanı "tanrı" olarak göremez. Devlet, hukuk, hiçbir şey "tanrı" olamaz zira onu yaratan insandır ve mutlak tek bilinen şey insan asla "tanrı" olamaz. Bütün kaos buradar çıkar...
Hı zaten kendine devletin, hukukun, toplumsal sistemin veya başka insanların bilerek ya da bilmeyerek direkt zarar verdiği insanlar! Onlar evreni yok etse yine haklılar.