Seçeneklerinin çoğunun temel sebebi nüfus yoğunluğu kaynaklı. Bu yüzden göç ve nüfus yoğunluğu diyorum.
Yoğun nüfus olmazsa çarpık kentleşme olmaz.
Yoğun nüfus olmazsa çevre kirliliği İstanbul'da bu denli olmaz. Tabii çevre kirliliğinin İstanbul ile alakası yok, bilinçsiz halk kaynaklı.
Ekonomik sıkıntı ve işsizliğin temel sebebi, yoğun nüfus kaynaklı. Yoğun nüfusu alakadar eden kısım ise, sanayinin büyük çoğunluğunun İstanbul'da olup diğer illerde sinek avlaması.
Kira ve barınma fiyatlarının yüksek olma sebebi de talebin çok olması ve nüfusun fazla olması. Sürekli olarak İstanbul'a göç var ve kiralık evler elde durmuyor. Nüfus bu denli İstanbul'da birikmese, talep azalır ve fiyatlar düzenli talep olmadığından sabitlenir veya azalışa gider. Ek olarak İstanbul'da çok fazla Afgan, Suriyeli vb. olduğu için kiracılar onlara kiralamamak için fahiş fiyattan kiraya koyuyorlar evlerini.
Trafik ve ulaşımın de temel sebebi nüfus. İstanbul, yabancılarla 20 milyonu bulan bir nüfusa günümüz koşullarında hazır değil. Ek olarak İstanbul diyoruz ama belli başlı ilçelerde yoğunluk var. Örneğin Çatalca, Arnavutköy, Şile gibi bölgelerde böyle bir yoğunluk çok çünkü o bölgelerde iş yok. Her şey belirli ilçelerde toplu. İstanbul'daki 39 ilçeyi de hareketlendirecek bir proje vs. olsa trafik, ulaşım ve nüfus yoğunluğu bu denli göze batmaz. Kabaca örnek verirsek Bağcılar'ın 2 milyon nüfusu ve Çatalca'nın 500 bin nüfusu olduğunu varsayalım. Bağcılar'daki 500 bin civarı insan, Çatalca'da hareketlilik olsa ve o bölgeye yerleşse, Bağcılar ferahlar. Diyeceksiniz Çatalca gibi bölgelerde o zaman kontrolsüz nüfus artışı olmayacak mı? Evet, olacak fakat oralar zaten geniş alana yayılı ve İstanbul'daki hemen hemen her semt, belirli bir nüfusa kadar ferah ferah idare edebilir.
Altyapı yetersizliği ile alakalı bir yorumum yok. Bu çok alakasız bir neden diğerlerine kıyasla. Şuradan bağlarız belki: Sürekli olarak nüfus yoğunluğunu sağlayabilmek için bina inşa ediliyor ve her inşa edilen binalara altyapı çekilmesi de, yükseltme işlemlerini geciktirebiliyor.
Beton yığını olması. Biz İstanbul'a ihanet ettik, binlerce yıllık dünyanın sayısız kenti beton yığınına çevirdik, o tarihi dokuyu mahvettik.
Anadolu Yakası bir nebze yaşanır halde, ama Avrupa yakası rezalet. Depremde Avrupa yakası falan kalmayacak, o çarpık, bitişik binalara kimse giremeyecek. Bile bile bekliyoruz, saçma sapan şeyleri konuşuyoruz. Ama ülkenin en büyük sorunu bu. Verginin %60'ı buradan geliyor, iş imkanı, birçok şey burada. Depremde İstanbul komple yıkılacak, bunun ekonomik tahribatı, maliyeti, bağımsızlığımızı bile sarsacak. Resmen ölümü bekliyoruz.
Diğer problemlerin çoğu halledilir, ama bu en büyük problem.