Geraltın kılıcı 40
Üstün
Geralt ne Vesemir gibi bir tarafı destekler ne de Yennefer gibi yancı rolünü (çok önemli bir durum olmadığı takdirde) oynar. Geralt düz bir karakterdir ancak bu karakteri onu oluşturan etmen olsa dahi bu tarafsızlık politikası kıymetli efsungerimizi "kader" kavramından öteye koymaz.
Geralt'ın Yen ile tanışması, Altın Ejderha'yı öldürmemesi, Foltest'in katili sanılarak gerçek katili araması ve Redenya isyanında yaptığı şeyler en önemlilerinde bile olsa Ciri ile tanışmasından önemli değildir. Geralt bir seçilmişin yanında bulunan bir yan rolü üstlense bile o seçilmişi yaratan kişidir. Eğer Geralt kaderi sayesinde Cirilla'yı sürpriz kanunu ile istemeseydi o zaman bunlar olmazdı. Bu konuya en iyi örnek ilk oyunun 3. bölümünde Geralt'ın Gölün Hanımı ile diyaloğudur. Bu diyalogda Gölün Hanımı, Geralt'a "kader" kavramının önemini ve işlevini anlatır. Geralt ne kadar ateşli bir Ateist olsa dahi "kader" kavramına inanır. Geralt'ın tarafsızlık içinde seçtiği yollar bile tarafsız değildir. Her yol bambaşka bir çıkışa yol açar ve bu en iyi örnektir. Geralt, Cintra'ya hiç gitmeseydi Cirilla sadece bir ceset olabilir veya elf kabilesinde büyüyen bir hıyar/salatalık olabilir. Bu konuyu kim bilir?
İkinci bir ayrı konu ise Geralt'ın seçilmiş kişiyi (Jacques de Aldersberg) katletmesidir. Geralt'ın ne kadar tarafsız dediği şeylerin ne kadar taraflı ve hatta önemli olabileceği açık ve net. Küçük bir parçacık dahi evrenin bir zinciri olabilir ve Geralt o zincirin ta kendisi. Kaderi onu büyüttü, bir efsunger yaptı ve daha ilk görevi canavarlardan dahi aşağılık yaratıkları biçmekti. Bu olay sayesinde insanların, canavarlardan ne kadar aşağılık olabileceğini ve aciz olabileceğini öğrenmiş oldu ve tarafsızlık ilkesini kendine anaç bir düşünce olarak entegre etmiş oldu ancak bu bile onu tarafsız yapamadı. Çünkü, kader bazen en olur olmadık anda gerçekleşir ve anlaşılmazdır.
-Created By Geralt'ın Kılıcı
Geralt'ın Yen ile tanışması, Altın Ejderha'yı öldürmemesi, Foltest'in katili sanılarak gerçek katili araması ve Redenya isyanında yaptığı şeyler en önemlilerinde bile olsa Ciri ile tanışmasından önemli değildir. Geralt bir seçilmişin yanında bulunan bir yan rolü üstlense bile o seçilmişi yaratan kişidir. Eğer Geralt kaderi sayesinde Cirilla'yı sürpriz kanunu ile istemeseydi o zaman bunlar olmazdı. Bu konuya en iyi örnek ilk oyunun 3. bölümünde Geralt'ın Gölün Hanımı ile diyaloğudur. Bu diyalogda Gölün Hanımı, Geralt'a "kader" kavramının önemini ve işlevini anlatır. Geralt ne kadar ateşli bir Ateist olsa dahi "kader" kavramına inanır. Geralt'ın tarafsızlık içinde seçtiği yollar bile tarafsız değildir. Her yol bambaşka bir çıkışa yol açar ve bu en iyi örnektir. Geralt, Cintra'ya hiç gitmeseydi Cirilla sadece bir ceset olabilir veya elf kabilesinde büyüyen bir hıyar/salatalık olabilir. Bu konuyu kim bilir?
İkinci bir ayrı konu ise Geralt'ın seçilmiş kişiyi (Jacques de Aldersberg) katletmesidir. Geralt'ın ne kadar tarafsız dediği şeylerin ne kadar taraflı ve hatta önemli olabileceği açık ve net. Küçük bir parçacık dahi evrenin bir zinciri olabilir ve Geralt o zincirin ta kendisi. Kaderi onu büyüttü, bir efsunger yaptı ve daha ilk görevi canavarlardan dahi aşağılık yaratıkları biçmekti. Bu olay sayesinde insanların, canavarlardan ne kadar aşağılık olabileceğini ve aciz olabileceğini öğrenmiş oldu ve tarafsızlık ilkesini kendine anaç bir düşünce olarak entegre etmiş oldu ancak bu bile onu tarafsız yapamadı. Çünkü, kader bazen en olur olmadık anda gerçekleşir ve anlaşılmazdır.
-Created By Geralt'ın Kılıcı