Quarit 8

Çalışkan
Katılım
30 Ağustos 2026
Mesajlar
191
Çözümler
2
Beğeniler
71
Arkadaşlar merhaba. Bu ciddi bir rehberdir. Yorum yaparken basit konuları ele alarak karşılaştırma yapmayın. Özellikle bu konu saniyedeki tek kare olan FPS değerini ya da %1 Low FPS değerini ilgilendirmiyor. Elbette olasılıklara göre FPS değerleriniz artabilir ama konu tam olarak kalibrasyon hakkındadır. Yıllar önce benzer bir konu açmıştım ve açıkçası çok pratiğim yoktu. Yine de o günlere ait genel bilgi paylaşımlarına göre iyiydi. Her neyse, konumuza giriş yapıyorum.

Arkadaşlar, kalibrasyon konusu daha çok üst seviye sistemlerde önemlidir. Çünkü giriş seviyesi, yani eski bilgisayarlarda anakart üreticileri genelde BIOS güncellemesi yayımlamayı bırakıyor. Yeni sistemler bu konuda daha iyi. Öncelikle size LatencyMon hakkında yazmak istiyorum. Bu uygulamayı takip etmek gerçekten sandığınız kadar kolay değil. Çünkü bir Windows dosyasını, donanım sürücülerini ve daha fazlasını ilgilendiren yerler var. Lakin artık yapay zekâ olduğu için oradaki çoğu terimin tam olarak ne anlama geldiğini ve hangi donanımları ilgilendirdiğini kavrayabilirsiniz. Örnek vermem gerekirse: "Wdf01000.sys; Windows işletim sisteminin donanım sürücüleriyle iletişim kurmasını sağlayan hayati bir Windows sürücü dosyasıdır (Windows Driver Frameworks)."

Evet, kesinlikle öncelikle doğru yolu izleyip başlangıç noktasından adım atmalısınız. Bu yüzden "Frameworks nedir?" diye devam etmeli. Ama ben size kısacası bu dosyanın en çok hangi donanımı etkilediğini yazacağım. Anakartınızdaki USB portlarını, özellikle kırmızı ve turkuaz renkli, CPU üzerinde çalışan USB portlarını; ardından tabii ki chipseti ilgilendiren USB 2.0 ve mavi renkli olanları etkiler. Ama siz dediğim gibi yolun başlangıcından sonuna kadar devam etmelisiniz. Çünkü pratik deneyim yaparken de yöntem aynıdır. Nasıl ki bir donanım bozuksa çat diye bunu anlayamıyoruz... Tabii artık anakartlar üzerinde hata LED kodları var. Bunu biraz eski dönem için örnek verdim ama mantık aynı. Tek tek parçaları değiştirip anlaşılır. Aynı şekilde gecikme konusunda da merak ettiğiniz bir şeyi sırasıyla en baştan sonuca kadar takip etmenizde çok büyük fayda var. LatencyMon için size yardımcı olamam. Ya da buraya paylaşacaksanız kendi aranızda diyalog kurun, beni işin içine katmayın. Kendinize ait konu açıp beni etiketleyebilirsiniz, oradan yardımcı olabildiğim kadar olurum.

Sonraki işleminiz kesinlikle sıcaklıkları kontrol etmek olmalı. Başta işlemci ve ekran kartı olmak üzere, gerekiyorsa diğer donanımlarınıza ait sıcaklıkları da takip edin. SSD gibi... Çünkü amaç kalibrasyon. Windows Olay Görüntüleyicisi de yazılımsal bir çakışma varsa faydalı olabilir. Çünkü bunu bazen LatencyMon üzerinden takip etmek çok zor olabilir. Bu yüzden buradan gözlemleyebilirsiniz. Sistem ve Uygulama kısmında gerekirse bilgi içerikli raporları da takip edin.

Windows Debloat yapılmasını kesinlikle önermiyorum. Çünkü arkadaşlar, emin olun Windows 11 artık eskisi gibi değil. Farkındaysanız saçma sapan custom ISO yapan, özellikle ünlü ekipler ya da solo takılan insanlar ISO dosyası hazırlamayı bıraktı. Neden? Çünkü hazırlanan ISO dosyaları kurulum esnasında bile yazılımsal bir çakışmaya neden olabiliyor. Bu yüzden yaptıkları işler artık daha kısıtlı olmaya başladı; daha çok arka plan hizmetlerini kapatmak gibi. Windows Debloat işlemleri de zaten yazılımsal olarak önce Windows Kernel üzerinde kalibrasyonu bozuyor ve bu tutarsızlık özellikle CPU C-States ve ekran kartı P-States durumlarını etkiliyor. Şimdi şunu merak edip hatta bana karşı şu şekilde yorumlar yapabilirsiniz: "İyi de oyunum hızlandı, üstelik daha önce aldığım FPS'e göre %2-3 artış oldu." Arkadaşlar, Windows Debloat emin olun düşük sistemler için yapılan bir uygulamadır. Daha çok RAM tarafında fiziksel RAM kullanımını azaltır. Dolayısıyla kas gücü konusunda eksik kalan bir bilgisayar için iyi bir şey yapmış olabilir. Ama dedim ya konunun başında, özellikle yüksek seviye ve orta seviye kabul edilebilir sistemlerde bunları yapmayın.

Bunları yapacağınıza tam uyumlu bilgisayar bileşenleri alın. Kullandığınız ekipmanlar için "Hangi USB portuna takarsam daha düşük gecikme ve daha iyi optimizasyon alırım?" diye düşünün. Örneğin eskiden özellikle yüksek FPS oyunlarında, yani düşük gecikmeye dayalı oyunlarda kullanılan işlemcilerde tekli çekirdek performansına bakılırdı. Ama artık öyle değil. O yüzden eskiden mouse, yani doğrudan giriş aygıtı olan cihazı CPU ile ilgili olan USB portuna takınca iyi oluyordu. Ama şimdi artık USB 2.0 portu daha iyi! Çünkü yüksek FPS oyunlarda çoklu işlem yapılandırmasına 2-3 sene önce geçildi. Her neyse, Debloat hakkında detaylı şeyler görmek ve okumak istiyorsanız "FPS, Senkronizasyon, Gecikmeler Hakkında" konuma bakabilirsiniz. Buradan da yazayım, özellikle "Oyunum hızlandı." diyenler için: Arkadaşlar, oyununuz hızlanmıyor. Yani oyunu hızlandırmak adına kalibrasyonu ciddi şekilde BIOS üzerinden bozabilirsiniz. Örnek olarak BIOS ayarından "CPU Switching Frequency" ayarını Auto durumundan çıkarıp en yüksek değere alın, mesela 1000 kHz. Oyununuz emin olun hızlanacak, mermiler de hızlı gibi gelecek. Ama senkronizasyon bozulduğu için attığınız mermiler hedefe ulaşmayıp hitreg olacak ve karşınızdaki herkes de sizinle birlikte hızlanacak. Attığı peekler FerrariPeek olacak. O yüzden senkronizasyonu bozmak için boş yere bu işlemleri yapmayın.

Şimdi diyeceksiniz ki: "Ben ne yapacağım o zaman?" Evet, ben iş yaparken bile bunu "Ben kimim?" kısmında az çok anlattım. Bana gelen insanların birçoğu yüksek eloydu ve hepsinin bilgisayar bileşenleri üst seviyeye yakındı. Buna rağmen sorunlar oluyordu. Ben aksini iddia etmiyorum, sorunlar kesinlikle oluyor. Bu yüzden yapmanız gereken en güzel şey nedir? Bir sistem toplarken kesinlikle önce anakart tercih edin. Anakart satın alırken de basit bir ürün almayın. Ben şu konuda söyledim: Tabii ki bütçenize göre alın ama görüyorum ki mesela Ryzen 7 9800X3D alan çoğu kullanıcı gidip eski chipset alıyor. Birincisi, PCI veri yolu bant genişliğinden kısmış oluyor. Bir de orta seviye anakart alıp üzerindeki Ethernet, özellikle ses kartı bulunan modellerde aslında kötü çiplere sahip ürünleri tercih ediyor. Anakart faz sayılarına ve kendi sitesinden amper değerlerine bakın. Özellikle ses kartına ait model çok önemli. Ethernet de önemli. Anakart satın almadan önce bunlara bakın. Daha sonra RAM uyumluluk kısmına gidip orada geniş bir araştırma yapın. Almak istediğiniz kapasite ve CL değerlerini filtreleyerek ürün kodunu alın, Google üzerinden satış linklerini bulup satın alın. Bu çok ama çok önemli.

Harici PCI donanımlarınız varsa onlara da dikkat edin. USB çoklayıcı gibi şeyleri kullanmanızı tavsiye etmiyorum. Güç kaynağı konusunda ciddi bilgim yok. Ama zaten artık çoğu üreticide Gold bir model aldığınız zaman neredeyse benzer kalitede bir yapıya sahip oluyor. Sadece köklü markalara yönelmeyi tercih edin. Yüzde kullanım değerlerine bakın. Özellikle kaynak bulun ve doğrulayın. %30, %40 ve %50 yük altında verimlilik değerlerine bakın. Çünkü yüksek FPS oyunlarında işlemciler genelde tüm çekirdeklerde bu yönde kas gücü kullanır.

Yani burada size "Onu kapatın, şunu kapatın." gibi yığınla şey söylemek isterdim ama bilinçsiz birileri için bu tam tersine kötü sonuçlara neden olabilir. Diğer konularıma bakarsanız genel olarak farklı PC'lere sahip olsanız bile kapat/aç yaptırdığım ya da işlem yaptırdığım basit yöntemler vardır. Eğer bu anlattıklarım doğrultusunda her şeyi yaparsanız yine de bir başkasına göre aşağıda kalabilirsiniz. Demek ki o kişinin bilgisayarındaki donanımsal uyumluluk daha iyi. Gerçekleri bir yerden sonra kabul edip bunu zorlamamak gerekir. Çünkü bir şey düzgün ve standartlara uygun şekilde hareket ediyorsa konu bitmiştir. Monitör konusunu da yazayım. Arkadaşlar, yüksek FPS oyuncuları için zaten yüksek Hertz monitörler tasarlanıyor ama yine de maksimum alacağınız monitörün Hz değeri 400 olsun. Emin olun sonraki seviyeler bu sefer sadece monitör içerisinde senkronizasyon bozukluğuna neden olacaktır. Profesyonel oyuncuları burada baz alabilirsiniz. Bu konuyu da merak edenler "FPS, Senkronizasyon ve Gecikmeler" hakkındaki konuma bakabilirler.

Ve şunları asla unutmayın: Kendim hakkında yazdığım yazılarda ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız, sadece okuyun. Ama kesinlikle ve kesinlikle size bodoslama "Aç/kapat, sil/yükle." gibi ezber şeyler yaptırmaya çalışanları dinlemeyin. Çünkü bu, her şeyi en çok mahveden durumdur. Özellikle siz bilmiyorsanız ve karşınızdaki de bilmiyorsa... Bu yüzden örneğin Regedit ayarı yaptıranlara bunun ne olduğunu sorun, yapılandırmanın nasıl bir çalışma biçimi olduğunu sorun, sonra araştırın ve karşılaştırın. Birçoğu oradan buradan alıp kendi bilgisayarında uygulayıp paylaşan kişiler. Bunların hepsi emin olun kalibrasyon sorunu yaşayıp düzeldiğini sanan kişiler. Hiçbir Regedit işlemi sizin bilgisayarınızdaki gecikmeyi düşürmez. LatencyMon üzerinde öyle görünebilir ama şöyle bir örnek vereyim. Hatta bugün bir elemanın tuhaf rehberine yazdım.

Mesela audiodg.exe, yani doğrudan sesi ilgilendiren dosya üzerinde aracı bir uygulamayla Windows Kernel arasındaki sürücü gecikmesini düşürmek... Amaç bu. Evet, yaptığı şey çekirdek başına 6-7 çekirdeğe yönlendirme yapıyor, yani diğer çekirdekleri susturuyor. Dolayısıyla LatencyMon üzerinde de buna istinaden gecikme düşüyor. Ama neden? Çünkü çok basit arkadaşlar, siz bu yazılımsal sistem üzerinde farklı çekirdeklere atama yapıyorsunuz. USB portlarınız için örneğin aynı şeyi yapın, konunun ilk başında bahsettiğim o sürücü gecikmesi de düşecektir. Hatta yavaş yavaş artacaktır. İşte bu ne demek? PCI veri yolu üzerinde donanımın hızlı olması gerekirken sen kalk Windows üzerinde üçüncü taraf bir uygulamayla gerekli çekirdekleri sustur. Niye? "Ben LatencyMon ustasıyım, gecikme ustasıyım, gecikmeyi düşürmesini biliyorum." Hayır. Gecikme düşürmek diye bir mantık yok, gecikmeyi kalibre etmek diye bir mantık var.

Söyleyeceklerim bu kadar. Unuttuğum bir şey olduğunu sanmıyorum ama eksik bulan arkadaşlar olursa kendileri tamamlayabilir. Herkese açıktır, bu yönde olsun ama. Kendinize dikkat edin. İyi akşamlar herkese... Tartışmak isteyenler de olabilir, sorun değil. Ama tartışma yaparken kaynaklar özellikle bilmem ne X Optimizer olmasın. Olacaksa da önce kendi deneyimlerinizi ilgilendiren, görüntülere dayalı şeyler olsun. Bunun dışında "Yazı çok uzun, okumadım." ve benzeri nitelikte yorum yapanlar olursa direkt raporlanacaktır. Aklı başında, merak eden ve beni onaylayan kimse bu tür kişilere cevap vermesin, rica ediyorum. Konu kirlenmesin. Biz hiçbir zaman Latency uzmanı olamadık (!)

Ben kimim?

Commodore 64 ile kafa ayarı yaparak oyunları çalıştırmaya çalışan küçük bir çocuktum. Her şey benim için böyle başlamıştı. Yaşıtlarım genelde büyüyünce "Polis olacağım." derken ben "Bilgisayar mühendisi olacağım." diyordum. Olamadım :D Her neyse, uzun zaman boyunca Commodore 64, Sega, Nintendo, Kara Kutu Atari, PlayStation gibi konsollarda sadece oyun oynadım. Sene 2000 olduğunda evime ilk bilgisayarımı almıştım. Şans ya işte, çok güzel bir AMD sistem toplamıştım. Ama o sıralarda AMD ve Intel arasında büyük bir kaos yaşanmıştı. Daha çok Windows ile anlaşması olan Intel yüzünden AMD, bu işlemciler için BIOS güncellemelerini bile durdurmak zorunda kaldı, soket bile bitti. Ben de daha sonra Intel'e geçtim. Bu arada Türkiye'de bol bol Half-Life turnuva birinciliğim olmuştur, Kadıköy internet kafelerinde. Çok dayak yedim bu yüzden, anlatamam. Daha sonra hayatıma Counter-Strike girdi. Artık konsol keyfim ve heyecanım yerine her gün rekabetçi oyun oynamaya başladım.

Türkiye'de birçok Counter-Strike profesyonel oyuncusu zamanla arkadaşım oldu. Turnuvalara katılmadım ama çevrim içi olarak her akşam sabahlara kadar bu takımlar arasında kendi takımımla oyun oynardım. Türkiye Gather sistemini bulan ve birkaç insana sunan, aynı zamanda sistem hakkındaki bilgileri kendi sitelerine yazan kişi bendim. CS:GO çıktıktan sonra bu oyunları komple bıraktım ve bir dönem PC başında kendi başıma hikâyeli oyunlar oynamayı sürdürdüm. Ta ki 2 sene sonra eski bir arkadaşım beni CS:GO'ya zorlayana kadar... İşte şu konuyla ilişkisi olan sürecin başladığı ilk zamanlar. Hangi donanımları kullanıyordum hatırlamıyorum ama 144 Hz monitörüm, biraz kırık olan mouse'um ve CS:GO'da maksimum 180 FPS aldığım bir sistemim vardı. Oyunu oynadım ve kısa sürede FACEIT'e girerek 2.500 ELO oldum. Olanlar oldu. Herkes gibi ben de "Yüksek FPS alsam nasıl olur?" diye düşünmeye başladım. 1 hafta içinde 400-500 FPS veren bir sistem ve 240 Hz bir monitör aldım. Nasıl heyecanlıyım ama nasıl! Derken özellikle Cache haritasında 400 FPS alsam bile görüntü feci bir şekilde dalgalanmaya başladı. Şaşırmıştım. Format atmak dışında hiçbir şey bilmiyordum.

Sonra başladım her forumda önerilen ayarlar, bilmem kapatmalar, açmalar derken kendimi hiç ama hiç bilmediğim BIOS arayüzünde buldum. Hafiften etkileşimler değişiyordu ama kafam her zaman şuna takılı kalıyordu: "Ya 144 Hz + maksimum 180 FPS çok ama çok daha iyiydi." Sonra karar verdim ve bilgisayarı komple değiştirdim. Yine aynı FPS değerlerini veren ama özellikle güç kaynağına gidip o dönemde 8.000 TL verdiğim bir sistem kurdum. Dalgalanma gitmişti ama rezalet bir senkronizasyon bozukluğu hâlâ devam ediyordu. "Yok artık, bu evde bir şey var." dedim. Çünkü bu sefer de ev değiştirip hâlâ aynı sorunları yaşayan başka kullanıcılara rastladım, özellikle yabancı forumlarda. Kafayı yemek üzereyken kendi kendime bir karar verdim. Çünkü bir şeye öyle bir alışmıştım ki özellikle format atmadan önce ezberlediğim tüm BIOS ayarlarını yaptıktan sonra format atıyordum. Bir de üzerine Windows'ta yığınla Regedit, güç planı, şusu busu diye ayar yapıyordum. Dur, dur! Her şeyi default yap ve bu sorunları yakalayabileceğin bir gözetleme programı ara. Derken işte o manyak uygulama: LatencyMon... Uygulamayı açtım, "Ulan, bu ne?" dedim. Hiçbir şey anlamıyorum ve program hakkında da kimse bilgi vermiyor. Paylaşanlar da manyak gibi "Şunları kapatın, bunları açın." diyerek sonra "Bakın, LatencyMon üzerinde gecikme düştü." diye bildirim veriyorlar.

Çok uğraştım ve sonra donanım çakışmalarını buldum. Buna göre gerekirse bilgisayar parçalarını değiştirdim ve sonra oyunum gerçekten eskisine göre daha akıcı, daha yumuşak bir görüntüye sahip oldu. En önemlisi de aynı ping içerisinde mermilerim daha hızlı gitti. Aslında bunlar benim için sadece standartları yakalamak olmuştu. Yıllar geçti tabii. Sonra çevremde sevdiğim bir takım insanlara bu işleri yaptım. Ama durduk yere değil, bana "Sorun var." dedikleri için. Ben de sorunları çözdüm. Bu insanlar arasında çevremdekiler bana hep aynı şeyi söylemeye başladı: "Sen mal mısın? İşi hiç senin kadar anlamayanlar tuhaf tuhaf şeyler kurup para kazanıyor, sen neden yapmıyorsun?" Eksik olduğumu biliyordum. Çünkü her bilgisayar benim bilgisayarım değildi. Ama sonra pratiğimi geliştirmek için, hiçbir şey bilmeyen ve gerçekten onlara göre iyi olduğum hâlde iş yapmaya başladım. Onların aldığı paraya göre %80 daha az ücret aldım. Bedavaydı. Ama benim amacım daha çok öğrenmek ve daha çok pratik deneyim sağlamaktı. Derken artık bu sefer daha çok parayı hak edenin kesinlikle ben olduğumu anladım. Yine de abartmadım ve ona göre ücret aldım. Kimseyi yalamadım reklam yaparken. Sadece birkaç tane ünlü, sorun yaşayan yayıncıyla iletişim kurdum. Reklam karşılığında bilgisayarlarını düzeltmek için anlaştık. Öyle öyle büyüdüm ve artık profesyonel oyuncular kendileri gelip bana iş yaptırdı. Derken yurt dışındaki, özellikle Fransa'daki profesyonel oyuncular çok gelmeye başladı. Ve yüksek ELO public oyuncuları elbette. Sonuçta hâlâ öğreniyorum, devam edeceğim tabii ki. İşi bıraktım, bir daha yapmıyorum.

Ciddi bilinen bir uygulamanın ne kadar saçma olabildiğini görmeniz açısından bir örnek vereceğim. Bakın, ben de zamanında yaptım, yapmadım demiyorum. Ama artık özellikle eskiden yapılan şeyler hem saçmalık ötesiymiş hem de bu uygulama değil ama Debloat mesela Windows kalibrasyonunu bozuyor. Şimdi şu uygulamayı bilen bilir. Yaptığı test kabaca şu şekilde: Tüm çekirdeklerinizi çekirdek başına sırayla GPU kesintisi yaparak test ediyor. Testin saçmalığına gel... Birincisi, 20 dakika sürdü. Sonra gözetledim bittikten sonra :) İşlemciyi %3-4 kullanıyor ve çözünürlük de 480p mi ne. Aldığım FPS ortalama 6000 FPS :D Haha! Şaka gibi. Neyse, bekledim. Sonra adamım bana sonuç verdi. Ben bu sonucu zaten basit yoldan anlatmıştım. HWiNFO ile performans çekirdeklerinizi görebiliyorsunuz ve 1. performans çekirdeğini üçüncü taraf bir uygulamayla GPU kesintisine atayabiliyorsunuz. İşte şekil A'da olduğu gibi çok ama çok popüler, boş bir uygulama. Denemesi bedava. Farklı bir şey çıkacağını düşünen varsa 20 dakika boyunca beklemek hoşuna gidiyorsa test edebilir.

HWiNFO'da zaten 1. performans çekirdeği görünüyor ve 20 dakika saçma sapan bir test yapan uygulama aynı çekirdek için size diyor ki: "Çözdüm ben olayı 20 dakika sonra, şimdi kesintiyi bu çekirdeğe yapabilirsiniz." Ne kadar komik. Paylaşan kişi de rehberinde 100 tane ayar söylemiş. Hepsi birbirinden yanlış olduğu gibi gecikmeyi allak bullak eder. Ha, belki çok az ihtimalle FPS değerini, bir önceki default hâline göre örneğin 1-2 ya da yüksek FPS oyununda 30-40 daha fazla verebilir. Lakin benim için bu rezillik. Yani paylaşan kişi ayrıca audiodg.exe için benzer şey yapmış ve bu sefer ortada böyle bir test de yok. Rastgele şekilde yapın demiş...

O yüzden size çat diye "Bunu yapın, şunu yapın." diyenlerden sakince uzaklaşın. YouTube üzerinde bu tür paylaşımlar yapan videoları izleyip vakit kaybetmek yerine kesinlikle okuyarak öğrenin önce. Aradığınız şey FPS ise, gecikme değilse o zaman her şeyi yapın :) Ama sonra oyun neden kapandı diye yakınmayın. Özellikle yüksek FPS oyunlarda ciddi sorunlara neden olur bu tür konuları ilgilendiren tuhaf ayarlar. Not: Şimdi birisi iki türlü benim gibi test eder ve performans çekirdeği dışında bir sonuç çıktığını görür, kafası karışır diye söyleyeyim de numunelik örnek olsun. Eğer öyle bir şey çıkarsa kesin bir çakışma var demektir. Çünkü Windows her zaman performans çekirdeklerini kullanmak zorunda. Özellikle yüksek kesinti yapılan GPU üzerinde. Yani en uyanık iki çekirdek görünüyor. İkisinden birisidir. Genelde üst çekirdek Perf#1 olur ama bazen alttaki de olabilir. İkisinden birisini sırayla deneyip oyundaki tepkisini gözlemleyebilirsiniz. 20 dakika test beklemektense bu daha hızlı yöntemdir. Maksimum 2-3 dakikanızı alır.

{A8524CAD-44CF-4DD3-8481-06BDA345F1B6}.webp
 
Bilgisayarda herhangi bir problem yokken bile mermilerim gitmiyor, ferrari peek alıyorum vb gibi olayların çoğu mesela network ve sunucu kaynaklıdır.

Çoğu kez yaptığım bir değişiklik vardır valorant'ta mesela.

Oyuncuların pingleri benim ile aynı seviye veya benden düşük ve ben de istanbul sunucusunda isem, oyun ayarlarındaki ağ arabelleğini asgari'ye alırım. İstanbul sunucusunda benden yüksek pingli olan oyuncu görürsem ki onlar genelde ferrari peek atanlar olur sayısına bakarım, 1'den fazla ise ayarı ortalamaya çekerim.

Oyuncuların Pingleri benden düşük ve benim sunucu pingim daha yüksek ise ağ ara belleğini ortalama ayara çekerim.(Yabancı Sunucu)

Hem karşıdakinin pingi yüksek hem de benim pingim yüksek ise ki bu da yurtdışı sunucularında olur, o zaman ağ arabelleğini en yükseğe alırım.

Bazen en yüksek arabellek bile kurtarmayabiliyor, NDIS yapılandırmasına ekleme yapsak bile.

Jitter burada çok önemli ve maalesef bölgenizdeki internet omurgası ve/veya sunucular yük altına girdiğinde kompanse etmede çok başarılı olamadığı için siz de kendinizi boş yere paralıyorsunuz.

Bu konularda gerçek bir deneyim yaşamak isteyenler eski usul customized CS2 sunucusu kiralayacaklar istanbul/ankara'dan o zaman er meydanını görürsünüz. Ya da direktman LAN turnuvası ayarlayın.

1-10 gidip adam vuramadığım maçta mesela, karşı takımın pinglerini izleyip ağ arabelleğini değiştirdikten sonra from zero to hero olduğum maç sayısı baya fazladır. Sistem çalışıyor kısacası.

Bu iş ileride oyun içi ayarlardan ağ ara belleği değiştirme savaşına dönecektir, ileride bu konuları sıkça okuyacaksınız.

1-1 kaldın mesela adamın pingine göre bile hemen değiştirip ayar çekebiliyorsun böyle saçmalık mı olur ?

Oluyor işte, RIOT games olunca oluyor.
 
Aşırı uzatılmış görsel olarak zenginleştirilmediği için çoğu kişinin baştan sona okuyacağını düşünmüyorum yine de eline sağlık.