Katılım
15 Aralık 2023
Mesajlar
41
Beğeniler
55
Herkese merhaba arkadaşlar;

Konuyu doğru yere mi açtım bilmiyorum, eğer hatalıysa moderatör arkadaşlar düzeltirse çok sevinirim. En yakın kategori olarak bunu gördüm. Sonuçta LinkedIn de bir sosyal medya platformu ama bundan yaklaşık 2 ya da 3 yıl öncesine kadar, gayet ciddi, kaliteli insanların olduğu, iş imkanlarına ve şirketlerin detaylı duyuru ve alımlarına ulaştığınız, güzel bir network yapma imkanınız olan bir yerken, şu anda öyle bir yer haline gelmiş ki, mecburiyetten kullansak da midem kalkıyor artık.

Öncelikle personelden ya da işçiden çok, insan kaynakları çalışanı dolu. Ülkede resmen iş arayandan çok İK'cı var, şaka gibi. Ve her biri boş boş paylaşımlar yapıp, aslında mülakatlarda ve görüşmelerde hiç dikkat etmedikleri gereksiz detayları yazarak, güya millete akıl veriyorlar. Profiline "HR" yazınca bir anda ulusal anlamda bir meslek edindiğini sanan bu kişiler, ülkede en çok işleyen torpil ve referans hiç yokmuş gibi davranıp, "Ben CV'de istekli bir aday görmek istiyorum" yazıyorlar.

Ki, sürekli sürekli açılan, o kadar başvuruya rağmen bir türlü istediği çalışanı bulamayan fake ilanlardan dolayı, gerçek ilanı karıştırır olduk. En kurumsalları bile yapıyor bunu.

Bir de şu detay var, kimsenin inancı ya da giyimine karışmaya hakkımız yok elbette ama, bu İK'cı tayfanın büyük çoğunluğu türbanlı kızlardan oluşuyor. Yani bu meslek, muhafazakar zümre için oldukça sevilen bir meslek sanırım. Ama benim bildiğim İslam inancına çok uygun bir meslek değil aslında. Hadi süsü püsü, erkeklerle konuşmayı vs. geçtim.

Bir de tek kişilik şirketinde kendini CFO yazan girişimciler. Laptop ve eline kahve ile resim paylaşınca kendini Mark Zuckerberg sananlar var. Her önüne gelen bir şahıs şirketi kurup, 100 TL'ye de bir logo yaptırıp startup kuruyor.

Platform öyle bir hale gelmiş ki, 10 yılını beyaz yakaya vermiş, plazadan tut şubeye, en merdiven altından en kurumsalına çalışmış ben bile, şok oluyorum. Yaratılan yapay bir business world var. Sahte mutluluklar, birbirini çok seven, yöneticisine aşık personeller. İşe başladığında termos hediye etti diye şirketine şükranlar sunanlar, çalışana en çok değer veren şirket ödülü alanlar.

Bakıyorum maalesef böyle bir şirket yok. Böyle bir iş hayatı da yok. Herkes mutsuz, herkes umutsuz, herkes isteksiz. İşe girenler bile 3 ay durmuyor, müdürler ego savaşlarından kendilerini geliştiremiyor. Ama LinkedIn'e baksanız, Türkiye öyle bir beyaz yaka cenneti ki, ilanlar, hediyeler, partiler.

Şirketler patır patır batarken, kayyumlar atanırken, 50 bin TL'ye şirket kurup latte içenlerin ettiği manasız büyük laflar, artık beni kusturuyor.
 
Son düzenleyen: Moderatör:
Ülke rezil bir hal aldı maalesef. Sistemler patladı işsizlik seviyesi delirtici durumda filan. IK konusunda da 1 milyona giremeyen insanların ilk 100 bindeki insanları sorguladığı aralarından seçim yaptığı onlarla dalga geçtiği bir ülkeye dönüştük. Bir yandan torpilli malum partililer bir yandan bu güruh. Maalesef ülkede bilim bitti. Torpil ve aptallık satıyor.
 
Bugün gördüğüm bir yazı da İK'cı, "bazen her şey uyuyor ama, sinmeyen oturmayan bir şeyler oluyor, o zaman bunu adaya da anlatmak zor oluyor. Yetkinlik, deneyim her şey tamam, görüşmede güzel geçiyor, yine de olumsuz karar veriyoruz" yazmış.

Böyle bir karakter yapısı , bakış açısı olabilir mi ?
Siz o kadar çalışıp didinip tecrübe edinip heyecanla mülakata gidiyorsunuz, karar karşısınızdaki kişinin o anki ruh haline bağlı ilerliyor. Metrikler tamamen duygusal.

Bir tanesi de, kaçıncı çocuk oldugunu soruyorum yazmış. Bu iyi işaretler veriyormuş. İlk çocuk daha derli toplu imiş, sonuncu daha dışa dönükmüş, zırva.